Geleneksel Bayilik Sektörlerinde Bayi Sözleşmesi: Prensipler, Yapılması ve Kaçınılması Gerekenler

Bu yazıyı paylaş
X It! LinkedIn Facebook
Geleneksel Bayilik Sektörlerinde Bayi Sözleşmesi: Prensipler, Yapılması ve Kaçınılması Gerekenler konu resmi

Geleneksel bayilikle çalışan sektörler, Türkiye’de bayilik ilişkilerinin en eski ve en geleneksel biçimde yürütüldüğü alanlardan biridir. Bu sektörlerde üretici–marka ile bayi arasındaki ilişki çoğu zaman yazılı sözleşmelere değil, uzun yıllara dayanan güven, alışkanlık ve sözlü mutabakatlara dayanır.

Ancak markalaşmanın hızlanması, bayi ağlarının büyümesi ve rekabetin artmasıyla birlikte, bu geleneksel yapı hukuki riskler üretmeye başlamaktadır. İşte bu noktada bayi sözleşmeleri, yalnızca bir “hukuki güvence” değil; aynı zamanda ilişkiyi düzenleyen, koruyan ve sürdürülebilir kılan bir araç haline gelmelidir.

Bu makalede, geleneksel bayilik sektörleri için doğru bayi sözleşmesinin temel prensiplerini, yapılması gerekenleri ve kaçınılması gereken hataları ele alacağız.

1. Geleneksel Bayilikte En Büyük Yanılgı: “Sözleşme = Baskı”

Geleneksel sektörlerde bayi sözleşmelerine karşı en yaygın algı şudur:

“Sözleşme gelirse işler zorlaşır.”

Bu algı, geçmişte kullanılan aşırı sert, tek taraflı ve baskıcı sözleşmelerden kaynaklanır. Oysa doğru hazırlanmış bir bayi sözleşmesi:

  • Bayiyi sınırlamak için değil,

  • İlişkiyi netleştirmek ve güvence altına almak için vardır.

Bu nedenle geleneksel bayilik sektörlerinde sözleşme yaklaşımı şu temele oturmalıdır:

Sözleşme, mevcut güven ilişkisini bozmaz; onu yazılı hale getirir.

2. Münhasırlık Tuzağından Kaçınmak

Geleneksel bayiler, doğaları gereği birden fazla marka ile çalışır. Bu bir zayıflık değil, sektörün işleyiş biçimidir.

Bu nedenle:

Yapılması Gereken:

  • Bayi sözleşmesi münhasır olmamalıdır.

  • Bayinin başka markalarla çalışabileceği açıkça yazılmalıdır.

Yapılmaması Gereken:

  • “Muadil ürün satamaz”,

  • “Başka markalarla çalışamaz”
    gibi fiili münhasırlık yaratan ifadelerden kaçınılmalıdır.

Doğru yaklaşım şudur:

  • Bayinin ticari serbestisi korunur,

  • Buna karşılık marka itibarı, sunum ve dürüst rekabet güvence altına alınır.

3. Bölge Koruması: İl–İlçe Değil, Mesafe Mantığı

Geleneksel bayilerde satış alanı çoğu zaman bir şehirden çok bir cadde veya çarşıdır. Bu nedenle klasik “il/ilçe münhasırlığı” modelleri sahada çalışmaz.

Doğru Model:

  • Mağaza lokasyonu esas alınır,

  • Mesafe bazlı (örneğin 1 km) bölge koruması sağlanır,

  • Bu koruma münhasırlık yaratmadan verilir.

Bu yaklaşım:

  • Bayiye “yakınıma bayi açılmaz” güveni verir,

  • Markaya ise pazarı büyütme esnekliği tanır.

4. Satış Hedefleri: Ceza Değil, Rehber Olmalı

Geleneksel bayilik sektörlerinde satış hedefleri kesin yükümlülükler haline getirilemez.

Yapılması Gereken:

  • Satış hedefleri bağlayıcı olmayan referans hedefler olarak düzenlenmelidir.

  • “Gayret yükümlülüğü” esas alınmalıdır.

  • Hedefler tutmazsa fesih veya yaptırım bağlanmamalıdır.

Yapılmaması Gereken:

  • Satış hedeflerini gizli “asgari alım” şartına dönüştürmek,

  • Hedef tutmadı diye bayiyi sözleşmeye aykırı konuma sokmak.

Prim ve teşvikler ise:

  • Ödül mekanizması olarak,

  • Yıllık Ticari Şartlar Bildirgesi üzerinden yönetilmelidir.

5. Fiyat Politikası ve Rekabet Hukuku Dengesi

En kritik başlıklardan biri fiyattır.

Temel Kural:

  • Toptan fiyat bağlayıcıdır,

  • Perakende fiyat tavsiye niteliğindedir.

Bayi sözleşmesinde:

  • Bayinin perakende fiyatı serbestçe belirleyebileceği açıkça yazılmalıdır.

  • Kampanyalara katılım iradi olmalıdır.

Aksi halde:

  • Rekabet hukuku riski doğar,

  • Bayiler sözleşmeden kaçınır.

6. Stok, İade ve Ayıp: Gerçekçi Olmak Zorunlu

Çoğu sektörde stok maliyeti yüksektir. Bu nedenle:

Doğru Yaklaşım:

  • Asgari stok yükümlülüğü konulmamalıdır.

  • Satılamayan ürün iade sebebi sayılmamalıdır.

  • Üretim kaynaklı ayıplar açıkça üreticinin sorumluluğunda düzenlenmelidir.

Bu denge:

  • Bayiyi korur,

  • Ama stok riskini markaya yüklemez.

7. Denetim Dili: Kontrol Değil, İş Birliği

Geleneksel bayiler denetlenmekten hoşlanmaz; yönlendirilmek ister.

Bu nedenle sözleşmelerde:

  • “Her yerde denetler, talimat verir” dili yerine,

  • “Makul ölçüde inceleme, tavsiye ve iş birliği” dili kullanılmalıdır.

Bu yaklaşım:

  • Bayinin psikolojik direncini düşürür,

  • Markanın sahayı görmesini sağlar.

8. Kaçınılması Gereken En Büyük Hata: Eski Sözleşme Dili

Geleneksel bayilik sözleşmelerinde sık görülen hatalar:

  • “Kayıtsız şartsız kabul eder”

  • “Hiçbir hak talep edemez”

  • “Münhasır delildir”

  • “Her durumda teminat yakılır”

Bu ifadeler:

  • Hukuken tartışmalıdır,

  • Bayiyi imzadan uzaklaştırır,

  • Çoğu zaman mahkemede de zayıflar.

Modern bayi sözleşmesi:

Sert değil, net olmalıdır.

Sonuç: İmzalanmayan Sözleşme, En Zayıf Sözleşmedir

Geleneksel sektörlerde bayi sözleşmesinin başarısı, ne kadar sert olduğu ile değil, ne kadar imzalanabildiği ve uygulanabildiği ile ölçülür.

Doğru bayi sözleşmesi:

  • Bayiyi ürkütmez,

  • Markayı zayıflatmaz,

  • İlişkiyi kurumsallaştırır,

  • Büyümeyi mümkün kılar.

Kısacası:

İyi bir bayi sözleşmesi, hukuki bir metin olduğu kadar ticari bir uzlaşmadır.

Kobitek'e ücretsiz üye olun
Etiketler:

Faruk Şener
Faruk Şener

Faruk Şener, İ.T.Ü. İşletme Mühendisliği bölümünde lisans eğitimini tamamlamıştır. 

25 yıldır satış ve pazarlama alanında çalışan Faruk Şener Aygaz, BP Gaz, Turkuaz Petrol ve Belgin Madeni Yağlar'da farklı pozisyonlarda görev almıştır.

Son olarak danışman olarak başladığı “Hekagro Fertilizers” firmasının “”Pazarlama ve Satış Direktörlüğü” görevini (2017-2019)  üstlenmiştir. 

2012 yılından beri aktif olarak pazarlama danışmanlığı yapmaktadır. KOBİ’lere büyüme odaklı pazarlama danışmanlığı hizmeti sunmaktadır. Hizmetlerinde firmaların rekabetçi stratejilerinin ve sürdürülebilir büyüme potansiyelinin geliştirilmesine odaklanmaktadır.

Aralarında büyük ölçekli kuruluşların da bulunduğu yirmi firmaya danışmanlık hizmeti vermiştir. 

Danışmanlık hizmeti verdiği DİA Yazılım, AO Smith firmalarının bayilik sistemlerini sıfırdan kurarak bayi sayısı ve satışlarının artmasında rol oynamıştır. Filli Boya’nın bayilik sisteminin dönüşümü için proje hazırlamıştır. Son olarak Hekagro Fertilizers firmasında büyüme stratejisini geliştirmiş ve belli bir süre yönetimini üstlenmiştir. Yaptığı çalışmalar ile bayi sayısının artışına, bayi başına ortalama satışın ve toplam satışın büyümesine katkıda bulunmuştur. Yeni bir bayilik programı ile yüksek satış hacmine sahip bayilerin oluşmasını sağlamıştır.

Markam’ın proje bazlı danışmanları arasında olan Faruk Şener, Markam bünyesinde ,May Tohum ve yerli bir gıda perakende markası (DOYADO) için Güven Borça ile çalışmıştır.

Marka Danışmanları Derneği (Marka Konseyi) üyesidir. 

Bayi Yönetimi konusunda yayımlanmış bir kitabı (Güçlü Bayiler İnşaa Etmek) vardır. 

“Markanı Ateşle” (Mediacat Yayınları) ve “İtirazım Var” (Hümanist Yayınları) isimli kitaplara birer bölüm yazarak katkıda bulunmuştur. 

Destekçilerimize Teşekkürler


Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com

KOBITEK.COM, bir TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.

2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.

Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!