Eleştirileri Karşılarken Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler

Bu yazıyı paylaş
X It! LinkedIn Facebook
Eleştirileri Karşılarken Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler

Eleştirileri doğru bir şekilde karşılamak, kişisel ve profesyonel gelişimin anahtarıdır. Bu makalede, eleştirilerle nasıl başa çıkabileceğimizi ve yaygın hatalardan nasıl kaçınabileceğimizi ele alacağız.

Eleştirileri Dinlemek ve Anlamak

Eleştirileri Dikkatlice Dinlemek: Eleştiriyi doğru bir şekilde anlamanın ilk adımı, eleştiriyi dikkatlice dinlemektir. Aktif dinleme, sadece konuşulanları duymakla kalmaz, aynı zamanda eleştiriyi anlamaya çalışmak ve eleştiren kişinin perspektifini kavramak anlamına gelir. Araştırmalar, aktif dinlemenin çatışmaları azaltmada ve anlaşmazlıkları çözmede etkili olduğunu göstermektedir (Brownell, 2012).

Empati Kurmak: Eleştiri karşısında empati kurmak, eleştiren kişinin duygularını ve bakış açısını anlamaya çalışmaktır. Empati, duygusal zeka ve iletişimde önemli bir beceridir. Eleştiren kişinin duygularını ve neden eleştiride bulunduğunu anlamak, durumu daha yapıcı bir şekilde ele almamıza yardımcı olabilir (Goleman, 1995).

Savunma Mekanizmalarından Kaçınmak

Savunmacı Tavır Almaktan Kaçınmak: Eleştiriyi duyduğumuzda savunmacı bir tavır almak yaygın bir tepkidir. Ancak, bu durum iletişimi daha da zorlaştırabilir ve çatışmayı artırabilir. Savunmacı tavırlar yerine, eleştiriyi yapıcı bir şekilde ele almak daha doğrudur. Savunmacı tepkiler, eleştiriyi reddetmek, saldırıya geçmek veya konuyu değiştirmek gibi davranışları içerir (Gottman, 1994).

Arrogant Tepkilerden Kaçınmak: Eleştiriyi alakasız veya saldırgan karşı argümanlarla yanıtlamak, iletişimde sıklıkla yapılan hatalardan biridir. Bu tür tepkiler, eleştirinin gerçek konusunu göz ardı ederek, karşı tarafı suçlamak veya küçük düşürmek amacı taşır. Bu yaklaşımlar, durumu çözmek yerine daha karmaşık hale getirebilir. Bu tür savunma mekanizmaları, eleştiriyi kabul etmekten kaçınmanın ve sorumluluktan kaçmanın bir yolu olarak kullanılır (Baumeister, 1998).

Yapıcı Tepkiler ve Çözümler

Somut Karşı Argümanlar Sunmak: Eleştiriye yanıt verirken, somut ve mantıklı karşı argümanlar sunmak önemlidir. Bu, eleştirinin belirli noktalarına odaklanarak ve kanıtlarla destekleyerek yapılmalıdır. Bu şekilde, eleştiriyi yapıcı bir tartışmaya dönüştürmek mümkün olabilir. (Rusbult et al., 1988).

Durumu Açıklığa Kavuşturmak: Eleştiri karşısında durumu açıklığa kavuşturmak, yanlış anlamaları ve yanlış bilgileri düzeltmek anlamına gelir. Bu, eleştirinin neden yapıldığını ve eleştiriyi yapan kişinin endişelerini tam olarak anladığımızı göstermek için önemlidir. Doğru bilgi vererek ve durumu net bir şekilde açıklayarak, eleştirinin etkisini azaltabiliriz (Hargie, 2011).

Özür Dilemek ve Sorumluluk Almak: Gerektiğinde özür dilemek ve sorumluluk almak, eleştiriyi yapıcı bir şekilde ele almanın önemli bir parçasıdır. Bu, hataların kabul edilmesi ve gelecekte benzer hataların tekrarlanmaması için gerekli önlemlerin alınmasını içerir. Araştırmalar, samimi özürlerin ve sorumluluk almanın, güveni yeniden inşa etmede ve ilişkileri güçlendirmede etkili olduğunu göstermektedir (Lazare, 2004).

Eleştiriyi Kişisel Almak

Psikolojik Faktörler: Bazı insanlar, eleştiriyi kişisel olarak algılar çünkü eleştiri, özgüvenlerine veya benlik saygılarına tehdit olarak görülür. Bu kişiler, eleştiriyi, kişiliklerine veya karakterlerine yapılan bir saldırı olarak yorumlar. Psikolojik araştırmalar, düşük benlik saygısı olan bireylerin eleştiriyi kişisel algılama olasılıklarının daha yüksek olduğunu göstermektedir (Leary & Baumeister, 2000).

Savunma Mekanizmaları: Freud'un savunma mekanizmaları teorisine göre, insanlar ego savunma mekanizmalarını kullanarak, rahatsız edici duygulardan ve düşüncelerden korunmaya çalışır. Bu mekanizmalar arasında rasyonalizasyon, yansıtma ve inkâr gibi yöntemler bulunur. Eleştiriyi kişisel almak, bu savunma mekanizmalarının bir parçası olabilir (Freud, 1936).

Kültürel ve Sosyal Etkiler: Kültürel ve sosyal faktörler de eleştiriyi kişisel almayı etkileyebilir. Bazı kültürlerde, eleştiriyi kabul etmek ve hataları kabul etmek zayıflık olarak görülür. Bu durumda, eleştiriyi kişisel olarak algılamak ve savunmaya geçmek daha yaygın olabilir (Hofstede, 2001).

Eleştiriyi kişisel almak çözümsüzlük üretir. Hele de eleştiriyi, etnik, cinsiyetçi ya da benzeri genellemelerle değiştirilemez kişisel özelliklerle ilişkilendirmek öfke, kırgınlık, nefret gibi duygu durumlarına sürüklenerek konunun tamamen bağlamından kopması ve nesnel olarak ele alınamamasına neden olabilir. Kaçınılması gereken bir davranış şeklidir.

Sonuç

Eleştirileri karşılarken yapmamız ve yapmamamız gerekenleri bilmek, iletişimde daha etkili ve yapıcı olmamızı sağlar. Eleştirileri dikkatlice dinlemek, empati kurmak, savunmacı ve arrogant tepkilerden kaçınmak, somut karşı argümanlar sunmak, durumu açıklığa kavuşturmak ve gerektiğinde özür dilemek, eleştiriyi olumlu bir şekilde yönetmenin anahtarlarıdır. Bu yaklaşımlar, hem kişisel hem de profesyonel ilişkilerde daha sağlıklı ve verimli iletişim kurmamıza yardımcı olur.


Kaynaklar:

  • Baumeister, R. F. (1998). Ego Depletion: Is the Active Self a Limited Resource?. Journal of Personality and Social Psychology, 74(5), 1252-1265. doi:10.1037/0022-3514.74.5.1252
  • Brownell, J. (2012). Listening: Attitudes, Principles, and Skills. Pearson.
  • Freud, A. (1936). The Ego and the Mechanisms of Defense. International Universities Press.
  • Goleman, D. (1995). Emotional Intelligence: Why It Can Matter More Than IQ. Bantam Books.
  • Gottman, J. (1994). Why Marriages Succeed or Fail. Simon & Schuster.
  • Hargie, O. (2011). Skilled Interpersonal Communication: Research, Theory and Practice. Routledge.
  • Hofstede, G. (2001). Culture's Consequences: Comparing Values, Behaviors, Institutions and Organizations Across Nations. SAGE Publications.
  • Lazare, A. (2004). On Apology. Oxford University Press.
  • Leary, M. R., & Baumeister, R. F. (2000). The nature and function of self-esteem: Sociometer theory. In M. P. Zanna (Ed.), Advances in Experimental Social Psychology (Vol. 32, pp. 1-62). Academic Press.
  • Rusbult, C. E., Verette, J., Whitney, G. A., Slovik, L. F., & Lipkus, I. (1988). Accommodation processes in close relationships: Theory and preliminary empirical evidence. Journal of Personality and Social Psychology, 60(1), 53-78. doi:10.1037/0022-3514.60.1.53

Reklam
Kobitek'e ücretsiz üye olun
Etiketler:

Reklam
Reklam
BÜYÜTEÇ
Kobitek Logo

KOBİTEK - KOBİLERİN İŞ PORTALI
© 2001-2024

Facebook LinkedIn

KOBITEK.COM, bir TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.

2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.

Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz