Uyumlu Rekabet

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Uyumlu Rekabet

“İnsanlara sorsaydım daha hızlı atlar yetiştirmemi söylerlerdi.” Henry Ford – Ford Motor Company Kurucusu

Cep telefonu piyasası, ürünlerin pazara sunulduğu ilk günlerden itibaren, topluca bir yarışın içerisine girdi. Daha küçük, daha çok özellik barındıran, daha renkli telefon modelleri ardı ardına piyasaya sürülüyordu. Modeller, birkaç yıl içerisinde “eskiyordu”. Her modeli, piyasaya çıkışından birkaç yıl sonra “takoz” olarak nitelediğimiz ve “tebessümle yad ettiğimiz” zamanlardı.

Bu durum, “müşteri tarafından doğal olarak dile getirilmiş” ve “üreticiler tarafından da son derece doğal olarak karşılanmış” bir arz-talep-arz zincirini oluşturmuştu. O yıllarda Nokia yel gibi esip, sel gibi yağıyordu hem ülkemizde, hem de dünyada...

Kendilerinin yaratmış olduğu, sonrasında müşteri talepleriyle desteklenmiş olan ve yine kendilerinin de memnuniyetle karşıladıkları “daha…” lı bir arz/talep mekanizmasını pek kazançlı şekilde hayatımıza eklemlemeyi başarmışlardı.

Nokia, bu keyifli ortamın en mesut aktörüydü, ama onunla birlikte Sony, Ericsson, (sonrasında Sony Ericsson), Motorola, Siemens, Alcatel ve Samsung da ettikleri kârların tadını çıkarıyordu. Bir ara, sunduğu “maillere ulaşım” hizmetiyle Blackberry, yukarıda saydığımız bu firmalara düşük dozlu elektrik şoku vermiş olsa bile, dünya onlara hala güzeldi; ta ki ABD’den “siz onlara gösterene kadar insanlar ne istediklerini / neye ihtiyaç duyduklarını bilmezler” diyen bir adam bu sektöre el atana kadar…

Uyumlu bir rekabet yarışına topluca kilitlenmiş olan, “daha…” şeklindeki talebi önce yaratıp sonra karşılamaya çalışan ve bir süre sonra da yarattıkları alemin sarhoşluğuna kapılan bir zamanların büyük aktörlerine bu sefer düşük voltajlı değil öldürücü elektrik şoku verilmişti; şok tabancası ise Steve Jobs’un elindeydi.

Jobs, var olan ürünleri zarafetle bir araya getirip yeniden tanımladı; aslında yaptığı şey “cep telefonu” değildi. Apple nihayetinde bilgisayar üreticisi bir firma idi. Hatta o zamanlar, ürün ortada yokken ve sadece iPhone’un geliştirilme sürecine ilişkin bilgiler ortalıkta dolaşıyorken, “Apple ve telefon ne alaka?”, “herkes kendi işini yapmalı uzman olduğu alana odaklanmalı!”, “bak Microsoft başka işlerle uğraşıyor mu?” gibi itirazlar yükselmişti. Ve Jobs cep telefonu değil, cebe sığabilen bir bilgisayar yaptı. Yaptığı şey tam anlamıyla yarışın kulvarını değiştirmek oldu. Sonuçlarına dikkat edilirse, diğer cep telefonu markalarından pazar kaptığı kadar, mobil teknolojileri masaüstü sistemlere karşı öne geçirdiği de görülebilir. Bu, taşınabilir teknoloji cihazlarında devrimsel bir dönüm noktası oldu.

Yarışın neye karşı olduğunu bilmek yarışmak fiilini de kolaylaştırır. Örneğin üniversite sınavına hazırlanmak, yöntemleri ve atılması gereken adımları gayet açık olan bir yarıştır. Dersaneye gidilir, günde 200 soru çözülür, iş ciddiye alınır… Bu koşullar altında sonuç memnuniyet vericidir. Mezun olduktan sonra ise yarışın hedefleri, yöntemleri, atılması gereken adımları flulaşır. Bu nedenle, üniversiteye girişte gösterilen başarı ile mezun olunduktan sonraki profesyonel başarı arasında doğrudan bir korelasyon bulunmamaktadır.

İşte cep telefonu pazarını paylaşanların içinde bulundukları rehaveti yaratan biraz da buydu: Yarışlarının neye karşı olduğunu bilmek (veya daha doğrusu varsaymak…): Daha küçült, daha çok özellik ekle, daha yüksek çözünürlüklü kamera koy, daha renkli seçenekler ortaya çıkart… Önce yarattıkları ve sonra kolayca karşıladıkları talep bu yöndeydi. Yarışın koşulları flulaşınca işler sarpa sardı.

Müşteriler, doğaları/durumları/koşulları gereği “daha…” ile başlayan talepleri dile getirmeye meyillidirler. İstisnalar elbette vardır ancak istatistiki bir araştırmada ancak “dışa düşenler” düzeyinde bir büyüklüğe sahiptirler. İş dünyasında müşteriler tarafından dile getirilen “daha…”lı talepler de rekabetçi uyumu ya da “uyumlu rekabeti” tetiklemekten başka bir işe yaramaz. En büyük ticari kazanç fırsatları ise karşılanan değil yaratılan talepte gizlidir.

Cep telefonu pazarında uyumlu rekabete çomak sokan, geliştirdiği akıllı telefonlarla Steve Jobs olmuştu; kim bilir belki bir gün başka birisi de çıkıp akıllı telefon pazarındaki uyumlu rekabete çomak sokuverir.

Not: Bu yazıyla ilgili değerli yönlendirmesini esirgemeyen ve yazıya ismini veren kıymetli meslektaşım Sn. Faruk Şener’e teşekkür ediyorum.

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
2451 kere okundu

Özgür Eyiol

İşletme Mühendisi (İTÜ ’98) olan Özgür Eyiol, kariyerine bankacılıkla başladı. Bu sektöre ancak 4 yıl tahammül edebildi. Ardından uzun yıllar boyunca üretim sektöründe ve muhtelif pozisyonlarda ve genellikle de pazarlamayı kapsayacak görevler aldı. 2011 yılında, tüm yöneticilik görevlerini geride bırakıp, eğitimci/danışman olmak yolunda adımlar attı. Kurumsal kapasiteyi artırıcı çok sayıda projede eğitmen/danışman olarak görevler aldı.

Firmaların, inovasyon kavramını gözlerinde çok büyüttüklerini, farklılaşma gayretlerinin olmadığını ve rekabet=düşük fiyat algısına sahip olduklarını üzülerek gördü. Pazarlama literatürünün “farklılaşmak iyidir” dediğini ama bunun yöntemini anlatmadığını fark etti. İnovasyon temelli ve farklılaşmaya dayalı rekabet üstünlüğünün nasıl sağlanabileceğini açıkladığı “Beklenmedik & Rekabet Üstünlüğü” (Artıfarma Yayınları – 2015) isimli kitabını kaleme aldı.

Halen güzel İzmir’de yaşamakta ve kurucusu olduğu Nova Rekabet Stratejileri Eğitim & Danışmanlık firmasını yönetmektedir.

merhaba@novarekabet.com
www.novarekabet.com

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Kurumsal Satışta Değer Önerisini Kanıtlama
Verimsiz ve Etkisiz Satış Faaliyetini Gösteren Altı Tehlike Sinyali
Bayi Denetimi Nasıl Yapılır?
Satışçılar için Satınalmanın şifreleri 2
Kurumsal Pazarlama Yapan KOBİ'ler için Satış Araçları
Satışta Rekabetçi Bir Yaklaşım; Ürün Satışından Konsept Satışına
Satışçılar için Satınalmanın şifreleri
Satış Faaliyetinizin Etkinliğini Nasıl Arttırabilirsiniz ?
Bayi Adayları Nasıl Tespit Edilir?
Etkili Bayi Yöneticilerinin 7 Alışkanlığı
İhale Kaybetmenin 10 Garantili Yöntemi
Talebi Karşılayarak Para Kazanırsınız, Talep Yaratarak Zengin Olursunuz
Bayi Adaylarını nasıl seçmeli, nasıl değerlendirmeli?
Satış Yönetimi Değerlendirmesi
Ve Pazarlama Coğrafyayı Keşfetti: Coğrafi Pazarlama

DIŞ TİCARET

İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (No: 2012/1) yayınlandı.

İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (No: 2012/1) yayınlandı.

10 Ocak 2012 tarihli ve 28169 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Tebliğ ile ;

OFİS VE İNSAN

Kendini Tanımak ve Kendini Geliştirmenin Önemi

Kendini Tanımak ve Kendini Geliştirmenin Önemi

Kendini Tanımak ve Kendini Geliştirmenin Önemi

Hayatı Ertelemeden Yaşamak, Zamanın Öneminin Farkına Varmak

Hayatı Ertelemeden Yaşamak, Zamanın Öneminin Farkına Varmak

Toplum olarak işlerimizi en son ana bırakmaya yatkınız. Ya Hayat? Onu yaşamayı niye son ana bırakıyoruz. Gülmeyi bile öteleyen ve taksitlendiren bir hayat yaşıyoruz. Her sabah 24 saati peşin alıyoruz ama taksit taksit gülüyor ve mutluluğu da aylarca erteliyoruz.

İŞ DÜNYASI

KGF (Kredi Garanti Fonu) A.Ş.

KGF (Kredi Garanti Fonu) A.Ş.

KOBİ´lerin en büyük problemlerinden biri, kredi veren finans kurumlarından kolayca kredi temin edememeleridir. Büyük firmaların elinde hem geniş kredi imkan ve seçenekleri hem de bu kredileri uygun şartlarda elde edecek pazarlık güçleri vardır.

HUKUK / MUHASEBE

Spor veya Sosyal Etkinliklere Sponsorluk Katkılarının Muhasebeleştirilmesi

Spor veya Sosyal Etkinliklere Sponsorluk Katkılarının Muhasebeleştirilmesi

Şirketlerin ya da kişilerin konferans, spor, konser gibi etkinliklere maddi destek vermeleri özellikle de son dönemlerde sıklıkla karşılaşılan durumlardan bir tanesi.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • KOBİ'ler için Marka Rehberi

    Birçok KOBİ yöneticisinin markalaşmayı kendilerine çok uzak bir şey gibi algıladıklarını zannediyorum. Müşterilerimle yaptığım görüşmelerde iki yanlış kanının varlığını gözlüyorum. Birincisi marka deyince Premium markalar akla geliyor.

tümü

PATRONA TAVSİYELER

Müşteri: Ya Avukatınız ya da Davacınız

Müşteri: Ya Avukatınız ya da Davacınız

Markaların büyük masraflarla hazırlattığı broşürler, kataloglar, videolar yakın bir zamanda işlevini kaybedecek gibi görünüyor.