Şirketleri İçten Tüketen Gizli Engeller Ve Aşma Yolları

Bu yazıyı paylaş
X It! LinkedIn Facebook
Şirketleri İçten Tüketen Gizli Engeller Ve Aşma Yolları konu resmi

Şirketlerin kuruluş aşamasından itibaren sürdürülebilir bir büyüme ivmesi yakalaması, sadece doğru pazar hamleleri yapmalarına değil, aynı zamanda içsel ve dışsal engelleri zamanında teşhis edip bertaraf etmelerine bağlıdır.

Şirketlerin gelişiminin önündeki en büyük engellerin başında, günlük operasyonların ve anlık krizlerin yoğunluğu içinde geleceğe yönelik stratejik bakış açısının kaybolması gelir.

Stratejik Planlama

Yönetim kademeleri yalnızca "yangın söndürme" faaliyetlerine odaklandığında, uzun vadeli trendler, teknolojik dönüşümler ve pazar değişimleri gözden kaçar. "Geçmişte ne yaptıysak yine aynısını yapalım" mantığıyla hareket eden ezbere büyüme refleksleri, değişen müşteri beklentileri ve dinamik pazar koşulları karşısında şirketleri işlevsiz hale getirir. Bu kısır döngüyü kırmak için stratejik planlamayı rutin bir toplantı olmaktan çıkarıp, tüm organizasyonun benimsediği bir gelecek öngörüsü ve stratejik akıl koduna dönüştürmek gerekmektedir.

Özellikle aile şirketlerinde veya girişim süreçlerini yeni tamamlamış yapılarda görülen kurumsallaşma eksikliği, büyümenin önündeki en sert duvarlardan biridir. Bütün karar mekanizmalarının tek bir kişinin iki dudağı arasında olduğu tek adam sendromu, organizasyonun çevikliğini tamamen yok eder.

Süreçlerin yazılı kurallar, standart iş akışları ve dokümantasyon altyapıları yerine tamamen kişilere bağlı olarak yürümesi, personel değişimlerinde kurumsal hafızanın sıfırlanmasına neden olur. Bu durumun aşılması için yetki devrinin hakkıyla yapılması, şeffaf iş akışlarının oluşturulması ve bireylere değil sistemlere dayalı bir yönetim mimarisinin tesis edilmesi şarttır.

Yapısal ve stratejik sorunların yanı sıra, yanlış insan kaynakları politikaları ve yetersiz yetenek yönetimi de şirketlerin büyümesini sabote eder. Şirketler binalarını, makinelerini ve yazılımlarını ne kadar büyütürse büyütsün, doğru insan kaynağına sahip değilse bu yatırımlar çöp olmaya mahkumdur.

Sadakat Yerine Liyakat

Kritik pozisyonlarda liyakat yerine sadakatin veya yakınlık ilişkilerinin tercih edilmesi içerideki motivasyonu bitirirken, çalışanların ve yöneticilerin güncel yönetim tekniklerinden bihaber olması operasyonel verimsizliği kronikleştirir.

Bunu önlemenin yolu, doğru adayı doğru pozisyona yerleştiren objektif değerlendirme sistemleri kurmaktan ve sürekli şirket içi eğitim programlarıyla kurumsal öğrenme kültürünü canlı tutmaktan geçer.

Silolaşma

Büyüyen şirketlerde sıklıkla karşılaşılan bir diğer ana problem ise; departmanların kendi adacıklarında yaşayıp diğer birimlerle iletişimi kestiği silolaşma olgusudur.

Satış departmanının üretim kapasitesini hiçe sayarak hedef koyması ya da finansın yatırım harcamalarını gereksiz görmesi gibi departmanlar arası rekabetler ve bilginin güç olarak görülüp saklanması, bütüncül bir sinerji oluşmasını engeller. Bu duvarları yıkmak için yatay iletişim kanallarını açmak, ortak şirket hedefleri belirlemek ve departmanlar arası ortak projelerle iş birliği kültürünü pekiştirmek zorunludur.

Hantallaşma

Tüm bu süreçlerin ortasında, organizasyonların büyüdükçe hantallaşması ve değişime karşı bağışıklık kazanması da gelişim önündeki gizli birer tehdittir. "Biz bu işi yıllardır böyle yapıyoruz" ezberi bir şirketin mezar taşı niteliği taşırken, hata yapma korkusunun baskın olduğu kültürlerde yenilikçi fikirler doğmadan ölür ve çalışanlar inisiyatif almaktan kaçınır. Ayrıca dijital dönüşüm süreçlerinin ıskalanması, rakiplerin gerisinde kalmayı kaçınılmaz kılar. Bu yüzden hata yapmanın öğrenme sürecinin bir parçası olarak kabul edildiği, yenilikçi fikirlerin ödüllendirildiği psikolojik olarak güvenli çalışma ortamlarının yaratılması elzemdir.

Son Söz

Şirketlerin gelişimi, doğrusal bir çizgi değil; sürekli krizlerin çözüldüğü ve yapısal evrimlerin geçirildiği zorlu bir dönüşüm yolculuğudur. Bu yolculukta başarılı olmak, geçmişin başarılarıyla övünmek yerine bugünün hatalarını ve kör noktalarını büyük bir şeffaflıkla masaya yatırmayı gerektirir. Liderlerin en temel görevi, şirketi sadece bugünü yöneten bir mekanizma olmaktan çıkarıp, kendi kendini sürekli yenileyen, öğrenen ve geleceğe hazırlayan bir dönüşüm organizasyonuna dönüştürmektir.

Kobitek'e ücretsiz üye olun
Etiketler:

Alp Murat  Baştuğ
Alp Murat  Baştuğ

Yönetim Danışmanı, Eğitmen ve Yazar, Yönetim Danışmanları Derneği Asıl Üyesi

1972 yılında Ordu Yemişli Köyünde doğdum .İlkokulu ve Ortaokulu Orduda bitirdikten sonra Liseyi İstanbul Gültepe Lisesinde okudum .

1998 yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi İİBF sini bitirdim . Profesyonel iş hayatıma okul bitimi ile Ünilever A.Ş de başladım.

Uluslararası ve kurumsal firmalarada Bölge Müdürü, Sektör Müdürü, Müşteri Geliştirme Yöneticisi , Satış Müdürü ve Pazarlama müdürlüğü görevlerinde bulundum

Çalıştığım firmalarda bir çok iş geliştirme projeleri hazırlayarak uygunlanmasına önderlik ettim.

Şu anda Yönetim Danışmanlığı hizmeti vererek profesyonel iş hayatıma devam etmekteyim.

Gelecek Öngörüsü İle Yeni Nesil Yönetim kitabının yazarıyım.

Destekçilerimize Teşekkürler


Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com

KOBITEK.COM, bir TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.

2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.

Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!