Şirketinizi Sessizce İflasa Sürükleyen 5 Yönetim Virüsü

Bu yazıyı paylaş
X It! LinkedIn Facebook
Şirketinizi Sessizce İflasa Sürükleyen 5 Yönetim Virüsü konu resmi

Dışarıdan bakıldığında her şeyin yolunda gittiği, başarılı görünen şirketler neden bir anda çöküş yaşar? Genellikle ilk akla gelen cevaplar finansal kriz, pazar kaybı ya da müşteri memnuniyetsizliğidir. Ancak bunlar hastalığın kendisi değil, sadece son evre belirtileridir. Asıl çöküş çok daha önce başlar ve şu adımları izler:

Yönetimsel hırs → süreçlerin gevşemesi → kalitenin düşmesi → yetenekli personelin kaybı → ve en sonunda finansal krize dönüşen bir çöküş.

Gerçek sebep, organizasyonun DNA'sına sızmış görünmez bir kültürel virüstür: özenli ve sistemli çabayı ifade eden gayret ile her şeyi bir an önce isteyen, sınır tanımayan hırs arasındaki farkın anlaşılamaması.

Bu yazıyı, verimlilik uzmanı ve yönetim danışmanı olarak faaliyet gösterdiğim pek çok farklı görev ve sorumlulukla uluslararası ve ulusal firmalarımızda edindiğim toplamda 25 yıllık çalışmalarımdan damıtarak, hırsın başarı kılığına girerek bir şirketi nasıl içten içe çürüttüğünü gösteren beş şaşırtıcı dersi sizlerle paylaşmak isterim.

1. Şirketler Sandığınız Nedenlerle Batmaz: Asıl Sebep Hırs Virüsüdür

İş dünyasında başarısızlığın kökeni çoğu zaman yanlış teşhis edilir. Finansal krizler veya pazar kayıpları, genellikle daha derin bir sorunun sonucudur. Bu sorunu anlamak için iki temel kavramı ayırt etmek gerekir:

  • Gayret: Sınırlara saygı duyan, emek vererek çalışan, derinlemesine analizlerle kök problemleri yok ederek ilerleyen, sabırla sistem kuran ve yaşatan bir yaklaşımdır.
  • Hırs: Sınırlara saldıran, yerini ve zamanını bilmeden her sürece ve her kademeye karışarak aşırı hızla sonuç almaya çalışan, riskleri göz ardı eden sabırsız bir tutumdur.

Temel argüman şudur: Şirketlerin çoğu finansal kriz yaşadığı için batmaz; aksine, hırs kültürüyle yönetildiği için finansal krize girer ve batar. Hırs, sistemin bağışıklığını yok eden asıl virüstür.

“Sistemin bir ruhu varsa, bu ruh ise o ruhu zedeleyen, öldüren görünmez bir mikroptur.”

2. Her Başarı Alkışlanmaz: Bazı Zaferler "Sistem Katilidir"

Yönetimde en tehlikeli yanılgılardan biri, her sonucu başarı olarak etiketlemektir. Bazı zaferler, uzun vadede sistemin sağlığını ve insan kaynağını tüketen "sistem katilleri"dir.

Örneğin, büyük sorunlarla dolu bir siparişin "ne pahasına olursa olsun" teslim edilmesi, anlık bir başarı gibi kutlanabilir. Ancak bu "başarının" arkasında yatan gizli maliyeti görmek gerekir: Sabaha kadar uyumayan bir mühendis, sağlığı bozulan bir operatör, ezilen süreçler ve yıpranan takım ruhu.

Liderlerin görevi, sadece KPI tablolarına bakmak değil, bu görünmez maliyetleri de ölçmektir. Çünkü insanı ve sistemi tüketen bir zafer, aslında gizli bir yenilgidir.

“Bir sorunlu sipariş teslim oldu diye sevinmeyin; çünkü o başarı, sabaha kadar çalışan bir mühendisin uykusunu, bir operatörün sağlığını almış olabilir.”

3. Her İşe Karışan Liderlik Güç Değil, Zaaftır

İki tehlikeli yönetim anlayışı, organizasyonları içten çürütür: "Süreci boş ver, sonucu getir" kültürü ve her detaya müdahale eden liderlik modeli. Bu iki yaklaşım, aslında aynı zaafın farklı yüzleridir: sisteme değil, kişisel kontrole dayalı bir yönetim tarzı.

Her işe karışan, her kararı kendi vermek isteyen bir lider, ekibinin en önemli yeteneğini yok eder: karar kaslarını. Zamanla çalışanlar inisiyatif almaktan korkar, sadece talimat bekler hale gelir. Organizasyon tek bir kişiye bağımlı kalır, yetenek gelişimi durur ve en iyi çalışanlar bu boğucu ortamdan kaçar.

Sonunda o liderin etrafında sessizce bekleyen, gözüne bakarak konuşan ama hiçbir şeyi sahiplenmeyen bir kalabalık oluşur. Güçlü liderlik, her şeyi kontrol etmek değil, ekiplerin kendi kendine doğru kararlar alabileceği bir sistem inşa etmektir.

“Liderliğin gücü her şeyi bilmekte değil, her şeyi devredebilmekte saklıdır.”

4. Başarıya Doymayan Sistemler Kendini Tüketir

Modern iş dünyasının en yaygın durumudur: "Daha fazlası."

Daha fazla satış, daha fazla kâr, daha fazla büyüme... Ancak bu doyumsuzluk, bir şirketi başarıya değil, tükenmişliğe götürür. Sürekli "daha fazlasını" hedefleyen bir kültürde, hiçbir başarı kalıcı bir tatmin getirmez. Her hedefe ulaşıldığında, bir sonraki, daha büyük hedef anında onun yerini alır. Ve en tehlikelisi: Başarı bir doygunluk değil, bir tatminsizlik sebebine dönüşür.

Bu durum, çalışanları yorar, motivasyonu düşürür ve odağı dağıtır. Stratejik liderlik, durmaksızın "daha fazlası" diye bağırmak yerine, şu kritik soruyu sormayı gerektirir: "Ne zaman yeterlidir?" Unutmayın, bir ağacın dalları büyürken kökü çürüyorsa, o büyüme yıkımın habercisidir.

“Hırs, sizi büyütmez. Şişirir. Ve şişen her şey bir gün patlar.”

5. Asıl Hedef Agresif Hedefler Değil, "Agresif Sabır" Olmalı

Hırslı liderler, genellikle "agresif hedefler" belirleyerek ekipleri kısa sürede sonuca zorlar. Bu yaklaşım, anlık sonuçlar getirse de uzun vadede tükenmişliğe ve kalite kaybına yol açar.

Sürdürülebilir başarı inşa eden liderlerin benimsediği ilke ise farklıdır: "agresif sabır." Bu, hedeflerden vazgeçmek değil, hedeflere ulaşmak için gereken yetenekleri, süreçleri ve kültürü sabırla, metodik ve kararlı bir şekilde inşa etmektir.

Toyota gibi asırlık şirketlerin başarısının sırrı "daha çok üretmek" üzerine kurulmamıştır. Onlar, 50 yıl boyunca temel atarak, kültür inşa ederek ve sürekli iyileşmeye odaklanarak bugüne geldiler. Çünkü agresif hedefler insanları yakarken, agresif sabır kalıcı yetenekler inşa eder.

“Agresif hedefler, ekiplerinizi yakar. Agresif sabır ise yeteneklerinizi taşlaştırır.”

Sonuç Olarak;

Gerçek ve kalıcı başarı, süreçlere, insana ve sabra değer veren gayret temelinde yükselir. Buna karşılık hırs, hızlı büyüme yanılsaması sunsa da nihayetinde sistemi, kültürü ve insan kaynağını tüketerek kaçınılmaz bir çöküşe zemin hazırlar.

Her liderin kendine şu soruyu sorması gerekir:

“Sonuçlarım beni övüyor olabilir, peki ya süreçlerim benim için ne söylüyor?”


Bu yazı, Ümmet AYYILDIZ'ın "Asırları Aşan Yönetim" kitabındaki fikirlerden esinlenerek kobitek için özel olarak hazırlanmıştır.

Kobitek'e ücretsiz üye olun
Etiketler:

Ümmet  AYYILDIZ
Ümmet  AYYILDIZ

Automotive Transformation Leader | OPEX-Oriented Industrial Strategist | Lean Systems Designer | Author | MBA | M.Sc. Eng.

İşletmelerin verimlilik elde etmeleri, ihracatlarını arttırmalarını ve bunları sürekli hale getirmeleri için kültür kurulumlarını tasarlıyor ve devreye alan çalışmalar yapıyorum.

İşletmenin analizi sonrası verimlilik problemlerini ortaya çıkarıp yok eden aksiyonları devreye alıyorum.

Süreçlerin gelişimini hızlandırıp ve tedarik zincirinin performansını arttırıyorum.

İşletmede proje startı verdiğimizde o ekibin bir parçası olurum. Birlikte süreçleri inceler ve hepimiz süreçlerin gelişimine odaklanırız. Bu birliktelikte bilgi ve tecrübelerimi ekibin kullanımlarına sunarım.

İşletmede ciddi verimlilik artışı sağlarım. Böylece daha performanslı bir süreç yönetimi yapılmasına katkı sağlayarak cirolarının, karlılıklarının artmasına, rekabetçiliklerinin güçlenmesine destek olurum.

Son projede 50 iş gününde günlük 70 adet ürün üretimini aynı imkanları kullanarak 250 adete çıkararak ciddi bir verimlilik elde ettik. Bu ve benzeri operasyonlarla sürekli gelişimi ve verimliliği odak noktası haline getiririm.

Rekabetçiliği ve ihracat performansını arttıran çok önemli teknikleri sizlerle paylaşmak isterim.

Destekçilerimize Teşekkürler


Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com

KOBITEK.COM, bir TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.

2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.

Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!