Risk İzleme Nedir, İşletmelerde Risk İzleme nasıl yapılır

Bu yazıyı paylaş
X It! LinkedIn Facebook
Risk İzleme Nedir, İşletmelerde Risk İzleme nasıl yapılır konu resmi

Bir önceki yazımızda “İşletmelerde ve Finansal Kurumlarda kredi/borç riski izleme ve takibi üzerine bir değerlendirme.” Başlığı ile risk izleme konusuna genel bir perspektiften değerlendirme yapmış ve son zamanlarda işletmelerin risk izleme yetkilisi/yönetici arayışındaki artışa değinmiştik. Bu yazımızda da biraz daha derinleşerek öncelikle riskin tanımı, risk yönetimi ve işletmelerde risk izleme nedir nasıl yapılır konularına kısaca değinmeye çalışacağız.

Risk Nedir

En yalın hali ile gelecekte ortaya çıkabilecek belirsizliklerin, kurumların hedefleri üzerindeki olumsuz etkisidir şeklinde tanımlanmaktadır. Risk iki temel başlık alında incelenir:

  • Sistematik risk: Ekonomik, politik veya piyasa bazlı dış faktörlerden kaynaklanan ve kurumların kontrolü dışında gerçekleşme ihtimali bulunan bir olgudur. (örneğin faiz oranı, döviz kuru, enflasyon, siyasi ve politik belirsizlikler).

  • Sistematik olmayan risk: Kurumların/işletmelerin kendi iç dinamiklerinden kaynaklanan risklerdir. (örneğin yönetsel hatalar, operasyonel aksaklıklar, organizasyon sorunları, müşteri kaybına neden olacak üretim hataları)

Günümüzde küreselleşme, kurumsallaşma, dijitalleşme ve karmaşık ekonomik yapılar nedeniyle sistematik olsun olmasın risk; her kurumun/işletmenin karşı karşıya kaldığı kaçınılmaz bir gerçektir.

Dolayısıyla risk, işletmelerin sadece zarar etme ihtimali değil, aynı zamanda beklenmeyen olayların işletme üzerindeki etkilerinin de yönetilmesi gereken bir süreçtir.

Etkin bir risk yönetiminin sağlanması, yalnızca risklerin önceden belirlenmesiyle değil aynı zamanda bu risklerin izlenmesi, ölçülebilir olması, kontrol edilmesi ve gerektiğinde de bertaraf edilmesi süreçlerini de içerir.

İşletmeler Açısından Risk Yönetimi ve Riskin İzlenmesi

İş dünyasında risk kavramı, yalnızca olağanüstü durumlarda ortaya çıkan istisnai bir olgu değil işletmelerin günlük karar alma süreçlerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Özellikle finansal dalgalanmaların arttığı, nakit akışlarının daraldığı ve rekabetin sertleştiği dönemlerde riskin doğru tanımlanması, yönetilmesi ve izlenmesi işletmeler açısından hayati önem taşımaktadır. Riskin doğru yönetilememesi durumunda ise nakit akışı ile başlayan bozulma, faaliyetlerin sürdürülememesi, sermaye ve itibar kaybı gibi sonuçlar doğurabilecek bir sürecin başlangıcı olabilmektedir.

Bu çerçevede risk izleme; sadece gerçekleşmiş sorunların takibi değil, potansiyel risklerin erken tespiti ve yönetilmesi anlamına da gelir. Bu da işletmeler için stratejik yönetim konularından birisidir.

Risk Yönetimi

İşletmelerde riskler çoğunlukla tek bir kaynaktan ortaya çıkmaz. Farklı risk türleri birbirini tetikleyen zincirleme bir etki yaratır. Genellikle sistematik ve sistematik olmayan risklerin iç içe geçmiş halidir.

Dolayısıyla risk yönetimi yapıyorum demek, bu sorunları tek tek ya da tamamen ortadan kaldırıyorum demek değildir. Risk yönetimi, bu iç içe geçmiş belirsizlikleri tanımlamak, ölçebilmek ve işletmenin taşıyabileceği risk seviyesinde tutabilme kabiliyetidir.

Bu risklerin büyük bölümü ortaya çıkmadan önce sinyal verir. Asıl sorun, bu sinyallerin zamanında görülmemesi ya da yeterince ciddiye alınmamasıdır. Risk yönetimi sadece rapor hazırlamak değildir. Sorunlar ortaya çıktıktan sonra yapılan müdahaleler de risk yönetimi sayılmaz. “Olursa bakarız” yaklaşımı ise riskin yönetilmediğinin açık göstergesidir.

Gerçek anlamda risk yönetimi, riskleri önceden tanımlayan, düzenli izleyen ve gerektiğinde aksiyon alan bir yapıyı gerektirir. Risk yönetimi olmayan işletmelerde risk kendi kendini yönetir ve genellikle işletmelerin en zayıf olduğu anda ortaya çıkar.

Risk İzleme

Risk izleme, kısaca önceden tanımlanmış risklerin zaman içinde nasıl değiştiğinin düzenli olarak takip edilmesidir. Risk sabit değildir; siyasi ve ekonomik koşullara, piyasa dinamiklerine, bulunduğu sektöre ve işletmenin kendi kararlarına bağlı olarak sürekli değişkenlik gösterir.

Bugün yönetilebilir olduğu düşünülen bir risk, yarın işletmenin varlığını tehdit edecek boyuta ulaşabilir. Bu nedenle risk izleme, piyasa şartlarında yaşanan sorunlar ve müşterilerde yaşanan gecikmeler başladıktan sonra değil, bu sorunlar başlamadan önce devreye girmelidir.

Risk izleme, işletmelerin yaşayabileceği sürprizleri azaltma ve karar alma süreçlerini güçlendirme imkânı sağlar. İzlenmeyen risk, yönetilemez hale gelir. Bu nedenle bir işletmede risk izleme süreci tek bir birimin sorumluluğunda olmamalı, riskin sistematik veya sistematik olmayan ayrımına ve büyüklüğüne göre belirli departmanların sorumluluğunda dinamik bir şekilde yürütülmelidir.

İşletmelerde Risk İzleme Nasıl Yapılmalıdır?

Etkili bir risk izleme sistemi net bir organizasyon yapısı gerektirir. Riskten kim ya da kimler/hangi departmanlar sorumludur, kim raporlar ve kim karar alır sorularının cevapları açık ve net olarak belirlenmelidir. Aksi durumda risk izleme konusunda organizasyon ve yapılması gerekenler kağıt üzerinde kalır.

Bunun yanında, hem işletmenin hem sektörün hem de piyasa dinamiklerine özgü risk göstergeleri belirlenmelidir. Örneğin, nakit dönüş süresi, alacak yaşlandırmaları, vade sapmaları, müşteri teminatları ve limit kullanımları düzenli olarak izlenmelidir. Ayrıca müşterilerin ödeme alışkanlıklarındaki değişimler, vade uzatma talepleri ve stok artışları gibi erken uyarı sinyalleri dikkatle takip edilmelidir.

İşletmelerde risk izleme kavramı belirtilen göstergeler üzerinden aksiyon ürettiği sürece anlamlıdır. Aksi halde sadece izlenen ama yönetilmeyen bir risk olarak kalır.

Özellikle sistematik risklerin izlenmesi ve yönetilmesi daha zordur. Anlık, kesin ve geri dönülemez sonuçları olabilecek kararların alınmasını gerektirebilir. Bu nedenle izleme birimlerinin yöneticileri sektörlerindeki dinamikleri ve piyasa uygulamalarını bilen, buna uygun KPI'leri tespit edebilecek yetkinliğe sahip, mali tablolara vakıf, finansal analiz ve rasyoları yorumlama yeteneği gelişmiş yetkin kişilerden oluşmalıdır. Risk izleme yetkilisi/yöneticisinin en önemli özelliklerinden birisi de piyasa istihbaratı sağlayabilecek ve bunun için güçlü iletişim ağı kurabilecek yetkinlikte olması elzemdir.

Sonuç olarak

İşletmelerde risk izleme süreci, sadece bir kontrol mekanizması değil, aynı zamanda stratejik bir yönetim aracıdır. İşletmelerin sürekliliğinin sağlanması, güvenilirliklerinin artıyor olması ve sürdürülebilir büyümeleri için iyi tasarlanmış bir risk izleme sistemi gereklidir.

Gelecekte karşılaşılması muhtemel risklerin önüne geçilmesi ancak risklerin doğru izlenmesi ile mümkündür. Bu da işletmelerin doğru karar alma süreçlerini hızlandırır ve güven oluşturur.

Dolayısıyla risk izleme bir işletmenin stratejik yönetimin ayrılmaz bir parçasıdır.

Risk izleme bir yazılım, uygulama ya da göstergeler bütünü değil, stratejik yönetim kültürüdür.

Sizin işletmelerinizde riskler gerçekten izleniyor mu, yoksa riskler oluştuktan sonra mı hatırlanıyor?

Kobitek'e ücretsiz üye olun
Etiketler:

Cemal İyikülah
Cemal İyikülah

1968 Gaziantep doğumlu olup İktisat Fakültesi mezunudur. 

Bankacılık kariyerine 1997 Yılında Esbank Eskişehir Bankası T.A.Ş. Genel Müdürlük, mali tahlil servisinde uzman yardımcısı olarak başlamış ve kurumsal krediler tahsis servisinde devam etmiştir. 2000 yılında Pamukbank T.A.Ş. Genel Müdürlük ticari-kobi krediler tahsis ve kredi risk izleme servislerinde çalışmış ve ilgili bölümün yöneticiliğini yapmıştır. 

Pamukbank- Halkbank birleşmesi sonrası aynı birimde bölüm müdürü olarak görevine devam etmiştir. Sistem üzerinden modüler risk izleme ekranlarının kurulması ve geliştirilmesi, istihbarat ekranları dokümanları ve kullanım kılavuzlarının hazırlanması ile bankanın KKB kurumsal büronun kuruluş projelerinde yer almıştır.

2007 yılında şube müdürlüğüne atanmıştır. Gaziantep ve Eskişehir Bölge Koordinatörlüğü bölge pazarlama bölüm müdürlüğü görevleri ile Gaziantep, Kahramanmaraş, Eskişehir organize sanayi şubelerinde şube müdürü olarak ticari-kobi müşteri portföyünü yönetmiştir. 

Mart/2022 tarihinde emekli olmuştur. Özel sektörde bir süre finans yöneticiliği yapmıştır. Halen bağımsız yönetim ve finans danışman olarak çalışmaya devam etmektedir. 

Banka bünyesinde kredi risk izleme, KOSGEB girişimcilik eğitimlerinde finansa ulaşma yolları eğitimleri vermiştir. MYK-Akredite Kobi Danışmanıdır. Yönetim Danışmanları Derneği üyesi ve Tübitak Mentorudur.

Destekçilerimize Teşekkürler


Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com

KOBITEK.COM, bir TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.

2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.

Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!