Pazarlamada Yapay Zeka Kullanılmalı Mı?

Bu yazıyı paylaş
X It! LinkedIn Facebook
Pazarlamada Yapay Zeka Kullanılmalı Mı? konu resmi

Yapay zekâ konusunun aşırı köpürtüldüğüne inanmaya başladım. Potansiyelinin de abartıldığı düşünülebilir. Neredeyse masalların sihirli değneğine dönüştürülmek üzere.

Yapay zekâ konusunun aşırı köpürtüldüğüne inanmaya başladım.

Potansiyelinin de abartıldığı düşünülebilir. Neredeyse masalların sihirli değneğine dönüştürülmek üzere.

Başlıktaki soru, bu günlerde en çok tartışılan konuların başında geliyor.

Bir yanda ölçüsüz bir verimlilik vaadi var, diğer yanda ise hızla mekanikleşen, soğuyan ve tekdüzeleşen bir iletişim dünyası.

Bütün bu gürültünün arkasında ise asla değişmeyen bir kural var; insan her zaman için doğal ve özgün olanı tercih eder.

Bir süre daha, pazarlamada geleneksel olanı tercih etmek gerekiyor. Somut veriler, insanın özüne hitap eden yöntemlerin daha başarılı olacağını gösteriyor.

Neden?

Vaat Edilen Dünya ve Acı Gerçek

Yapay zekâ tellalları insanoğluna dünyaları vaat ediyor. Her an ve her yerde gözümüze aşırı iddialı şu sloganlar sokuluyor.

Muhteşem içerikleri birkaç dakikada üretin.

Yüzlerce makaleyi kusursuz bir biçimde yazdırın.

Pazarlama ekibinizi gönderin, yerine şu yapay zekâyı yerleştirin.

Bunlar kulakları sağır edecek kadar kötü gürültüler. Kusursuz gibi duran tanıtımlar. Çıktılar mükemmel gibi geliyor. Şaşkınlıktan küçük dilimizi yutacak hale geliyoruz.

Sorun da burada başlıyor.

Bir şey ‘inanılmaz derecede mükemmel’ hale geldiğinde sihir kaybolur.

Dikkat çekmez.

Esasen sıkıcılığın sözlüklerdeki gerçek karşılığı mükemmelliktir.

Yapay zekâya kutsallık atfedenlerin hoşuna gitmeyecek bir gerçek şudur;

İş hayatında, en azından bir süre daha, kazananlar yapay zekâcılar olmayacak.

Pazarlama Asla Bir "Üretim" Sorunu Değildi

Gelin en başa dönelim.

Pazarlama hiçbir zaman bir üretim problemi değildi. Asla "daha fazla içeriğe" sahip olmakla ilgili olmadı. Dijital çöplüğe yeni eklemekle de ilgisi yoktu.

Saniyeler içinde üretilmiş, A/B testlerinden geçirilmiş, sonuna kadar optimize edilmiş haftada 50 gönderi yayınlayabilirsiniz. Evet, teknik olarak bunu yapabilirsiniz. Ancak bu içerikler, akışta kaydırıp geçtiğimiz diğer binlerce şeyden farksız hissettirir.

Çünkü kimse, bir makinenin ürettiği ruhsuz metinlerle bağ kurmaz. Daha önce binlerce kez okuduğu aynı cümle kalıplarıyla harekete geçmez.

Özgünlüğün Gücü ve İnsan Faktörü

Yapay zekâ bize hız kazandırabilir, ancak ruh kazandıramaz.

Pazarlama; insan kalbine dokunan, kusurları olan, gerçek deneyimlerden ve samimi hikâyelerden beslenen bir sanattır.

Bir makine ne kadar akıllı olursa olsun; bir insanın yaşadığı gerçek bir hayal kırıklığını, tarifsiz bir coşkuyu ya da o an gelen sezgisel kavrayışı taklit edemez.

Bugün herkes aynı yapay zekâ araçlarını kullandığında, ortaya çıkan metinler, görseller ve stratejiler birbirinin kopyası hâline geliyor. Herkes aynı kelimeleri kullanıyor, aynı görselleri üretiyor, aynı "en iyi pratiklere" uyuyor.

Fark edilmek istiyorsanız, kalabalığın gittiği yönün tersine yürümek zorundasınız.

Sonuç: Doğal Kalmak

Gelecekte markaları öne taşıyacak olan şey, daha fazla otomasyon değil; daha fazla insan dokunuşu olacaktır.

Kendi özgün sesinizi bulduğunuzda; müşterilerinizle kurduğunuz bağın ne kadar güçlendiğini, markanızın ne kadar "gerçek" hissettirdiğini fark edeceksiniz.

Unutmayın; insanlar robotlardan değil, birbirlerinden satın alır.

Kobitek'e ücretsiz üye olun
Etiketler:

Adil Gürkan
Adil Gürkan

Mengenli olmakla gurur duyan bir Anadolu insanıyım.

Mutfağa, Sanata, Doğaya, Hayvanlara, Estetiğe, Bilgiye, Spora tutkunum.

Darüşşafaka Lisesi’nde, insan olmak, merhamet, anlayışlı olmak, bilime inanmak, özgüven, kendini doğru ifade etmek, yaratıcılık alanlarında eğitim aldım.

Hacettepe Üniversitesinde, Türkiye’yi, Dünyayı, Bilimi, İnsanı, Sosyal Bilimleri, İşletmeciliği, Turizmi, Ağırlama sanatlarını öğrendim.

Amerika Otel ve Moteller Birliği Eğitim Enstitüsünden Otelciliğin evrensel kurallarını, inceliklerini, küresel kültürü anlamayı öğrendim.

1986 yılında otelciliğe başladım. O günden bu yana kendimi ev sahibi olarak gördüğüm otellerde, konuklarımıza mutlu tatiller yaşatmak için çabalıyorum.

Bu gün itibarıyla, çalışan ya da Üniversitelerdeki gençlere bilgimi, görgümü, deneyimlerimi ve önerilerimi sunarak, onların gelişmesine katkı sunuyorum.

Türkiye’nin en büyük Yerli Zinciri Kilit Hospitality Group’ta Kurumsal İletişim ve Eğitim Direktörü olarak dinamik çalışma hayatımı sürdürüyorum.

Bir kitabım yayınlandı; Dinozor Turizmcinin Anıları

Aşağıdaki alanlarda risk yönetimi danışmanlığı

  • Turizm ve Otelcilik Sektörünü Tehdit eden Riskler
  • Yeni kuşakların turizm sektörüne uyumlu hale getirilmesi
  • Pazarlamanın geleceği. Pazarlama 3.0, 4.0, 5.0
  • Z Kuşağı ve Yeni Kurum Kültürü
  • İşletmelerde Demokratik Yönetim.

Eğitimler

  1. Mobbing
  2. Mikro Yönetim
  3. Çalışanlar Nasıl Mutlu Olur?
  4. Özgüven – Özsaygı – İnsiyatif
  5. Turizmde Sürdürülebilirlik
  6. Hayatta ve Doğada Liderlik

Kurumsal

  1. MDY ( Müşteri Deneyimi Yönetimi )
  2. Kurumsal Tasarruf
  3. Turizmde Sürdürülebilirlik
  4. İşgücü ve Kariyer Yönetimi

Destekçilerimize Teşekkürler


Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com

KOBITEK.COM, bir TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.

2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.

Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!