Patent Kavramının Önemi

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Patent Kavramının Önemi

Artık üretimden çok, üretilenin satılması ve pazarlamasının önemli olduğu biliniyor ticaret yaşamında.

Markalaşma konusunun irili ufaklı tüm girişimciler için önemle üstünde durulması gereken bir konu olduğunu belirtmiştik önceki yazılarımızda. Artık üretimden çok, üretilenin satılması ve pazarlamasının önemli olduğu biliniyor ticaret yaşamında. Bu da ürünün tanınılırlığı, yaygınlığı ve arzu edilebilirliği ile doğru orantılı bir durum elbette. Markalaşma kavramı bu oluşum etrafında şekillenen, eskilerin tabiriyle o ürünün "alameti farikası" olarak nitelenen bir gerçek.

Eskiden ürün tasarımı, markalaşmadan ayrı tutulan bir süreçti. Hatta ürünün oluşturulması ve pazara sunumundan sonra markalaşması beklenirdi. Şimdi ise, yoğun rekabet ve modern ticaret koşulları, markalaşma sürecini daha ürün fikri ortaya çıkarken planlanmasını, marka stratejilerinin ve konumlanmalarının belirlenmesini gerekli kılıyor. Patent kavramı işte bu noktada beliriyor. Birçok kişi patent ve marka kavramını bir tutabiliyor, kısmen doğru olsa da tam olarak doğru değil. Patent ve marka birbirinden ayrılmayan, birbirini tamamlayan iki kavram. Buna rağmen marka ya da markalaşma kavramı çok daha geniş öznel (soyut) bir alanı kapsarken, patent daha dar ve nesnel (somut) bir alanı ifade ediyor. Kısaca markalaşmayı, patent kavramını da içinde barındıran bir alan olarak düşünebiliriz. Markanın soyut yönü ise, onun daha bir düşünsel ve imaj algısına yönelik olmasını (Ferrari´nin şeytani kırmızısı veya Peugeot´nun -Pejo- yolların kralı aslan amblemi gibi) getiriyor. Ya da akılda kalıcı kelimelerle, sadece kelimeleri kullanan bir "slogan" haline gelebiliyor marka (Coca Cola´nın "soğuk içiniz" veya Efes Pilsen´in "bira bu kapağın altında" gibi)

Patent ise markanın gözle görülür, kulakla duyulur alanının dışında, onun daha somut, teknik ve hukuksal alanını belirtiyor. Ürünün sadece onun üreticisi olan firmaya ait olduğunu, ancak o üretici tarafından tasarruf edilebileceğini belirten yasal ve bağlayıcı bir belge olarak patent, üreticiyi taklit ve marka hırsızlığına karşı koruyan yasal bir koruma ve kazanım sağlıyor. Rekabet şartlarının çetinleştiği, ürünü pazarlamanın iyice zorlaştığı, üstüne üstlük bir de ürünü taklitlerinden koruma çabasının baş sorunlardan biri olduğu bu dönemde patent artık ertelenmez bir ihtiyaç haline gelmiştir. Ülkemiz patent-tescil kurum ve yasalarını çok gecikmiş bir şekilde devreye sokmuş olması nedeniyle, zamanında gerçekleşen kayıpların miktarı ölçülemez noktadadır.

Bunu sadece parasal, sadece ürünün asıl sahibi olan firmalar tarafından yaşanan bir kayıp olarak düşünmek de yanlış. Patent doğrudan ürünün ilk hali, yani prototipine verilen bir hak iken, bunu ilk düşünmüş, tasarlamış ve üretmiş üretici, girişimci ya da mucidin değil de, o ürünü kopyalamış, dizayn ya da içeriğini çalmış olan başkalarının bundan haksız yere faydalanmasına da neden olmaktadır. Bu, yeni bir ürün, bir yazılım, bir tasarım vs. gibi bir konuda da ortaya çıkabilir. Onun yaratıcısı, mucidi veya üreticisi için engelleyici, ters yönde teşvik edici bir durum bu elbette.

Ülkemizde yılda 200 civarında patent talebi yapılmasının (Gelişmiş ülkelerde, özellikle ABD´de bu rakam yılda 10 binleri bulurken) nedeni de bu patent kavramına olan uzaklığımız zaten. Gerekli yasal düzenlemeler ve Türk Patent Enstitüsünün (www.turkpatent.gov.tr) çalışmaları, patent anlayışının gelişmesi, girişimci ve mucitlerin daha çok ve yetkin yeni ürünler yaratmasına, dolayısı ile Türk markalarının dünya pazarlarında tutunabilmesi ve zorlu rekabet şartlarına karşı koyabilmesine en büyük dayanak olacaktır.

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
13983 kere okundu

Etiketler: patent

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Yeni KOBİ Tanımı: KOBİ Nedir?
Krizde en büyük silahınız: Entelektüel sermayeniz
Yönetim Danışmanları ve Şirketlerde Değişimi Yönetmek
KOBİ'lerde Yönetimde İnovasyon ve Yönetim Rönesansı
Yüksek lisans sınavına neden giriyoruz?
Şirket Usulsüzlüklerinde 30 Yaş Üstü Erkekler Başı Çekiyor
Kurumsal ve Bireysel İletişim Kazaları
Sürdürülebilir İş Yapış Şekli Geliştirmek Şart
Uluslararası Kurumsal Yönetim Standartları
Klasik yöneticiden e-yöneticiye
Doğru Kişiyi İşe Almak İçin On Öneri
İş Fikri Nasıl Bulunur? -1
İletişim Testisi İletişim Yolunda Kırılır
Finansçı Olmayanlar için Finans Yönetimi
Buy-ology, satın alma bilimi

DIŞ TİCARET

Sektörel Dış Ticaret Şirketleri (SDŞ´ler)

Sektörel Dış Ticaret Şirketleri (SDŞ´ler)

KOBİ´lerin dış ticaret faaliyetleri açısından önemli bir konusunu oluşturan "sektörel dış ticaret şirketleri"ni, KOBİ´lerin yurtdışına açılmasını sağlayan ihracat konsorsiyumları olarak tanımlayabiliriz.

OFİS VE İNSAN

Ergonomi nedir?

Ergonomi nedir?

Ergonomiye kısaca fiziksel çevrenin insana uyumlaştırılması süreci diyebiliriz. Günümüz endüstri çağında makine-insan arasındaki artan ilişkiler, insana uyumlu çevre, eşya, makine, ofis vs. gibi fiziksel çevre birimlerinin yaratılması çabalarını zorunlu kılıyor.

Teknolojik değişim ve yeni ofis düzeni

Teknolojik değişim ve yeni ofis düzeni

Teknolojik değişim ve gelişimin, iş yaşamının mekansal (ve yaşamsal) alanı olan ofis düzeni ve ortamını yenilediğinden bahsetmiştik. Bu yenilenme, iş ortamının daha işlevsel kullanımını ve insana uyumunu (ergonomi) ön plana çıkarmıştır.

İŞ DÜNYASI

İş Yeri Kuralları, İş Yerlerinin Sevilmeyen Halleri

İş Yeri Kuralları, İş Yerlerinin Sevilmeyen Halleri

Günümüzün büyük bir bölümü iş yerinde geçiyor… Vaktimizin çoğunu ailemizle, arkadaşlarımızla, akrabalarımızla değil iş arkadaşlarımızda geçirmek durumunda kalıyoruz. Her ne kadar bu tercih edilmiş bir seçim olmasa da bu zorunlu kabul edişi etrafımıza en az şekilde yansıtmamız bir kural olarak karşımıza çıkıyor.

HUKUK / MUHASEBE

Rakibinize Karşı Dava Açmak İster misiniz?

Rakibinize Karşı Dava Açmak İster misiniz?

Faaliyet alanlarımız ve sektörlerimiz farklı olsa da, büyük çoğunluğumuz rakiplerimizin ya fiyat kırarak, ya saldırgan satış üslupları benimseyerek, ya da aldatıcı reklamlar ile piyasada öne çıkmaya çalıştığını ve serbest rekabet hakkını kötüye kullandığını düşünmekte ve bundan dolayı şikayet etmekteyiz.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi