Kobitek.com web sitesi, analitik ve kişiselleştirme dahil olmak üzere site işlevselliğini sağlamak ve reklam gösterimini optimize etmek için çerezler gibi verileri depolar.

En genel anlamda, bu çalışmaları tetikleyen temel nedenin, hem kendi geleceğini garantiye almak, hem de çocuklarına güçlü bir finansal miras bırakmak olduğu söylenebilir.
Bu çabalar için gereken motivasyon cümlesi de, bütün Dünyada aynıdır.
“ Çocuklarım benim çektiğim zorluklarla karşılaşmasın.”
Ama şimdi durum çok farklı. Maddi kaygıların beslediği bireysel gelecek endişesinin yerini çok daha vahim ve acil bir imdat çağrısı aldı.
Artık, insanlar, çocukların finansal geleceğini değil, sağlıklı bir yaşam hakkını düşünmek zorundalar. Bu bir tercih meselesi olmaktan çıktı. Gelecek kuşakların yaşam hakkı artık onların elinden alındı. Bambaşka faktörler devreye girdi.
Çevresel güvenlik, kutuplarda bir ayının doğal yaşam alanlarını çoktan aştı.
Mesele artık carettaların sağlıklı üremeleri ve nesillerini devam ettirmesi ile ilgili değil. Öyle ki, asıl tehlike yanında bunlar göreceli olarak hafif kalır.
Hesapsız, plansız ve ilkesiz büyümenin..
Sanayi atıkları ile zehirlenen suların..
Kurutulan nehirlerin.
Verimsizleşen tarım alanlarının.
Yakılan ve talan edilen ormanların.
Ellerinden alınan sağlıklı beslenme haklarının.
Cehenneme dönen küresel ısınmanın.
Zulme uğrayan canlıların.
Faturası ellerinde ve önceki kuşakların bunu ödeyecek bir birikimi yok. Bütün servetlerini, varlıklarını da feda etseler, gezegene verdikleri zararı karşılamaz.
Büyümek.
Tüketmek.
Biriktirmek.
Kazanmak.
İnsanlar bu dört kavram için birbirine girdi. Savaştı. Yok etti. Bitirdi. Z kuşağı ile birlikte bu dört kelime adeta bir zehir gibi tanımlanmaya başladı.
Şimdi şefkatli kelimeler zamanı.
Doğal kaynaklara karşı hakkaniyet dönemi.
Hesapların yeniden ele alınmasının vakti.
Artık zaman da kalmadı.
Yeryüzünün bütün zararlı üretimleri, vahşi talan, yangınlar, israf bir anda bıçakla kesilir gibi dursa bile, bundan yüz yıl öncesinin Dünyasına dönmek belki de onlarca yıl alacak.
Keskin ve kesin önlemlerle Marmara’yı kurtarmaya başlasak bile, güzel sonuçlar elde etmemiz muhtemelen yirmi yıl alır.
Birkaç yıl önce yaşanan o korkunç müsilaj bile insanları korkutmadı.
O dehşet verici manzaraya rağmen, denizi çevreleyen bütün illerde sanayi ve evsel atıklar bu güzelim sulara boşaltılıyor.
Hala uyanmadık.
Marmara biterse Ege biter.
Karadeniz komaya girer.
Türkiye hastanelik olur.
Bu güzel denizin çevresindeki illerde hastalıklar patlar.
Nesillerin dnası bozulur.
Artık insanları ve kurumları değerlendirmek için farklı bir karne devreye girmek üzere. Bu karnede servetlerin hiçbir hükmü olmayacak.
Bu bireysel ve kurumsal saygınlık karnesidir.
Bu dijital karne, bireyleri belirli performans kriterlerine göre değerlendirecek. Performans kriterleri birkaç fonksiyona dayalı olacak.
Birincisi kentleri ağ gibi saran gözlem kameraları. Sadece gözlem ve kayıt ile sınırlı olmayan bu kameralar, veri işleyecekler, her bireyin hesabına kayıt yapacaklar.
Örneğin, çevre, çocuklar, engelliler, hayvanlar, kadınlar için hayata geçirdikleri her iyilik için bir kayıt düşecekler. Bu kayıtlar bireysel karne puanlarına doğrudan etki edecek.
Hayatın her alanında, davranış, eylem, suçlarıi gözlemleyip kaydedecekler.
Çevreye yönelik suçlar.
Hayvan haklarına aykırı davranışlar.
Engellilere yardımdan kaçınmak.
Sahtekarlık
Şiddet.
Bunların tamamı ve benzerleri, gözlemciler ya da kameralar tarafından, bireyin performans hesabına olumsuz olarak kaydedilecek.
Mesela hiçbir trafik cezası almadan tamamlanan bir yılın sonunda, bireyler olumlu puan kazanacaklar. Bu da karnelerine yansıyacak.
Her dönem sonunda açılan karnelerde başarılı olan bireyler, hem maddi hem de sosyal olarak ödüllendirilecekler.
Yaşamlarını kolaylaştıran destekler alacaklar.
Sosyal hiyerarşide üst noktalara terfi hakkı elde edecekler.
Gelelim en can alıcı noktaya.
Tahmin etmek zor olmasa gerek.
Yapay zeka.
Kaçış yok.
Geleceğin hiyerarşisinde, kapitalist sözlükte yer alan sınıflar olmayacak.
Politik hiyerarşi kaybolacak.
Ömür boyu yöneticilik, siyasi kimlik sona erecek.
Mesela dijital prestij.
Mesela dijital seçme ve seçilme.
Mesela ilişkiler.
Gelecek geldi.


Mengenli olmakla gurur duyan bir Anadolu insanıyım.
Mutfağa, Sanata, Doğaya, Hayvanlara, Estetiğe, Bilgiye, Spora tutkunum.
Darüşşafaka Lisesi’nde, insan olmak, merhamet, anlayışlı olmak, bilime inanmak, özgüven, kendini doğru ifade etmek, yaratıcılık alanlarında eğitim aldım.
Hacettepe Üniversitesinde, Türkiye’yi, Dünyayı, Bilimi, İnsanı, Sosyal Bilimleri, İşletmeciliği, Turizmi, Ağırlama sanatlarını öğrendim.
Amerika Otel ve Moteller Birliği Eğitim Enstitüsünden Otelciliğin evrensel kurallarını, inceliklerini, küresel kültürü anlamayı öğrendim.
1986 yılında otelciliğe başladım. O günden bu yana kendimi ev sahibi olarak gördüğüm otellerde, konuklarımıza mutlu tatiller yaşatmak için çabalıyorum.
Bu gün itibarıyla, çalışan ya da Üniversitelerdeki gençlere bilgimi, görgümü, deneyimlerimi ve önerilerimi sunarak, onların gelişmesine katkı sunuyorum.
Türkiye’nin en büyük Yerli Zinciri Kilit Hospitality Group’ta Kurumsal İletişim ve Eğitim Direktörü olarak dinamik çalışma hayatımı sürdürüyorum.
Bir kitabım yayınlandı; Dinozor Turizmcinin Anıları
Aşağıdaki alanlarda risk yönetimi danışmanlığı
Eğitimler
Kurumsal
Destekçilerimize Teşekkürler
Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak
Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com
KOBITEK.COM, bir
TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.
2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.
Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!