Kobitek.com web sitesi, analitik ve kişiselleştirme dahil olmak üzere site işlevselliğini sağlamak ve reklam gösterimini optimize etmek için çerezler gibi verileri depolar.

Üniversite sınavı yaklaşırken yüz binlerce öğrenci ve aile, önümüzdeki birkaç ay içinde hayatlarının en kritik stratejik kararlarından birini verecek: “Hangi bölümü okumalıyım?”
Mühendislik, Tıp, Yazılım, Hukuk, İktisat veya İşletme... Seçenekler oldukça geniş. Ancak bu zorlu soruya yanıt aramadan önce, kariyer planlamasının temelini oluşturan daha gerçekçi bir soruyu sormamız gerekiyor: İnsanlar mezun olduktan sonra aslında nerede çalışıyor?
Bu sorunun cevabı sanıldığından çok daha basittir: İşletmelerde.
İş dünyası ve modern ekonomi, aslında devasa bir işletmeler topluluğudur. Günlük hayatımızda kullandığımız hemen her ürün ve hizmet, kurumsal bir yapının yani bir işletmenin faaliyetlerinin sonucudur.
Ülke ekonomisini ayakta tutan dinamik, milyonlarca işletmenin yarattığı toplam katma değerdir. Bu nedenle kamu yönetimi, eğitim veya sağlık gibi spesifik alanları dışarıda bırakırsak, üniversitede hangi bölümü okursanız okuyun kariyerinizin büyük bir bölümünü bir işletmenin çatısı altında geçireceksiniz.
Mezuniyet sonrası unvanınız makine mühendisi, yazılımcı, kimyager, psikolog, biyolog veya mimar olabilir. Hatta çalışacağınız sektör bir sanayi kuruluşu, teknoloji devi, ilaç firması, enerji şirketi veya bir banka olabilir.
Sektörler ve unvanlar farklı görünse de organizasyonel mantık büyük ölçüde aynıdır. Bankalar da dahil olmak üzere tüm bu kurumlar; belirli ürün ve hizmetleri üreten, pazarlayan, müşteri memnuniyeti sağlamaya çalışan ve finansal hedefleri olan ticari yapılardır.
Kariyer tecrübeleri gösteriyor ki profesyonel hayat her zaman ders kitaplarında yazıldığı gibi doğrusal ilerlemez. Kariyerinizin ilk yıllarında aldığınız eğitime uygun olarak teknik uzman sıfatıyla çalışırsınız.
Ancak kariyer yolculuğu bir maratondur. İlerleyen yıllarda teknik uzmanlığınızın yanına mutlak suretle yönetim sorumluluğu eklenir. Önce bir ekibi, sonra bir departmanı, ardından birden fazla departmanın koordinasyonunu üstlenirsiniz.
Bugün iş dünyasına baktığımızda; bir makine mühendisinin satış müdürü olduğuna, bir kimya mühendisinin genel müdür koltuğuna oturduğuna veya bir elektrik mühendisinin kendi şirketini kurduğuna sayısız kez şahit oluyoruz. Bir noktadan sonra artık sadece bir uzman değil, bir yönetici olursunuz.
Genel kanının aksine yöneticilik sadece emir verme makamı değil; farklı uzmanlık alanlarını ortak bir kurumsal hedefe yönlendirme sanatıdır.
Bir şirkette üretim müdürü üretimi, finans müdürü parayı, insan kaynakları müdürü personeli mükemmel seviyede bilebilir. Ancak kurumun tepe yöneticisinin veya girişimcinin tüm bu çarkları aynı anda uyum içinde döndürmesi gerekir.
Bir yöneticinin her alanı bir uzman kadar bilmesine gerek yoktur; ancak hepsinin dilini anlayabilmesi şarttır.
İşte işletme eğitiminin gerçek katma değeri tam da bu noktada ortaya çıkar. İşletme eğitimi size tek başına muhasebeci, finansçı veya pazarlamacı olmayı öğretmez. Size bu fonksiyonların birbiriyle entegre şekilde nasıl çalıştığını, büyük resmi nasıl göreceğinizi öğretir.
İngilizce nasıl küresel iletişimin ortak diliyse, işletme de kurumların ve organizasyonların ortak dilidir.
Bir şirkette satışın, üretimin, finansın ve insan kaynaklarının kendine has dilleri ve öncelikleri vardır.
Etkili bir yöneticinin temel görevi, bu farklı departmanlar arasında tercümanlık yapmak ve birbiriyle çelişen çıkarları şirketin kârlılık hedefleri doğrultusunda dengelemektir.
Bu yönüyle işletme eğitimi aslında bir çatışma çözme ve stratejik yönetim dili eğitimidir.
Bugün pek çok genç üniversite tercihlerini vizyonunu daraltarak sadece ilk işe giriş perspektifiyle yapıyor. İlk iş elbette önemlidir ancak kariyerinizin zirvesi çok daha önemlidir.
Bugün uzman olarak başladığınız şirkette 15 yıl sonra bölüm müdürü, 20 yıl sonra genel müdür olabilir veya kendi girişiminizi kurabilirsiniz.
O noktaya geldiğinizde salt teknik bilgi size yetmeyecektir. İnsan yönetmeniz, bütçe yapmanız, nakit akışını okumanız, risk analizi yapmanız ve stratejik yatırım kararları almanız gerekecektir. Kısacası işletme yönetmeniz gerekecektir.
Üniversite tercihi yapacak gençlere ve ailelerine en önemli tavsiye şudur:
İşletme eğitimi yalnızca işletme bölümlerini tercih edenler için değil;
için hayati bir değer taşır.
İşletme eğitimi ister lisans, ister yan dal, isterse yüksek lisans veya MBA seviyesinde olsun; sizi doğrudan tek bir mesleğin sahibi yapmayabilir. Ancak hangi mesleği seçerseniz seçin, kariyerinizin ilerleyen safhalarında omuzlayacağınız yönetim sorumluluklarına ve liderliğe sizi hazırlar.
Çünkü unutmayın; hayatın bir döneminde başarılı her uzman bir yönetici adayıdır ve her yönetici günün sonunda işletmeyi okumayı öğrenmek zorundadır.


Faruk Şener, İ.T.Ü. İşletme Mühendisliği bölümünde lisans eğitimini tamamlamıştır.
25 yıldır satış ve pazarlama alanında çalışan Faruk Şener Aygaz, BP Gaz, Turkuaz Petrol ve Belgin Madeni Yağlar'da farklı pozisyonlarda görev almıştır.
Son olarak danışman olarak başladığı “Hekagro Fertilizers” firmasının “”Pazarlama ve Satış Direktörlüğü” görevini (2017-2019) üstlenmiştir.
2012 yılından beri aktif olarak pazarlama danışmanlığı yapmaktadır. KOBİ’lere büyüme odaklı pazarlama danışmanlığı hizmeti sunmaktadır. Hizmetlerinde firmaların rekabetçi stratejilerinin ve sürdürülebilir büyüme potansiyelinin geliştirilmesine odaklanmaktadır.
Aralarında büyük ölçekli kuruluşların da bulunduğu yirmi firmaya danışmanlık hizmeti vermiştir.
Danışmanlık hizmeti verdiği DİA Yazılım, AO Smith firmalarının bayilik sistemlerini sıfırdan kurarak bayi sayısı ve satışlarının artmasında rol oynamıştır. Filli Boya’nın bayilik sisteminin dönüşümü için proje hazırlamıştır. Son olarak Hekagro Fertilizers firmasında büyüme stratejisini geliştirmiş ve belli bir süre yönetimini üstlenmiştir. Yaptığı çalışmalar ile bayi sayısının artışına, bayi başına ortalama satışın ve toplam satışın büyümesine katkıda bulunmuştur. Yeni bir bayilik programı ile yüksek satış hacmine sahip bayilerin oluşmasını sağlamıştır.
Markam’ın proje bazlı danışmanları arasında olan Faruk Şener, Markam bünyesinde ,May Tohum ve yerli bir gıda perakende markası (DOYADO) için Güven Borça ile çalışmıştır.
Marka Danışmanları Derneği (Marka Konseyi) üyesidir.
Bayi Yönetimi konusunda yayımlanmış bir kitabı (Güçlü Bayiler İnşaa Etmek) vardır.
“Markanı Ateşle” (Mediacat Yayınları) ve “İtirazım Var” (Hümanist Yayınları) isimli kitaplara birer bölüm yazarak katkıda bulunmuştur.
Destekçilerimize Teşekkürler
Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak
Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com
KOBITEK.COM, bir
TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.
2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.
Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!