Kurumsal Dönüşüm Projeleriniz Neden Başarısız Oluyor? Gözden Kaçırdığınız Tek Bir Kelime: Niyet

Bu yazıyı paylaş
X It! LinkedIn Facebook
Kurumsal Dönüşüm Projeleriniz Neden Başarısız Oluyor? Gözden Kaçırdığınız Tek Bir Kelime: Niyet konu resmi

Şirketler, "dijital dönüşüm", "yalın üretim" veya "kültürel değişim" gibi iddialı projelere milyonlarca dolar yatırım yapıyor. Danışmanlar tutuluyor, son teknoloji sistemler kuruluyor ve çalışanlara sayısız eğitim veriliyor. Ancak çoğu zaman sonuç, büyük bir hayal kırıklığı oluyor. Peki, en iyi metodolojiler ve en parlak stratejiler bile neden kalıcı bir değişim yaratmakta yetersiz kalıyor? Başarının önündeki engel, genellikle gözden kaçırılan tek bir "gizli değişken"dir. Bu değişken, tüm sistemlerden ve süreçlerden önce gelmesi gereken temel bir kavramdır: Niyet.

Sistemden Önce Gelenler: Dönüşümdeki En Şaşırtıcı 4 Gerçek

Gerçek 1: En Popüler Yönetim Araçları, Doğru Niyet Olmadan Sadece Birer "Aksesuar"dır

Birçok şirket, verimliliği artırmak ve israfı azaltmak amacıyla Kaizen, 5S veya Hoshin Kanri gibi yalın üretim araçlarını büyük bir hevesle uygular. Ancak bir süre sonra bu çabaların kalıcı sonuçlar vermediği, eski alışkanlıklara geri dönüldüğü görülür. Sorun, bu metodolojilerin kendisinde değildir. Asıl mesele, bu araçları destekleyecek doğru düşünce yapısının ve kolektif bir niyetin eksikliğidir. Mindset diyoruz ! Bu niyet olmadan, en güçlü yönetim araçları bile işlevsiz kalır ve tıpkı gösterişli binalar veya süslü salonlar gibi birer "aksesuar" haline gelir. 25 Yıllık iş hayatımın her proje başlangıcında kendime hatırlatırım. Dönüşüm, metodolojileri uygulamaktan değil, onları uygulayacak zihniyeti inşa etmekten başlar.

Yalın üretimde kullandığımız tüm araçlar –KAIZEN, 5S, Hoshin Kanri, Hansei– aslında niyet olmadan sadece birer “aksesuar”dır.

Gerçek 2: Sistem Teknik Bir Kurgu Değil, Niyetin Davranışa Dönmüş Hâlidir

"Sistem" kelimesi genellikle akış şemaları, prosedürler ve kurallar bütünü gibi teknik bir yapı olarak anlaşılır. Oysa bu, resmin sadece bir parçasıdır. Gerçek ve yaşayan bir sistem, kurumdaki insanların kolektif niyetinin davranışlara yansımış, somutlaşmış halidir. Bir süreci iyileştirme niyeti, o sürece yönelik dikkatli ve özenli davranışlara dönüşür. Bu davranışlar tekrarlandıkça bir sistem haline gelir ve nihayetinde istenen sonuçları üretir. Başarılı ve kalıcı bir dönüşüm için takip edilmesi gereken akış nettir: Niyet → Davranış → Sistem → Sonuç. Bu bakış açısı, dönüşüm projelerine yaklaşımı kökten değiştirir. Odak noktası, sadece süreçleri kurmaktan, o süreçleri yaşatacak ortak niyeti ve davranışları inşa etmeye kaymalıdır.

Oysaki sistem, teknik bir kurgu değil; niyetin davranışa dönmüş hâlidir.

Gerçek 3: Şirketler Performans İster Ama En Kritik Yatırımı Yapmaz: "Niyet Yatırımı"

Modern şirketlerin dilinden "performans", "verimlilik" ve "sonuç odaklılık" kelimeleri düşmez. Ancak bu sonuçları doğuracak olan en temel unsura, yani insanın zihniyetine ve niyetine yatırım yapmayı ihmal ederler. "Niyet yatırımı", çalışanların sadece ne yaptıklarıyla değil, işlerini "neden" ve hangi değerlerle yaptıklarına odaklanmaktır. Bu niyet yatırımı eksikliği kendini üç kritik alanda gösterir: Genç yetenekler büyük umutlarla işe alınır ama onları geliştirme ve himaye etme konusunda gerekli özen gösterilmez. Mühendisler teknik olarak eğitilir ama yaptıkları işe "duygu ve anlam" katmaları teşvik edilmez. Ve son olarak, çalışanlar sadece "çalıştırılır" ama onlarla gerçek bir bağlılık inşa edilmez. Bu üç eksiklik, niyet yatırımının göz ardı edilmesinin en somut göstergeleridir.

Unutmamak gerek ; Genç yetenek, şirketin geleceğe yazdığı mektuptur.

Gerçek 4: Gerçek Liderlik Yönetmek Değil, "Niyetle Yetiştirmek"tir

Liderlik, KPI'ları takip etmek, yetki kullanmak veya süreçleri yönetmekten çok daha fazlasıdır. Gerçek liderlik; sabır, içtenlik, tevazu ve insan odaklılık gibi özelliklere dayanan "niyetli liderliktir". Böyle bir liderin temel görevi, insanları "yönetmek" değil, onları "yetiştirmektir". Yönetmek göreve odaklanırken, yetiştirmek insanın potansiyeline, gelişimine ve değerlerine odaklanır. Bir kurumda adanmışlık (ortak bir amaca bağlanma niyeti) ve himaye (insanları geliştirme ve koruma sistemi) bir araya geldiğinde, niyetli liderlik bu yapının duygusal zekâsı olarak işlev görür. Bu üç unsur olmadan görevler yapılır ama ruh olmaz, sistem işler ama insanlar tükenir, verim alınır ama vefa görülmez.

Adanmışlık bir niyet, himaye bir sistem, niyetli liderlik ise bu sistemin duygusal zekâsıdır.

Sonuç: Sistem Bir Yapıysa, Niyet Onun Ruhudur

Sonuç olarak, herhangi bir kurumsal dönüşüm projesinin başarısı, kurulan sistemlerin teknik mükemmelliğine değil, o sistemleri ayakta tutan kolektif niyete bağlıdır. Sistem bir yapı ise, niyet onun ruhudur. Ruh olmadan yapı çökmeye, yapı olmadan ruh ise yok olmaya mahkumdur. Bu nedenle, bir sonraki dönüşüm projenize başlamadan önce kendinize şu soruları sormanız kritik önem taşıyacaktır. Ben sürekli soruyorum değerli okurlarım.

Bir yönetici olarak, insanları sadece yönetiyor musunuz yoksa onları yetiştiriyor musunuz?

Bir mühendis olarak, süreçleri yönetirken işin ruhunu kaybediyor musunuz?

Bir çalışan olarak, sadece size verilen işi mi yapıyorsunuz, yoksa size emanet edilenin ahlakını mı taşıyorsunuz?

Cevaplarınız, şirketinizin ve kendi dönüşümünüzün kaderini belirleyecektir.

Verimli , sağlıklı ve huzurlu günleriniz bol olsun .

Kobitek'e ücretsiz üye olun
Etiketler:

Ümmet  AYYILDIZ
Ümmet  AYYILDIZ

Automotive Transformation Leader | OPEX-Oriented Industrial Strategist | Lean Systems Designer | Author | MBA | M.Sc. Eng.

İşletmelerin verimlilik elde etmeleri, ihracatlarını arttırmalarını ve bunları sürekli hale getirmeleri için kültür kurulumlarını tasarlıyor ve devreye alan çalışmalar yapıyorum.

İşletmenin analizi sonrası verimlilik problemlerini ortaya çıkarıp yok eden aksiyonları devreye alıyorum.

Süreçlerin gelişimini hızlandırıp ve tedarik zincirinin performansını arttırıyorum.

İşletmede proje startı verdiğimizde o ekibin bir parçası olurum. Birlikte süreçleri inceler ve hepimiz süreçlerin gelişimine odaklanırız. Bu birliktelikte bilgi ve tecrübelerimi ekibin kullanımlarına sunarım.

İşletmede ciddi verimlilik artışı sağlarım. Böylece daha performanslı bir süreç yönetimi yapılmasına katkı sağlayarak cirolarının, karlılıklarının artmasına, rekabetçiliklerinin güçlenmesine destek olurum.

Son projede 50 iş gününde günlük 70 adet ürün üretimini aynı imkanları kullanarak 250 adete çıkararak ciddi bir verimlilik elde ettik. Bu ve benzeri operasyonlarla sürekli gelişimi ve verimliliği odak noktası haline getiririm.

Rekabetçiliği ve ihracat performansını arttıran çok önemli teknikleri sizlerle paylaşmak isterim.

Destekçilerimize Teşekkürler


Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com

KOBITEK.COM, bir TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.

2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.

Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!