Kobitek.com web sitesi, analitik ve kişiselleştirme dahil olmak üzere site işlevselliğini sağlamak ve reklam gösterimini optimize etmek için çerezler gibi verileri depolar.

Bugün şirketler büyümek istiyor.
Kârlılık artmalı, verimlilik yükselmeli, ekip performansı güçlenmeli.
Ama gözden kaçan kritik bir soru var;
Bu performansı kim üretiyor?
Cevap net; İnsan.
Ve insanın tükenmiş olduğu bir yerde sürdürülebilir performanstan söz etmek mümkün değil.
Son yıllarda KOBİ’lerde en sık karşılaştığım tablo şu;
Yoğun tempo, dar kadro, artan maliyet baskısı ve sürekli “daha fazlasını yapma” beklentisi.
Çalışanlar hedefleri tutturuyor olabilir.
Satışlar artıyor olabilir.
Projeler zamanında teslim ediliyor olabilir.
Ancak içeride görünmeyen bir maliyet oluşuyor; Duygusal yorgunluk.
Tükenmişlik sendromu artık sadece bireysel bir psikolojik konu değil; organizasyonel bir risk faktörü.
Yüksek devir oranı, düşük bağlılık, artan hata oranları ve düşen yaratıcılık… Bunların tamamı iş-yaşam dengesizliğinin çıktılarıdır.
Kısa vadede yüksek performans gibi görünen şey, uzun vadede kurumsal aşınmaya dönüşebilir.
Öncelikle bir yanılgıyı düzeltelim;
İş-yaşam dengesi, işten erken çıkmak ya da daha az çalışmak demek değildir.
İş-yaşam dengesi;
Rol çatışmasını yönetebilme,
Enerjiyi doğru dağıtabilme,
İş yükünü sürdürülebilir bir tempoda organize edebilme,
Zihinsel olarak kapanış yapabilme becerisidir.
Denge bir “eşitlik” değil, bir “uyum” meselesidir.
Bazı dönemler iş yoğun olabilir.
Bazı dönemler aile öncelikli olabilir.
Önemli olan; bu geçişlerin bilinçli yönetilmesidir.
KOBİ’lerde kaynaklar sınırlıdır.
Ekipler küçüktür.
Bir kişi birden fazla rol üstlenir.
Kurucu ya da yönetici çoğu zaman hem satış yapar, hem finansı takip eder, hem operasyonu yönetir.
Bu yapı doğal olarak yüksek yük üretir.
Ancak burada kritik olan, yükün varlığı değil; yükün sistemle mi yoksa fedakârlıkla mı taşındığıdır.
Eğer şirket süreçlerle değil, kişisel kahramanlıklarla ilerliyorsa;
o organizasyon sürdürülebilir değildir.
İş-yaşam dengesi tam da burada stratejik bir konu haline gelir.
Performans sadece zaman yönetimiyle ilgili değildir.
Asıl mesele enerji yönetimidir.
Bir çalışan 10 saat ofiste olabilir ama zihinsel olarak tükenmişse üretkenliği düşer.
Öte yandan 7 saat odaklı çalışan biri çok daha yüksek çıktı üretebilir.
Bu nedenle sürdürülebilir performans için üç denge alanına bakmak gerekir;
Zihinsel Denge – Sürekli kriz modunda mı çalışıyoruz?
Duygusal Denge – Çalışan kendini değerli hissediyor mu?
Fiziksel Denge – Dinlenme, mola ve sınırlar korunuyor mu?
Bu üç alanın biri bozulduğunda performans düşüşü başlar.
Bir organizasyonda iş-yaşam dengesi politikalarla değil, lider davranışlarıyla oluşur.
Yönetici gece 23:00’te mail atıyorsa,
hafta sonu sürekli mesaj yazıyorsa,
izin kullanan çalışanı ima yoluyla suçlu hissettiriyorsa…
Orada yazılı politika olsa da kültür farklıdır.
Lider şunu fark etmelidir; Davranışları norm oluşturur.
Eğer yönetici sınır koyabiliyorsa,
dinlenmeyi normalleştiriyorsa,
performansı “saat” ile değil “çıktı” ile ölçüyorsa;
organizasyon da bu dili öğrenir.
Bugün sürdürülebilirlik denince akla çevre ve karbon ayak izi geliyor.
Ancak kurumsal sürdürülebilirliğin üç boyutu vardır;
Finansal sürdürülebilirlik
Operasyonel sürdürülebilirlik
İnsan sürdürülebilirliği
İnsan sürdürülebilirliği göz ardı edildiğinde diğer iki alan uzun süre ayakta kalamaz.
Yüksek ciro, düşük bağlılıkla birleştiğinde şirket kırılganlaşır.
Özellikle yetenek savaşlarının arttığı günümüzde, çalışan bağlılığı stratejik bir rekabet avantajıdır.
Araştırmalar şunu gösteriyor;
Kendini değerli hisseden, sınırları korunan ve özel yaşamına saygı duyulan çalışanlar;
Daha uzun süre kurumda kalıyor,
Daha yaratıcı oluyor,
Kriz anlarında daha çözüm odaklı davranıyor.
Bağlılık maaşla başlar ama kültürle devam eder.
İş-yaşam dengesi güçlü olan şirketlerde çalışanlar sadece görev yapmaz; katkı üretir.
Teori güzel ama uygulama daha önemli.
İşte KOBİ’ler için pratik ve uygulanabilir beş öneri……
Belirsizlik, tükenmişliğin en büyük tetikleyicisidir.
Kim neyi yapıyor net değilse herkes her şeyi yapmaya çalışır.
Ofiste geçirilen saat değil, üretilen değer konuşulmalı.
Kısa nefes alan ekip daha uzun yol gider.
İzin kullanmak zayıflık değil, profesyonelliktir.
Orta kademe yöneticilere enerji yönetimi ve tükenmişlik farkındalığı eğitimi verilmelidir.
İş-yaşam dengesi, haftada bir yapılan motivasyon konuşmasıyla oluşmaz.
Bu bir kültür tasarımıdır.
Süreçlerin sadeleştirilmesi,
iş yükünün dengelenmesi,
önceliklerin netleştirilmesi,
iletişim kanallarının açık olması gerekir.
Denge; bilinçli sistemlerin doğal sonucudur.
Şirketler iki yoldan birini seçer;
Ya kısa vadeli maksimum performans peşinde koşarlar,
ya da sürdürülebilir başarıyı hedeflerler.
Gerçek liderlik ikinci yolu seçebilmektir.
Çünkü başarı bir sprint değil, bir maratondur.
Ve maratonu kazanmak için hız değil, tempo gerekir.
İş-yaşam dengesi tam da bu temponun adıdır.
KOBİ’ler için asıl rekabet avantajı;
en çok çalışan ekip değil,
en uzun süre sağlıklı kalabilen ekiptir.
Performansın sürdürülebilir olması için insanın sürdürülebilir olması gerekir.
Belki de bugün kendimize sormamız gereken soru şu;
Şirketimiz büyürken, içindeki insanlar küçülüyor mu?
Dengeyi kurabilen organizasyonlar, sadece başarılı olmaz; kalıcı olur.


Hülya Maç, otuz yıllık profesyonel tecrübeye sahiptir. İşletme mezunudur. İnsan Kaynakları Yönetimi ve Gelişimi alanında yüksek lisans yapmış olan Hülya Maç, liderlik ve yönetici gelişimi eğitimcisi, profesyonel (Adler) lider koçu, takım koçu, kariyer koçu, NLP Koçu ve Transaksiyonel Analiz (TAPDA) Uygulayıcısıdır.
Yönetim Danışmanları Derneği asil üyesi İK ve Yönetim danışmanıdır. Aile şirketleri başta olmak üzere farklı sektörde ve ölçekteki kurumlara İK ve Yönetim Danışmanlığı yapmaktadır.
ICF’e üye profesyonel bir koçtur. Kurumsal ve bireysel eğitmendir.
İçerik üretisicidir. Coach Magazin Türkiye dergisi başta olmak üzere çok sayıda sektörel dergide köşe yazarlığı yapmaktadır.
Kurumlara, İK, Kurumsal Koçluk, Eğitim, Personel Bulma, Oryantasyon ve Performans alanlarında destek vermektedir.
Etkili A.Ş. ve HM Ofis Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanıdır.
Aile Şirketlerinin Geleceğe Yolculuğu adlı kitabın yazarı olup kitabı yakın bir zamanda piyasada verilecektir.
SOSYAL MEDYA HESAPLARI
Youtube : Hülya Maç
Instagram: hulyamac_official
Linkedin: https://www.linkedin.com/in/hulya-mac
Destekçilerimize Teşekkürler
Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak
Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com
KOBITEK.COM, bir
TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.
2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.
Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!