Kendimizi Nasıl Kandırıyoruz? Yankı Odalarından Kurtulun

Bu yazıyı paylaş
X It! LinkedIn Facebook
Kendimizi Nasıl Kandırıyoruz? Yankı Odalarından Kurtulun konu resmi

Okuyacaklarınızı ister kişisel gelişim açısından, ister şirket gibi kurum yapıları açısından değerlendirin. Doğru kararlar sadece gerçeklik kavramı üzerinden verilebilir. Gerçeklikten koptuğunuz an tehlikelerle baş başa kalıyorsunuz demektir.

Sırf biz öyle görmek istedik diye olaylar ve insanlar istediğimiz gibi olmuyor. Hedefler için vizyon ve hayaller tabii ki gerekli. İyi bir lider tanımında da “Hayallerle, rüyalarla gerçekler arasında akılcı bağ” kurabilme yetisinden bahsedilir. Doğrudur. İnceleyeceğimiz konu , tamamen hayal dünyasında gezip, ayakları yere değmeden yaşamaya çalışanlar üzerine.

Bir şirket kurmuş olabilirsiniz, ancak her şeyi ince ayrıntısına kadar bilemezsiniz. Finans uzmanı olabilirsiniz, ancak üretimi ve kapasite kontrolünü bilmeniz gerektiği kadar bilebilirsiniz. Bir muhasebe uzmanı veya yöneticisi pazarlamadan sadece kullanabileceği kadar bilgi sahibi olur. O kişi pazarlama kampanyaları yönetmeye başlarsa tehlike çanları çalar. Genelde her şeyi detayı ile bildiğini iddia edenlere ağır yakıştırmalar duymuşsunuzdur. Özetle, işi tecrübeli ehline bırakmanın, her zamankinden daha çok dikkat edilmesi gerektiği bir zamandayız. Altından kalktığınızı zannettiğinizde veya etrafınızdakiler yanıltıcı şekilde başarılı olduğunuzu telaffuz ettiğinde, işlerin sarpa saran daha da berbat bir noktaya evrilebileceğini unutmayalım. İşi ehline bırakalım.

İç Ses ve Yankı Odaları

Hiç kendinize telkin verdiniz mi? “Yok canım öyle değildir” “Yok yok o kadar olmaz” Hatta biraz daha net olalım. Kilonuzla ilgili “Kilolu değilim, ödemim var” veya “Yok ya aslında şirket olarak iyi durumdayız, biraz tahsilatlara yüklenelim yeter…” tanıdık geliyor mu? Etrafınızdakiler sizi sürekli onaylıyor mu? Veya siz onları tasdik noktası olarak mı görüyorsunuz?

İnsan doğası, egosu itibarı ile inanmak istediğine veya görmek istediğine meyil eder. Ancak aklımız ve sağ duyumuz yanlış yapmamak ve doğru kararlar almak için gerçeklerin peşine düşer. Çoğu zaman gerçeklerle yüzleştiğimizde oluşacak acı tablo veya ortaya çıkacak ekstra çalışma yükü bizi sağlıklı kararlar vermek, gerçekliği kabul etmekten alıkoyar. Bu sıkıntılı süreci en iyi KÜBLER-ROSS adaptasyon eğrisi açıklar. Bilimsel olarak istenmeyen gerçekler karşısında önce bir şok evresi, yükselen bir inkâr evresi, öfke, depresyon ve sonunda kabul ve adaptasyon geçirip gerçeklerle yüzleşiyoruz.

Çevremizdeki insanların yanlış kararlar vermemizde de büyük rolü var. Hani “Dost acı söyler” denir ya, işte o bu günlerde pek rağbet görmüyor, bilesiniz. Sizden veya kurumunuzdan çıkarı olanlar, o anlık size “şirin” görünmek için sizi onaylıyor olabilir. Ondan vazgeçmemeniz için size duymak istediklerinizi söylüyor, görmek istediklerinizi gösteriyor olabilir. Hayır, paranoyaklık değil (psikolojiye göre ,şüphe, korku ve aşırı güvensizlik hali) az da olsa her söyleneni, her tasdik edileni veya her gösterileni sadece tepki verenin gerçek fikir ve incelemeleri olmaması olasılığına karşı kenarda, köşede bir soru işareti olarak bırakmakta fayda var. Yankı odaları ise, sadece aynı düşünce yapısına ve modeline sahip insanlardan oluşan, tek tip düşünüp tek tip hareket eden gruplardır. Bazen kitlesel yanılgıların kaynağını oluştururlar. Peki gerçek ve gerçekçi yaklaşıma nasıl ulaşırız?

Bunun için zaten bilinen bazı yaklaşımlar mevcut. Özetler isek:

-Kaynağı doğru olsa bile bir bilgiyi en az iki bağımsız yerden daha onaylatın.

-Çevrenizdeki insanlara ek, yine sizinle aynı fikirde ve ülküde olmayan tarafsız insanlardan fikir alın.

-Bilimselliği kanıtlanmış sayılara dayalı raporlara güvenin (sayılar yalan söylemez)

-Olaylar karşısında sizi yatıştıran kendi iç sesinizin yanında hoşunuza gitmese de aklınızdan geçen senaryolara kulak verin.

-Hiç bir hayati kararı (çok acil değil ise) üzerinden 24 saat geçmeden almayın.

-Kişisel ise profesyonel destek alın (Psikolog, eğitmen vb) kurum için ise tarafsız denetmen veya danışman kullanın.

Kobitek'e ücretsiz üye olun
Etiketler:

Mengü Evrensel
Mengü Evrensel

Hacettepe Üniversitesi İİBF İngilizce işletme mezunudur. Kariyerinde satış, pazarlama, dış ticaret uzmanlık alanlarında olmak üzere, farklı sektör şirketlerinde, muhtelif pozisyon ve görevlerde bulunmuş, bir çok kuruluşun büyüme ve atılım yapmasında rol oynamıştır.

Elektronik, beyaz ve kahverengi eşya, gıda, FMCG, gastronomi, medikal, kimya, ambalaj, metal ve mobilya sektörlerinde çalışmıştır. Bir dönem özel bir eğitim kurumunda dış ticarete yönelik dersler vermiş olup, zaman zaman da yönetim ve yapılanma konuları başta olmak üzere kuruluşlara :

Finansal ve Mali Disiplin, ERP altyapısı, Üretim ve Satın Alma Süreç İyileştirme, Seçme ve Yerleştirme, Verim Arttırma, Maliyet Azaltma, Performans Ölçüm (APG), Personel Gelişim Eğitimi ve Koçluk, Yurtiçi ve Yurtdışı Sektör Pazar Stratejisi Oluşturma, Ciro ve Pazar Payı Arttırıcı Faaliyet İyileştirmeleri, Tasarım, İnnovasyon, Yatırım Projelendirme konularında danışmanlık hizmeti vermektedir.

“Start in İzmir “ portalında yeni yatırımcı ve girişimcilere mentörlük yapmaktadır.

“Kurumsal Strateji Oluşturmanın Esasları-Stratejik Yönetimin Analizi” kitabının yazarıdır.

Destekçilerimize Teşekkürler


Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com

KOBITEK.COM, bir TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.

2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.

Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!