İnsan Kaynağı mı, Değer Kaynağı mı?

Bu yazıyı paylaş
X It! LinkedIn Facebook
İnsan Kaynağı mı, Değer Kaynağı mı? konu resmi

Organizasyonlar Çalışanı Değil, Katkıyı Yönetmeli Şirketler çalışan sayısını bilir. Pozisyon doluluk oranlarını bilir. Bütçelerini bilir. Fakat çoğu zaman bilmedikleri tek bir şey vardır, Bu insanlar gerçekten ne üretiyor? Çünkü ölçtüğümüz şey “kaç kişi olduğu”, ölçmediğimiz şey ise “ne kattığıdır.” Ve aradaki fark, bir organizasyonun kârlılığı ile verimsizliği arasındaki çizgidir.

Tanıdık bir döngü

Bir departman yoğun. “Birini hemen bulmamız lazım.” Pozisyon açılır. Hızlı mülakat yapılır. En uygun aday seçilir. İşe başlar. Onboarding kısadır, çünkü herkes meşguldür. Yönetici “öğrene öğrene yapar” diye düşünür. Birkaç ay sonra, “İdare ediyor.” Bir yıl dolmadan; Ayrılık. Ve tekrar başa dönülür.

Yeni ilan.
Yeni maliyet.
Yeni umut.

Ama asıl soru hâlâ sorulmaz; bu çalışan hiç gerçek bir değer üretebildi mi? Yoksa sadece sistemin içinde zaman mı geçirdi?

İK’nın görünmeyen yanılgısı

Bugün pek çok İK fonksiyonu yoğun çalışıyor.
Gerçekten çok çalışıyor.

Ama çoğu zaman yanlış şeyi ölçüyor.

  • Kaç günde işe aldık

  • Kaç saat eğitim verdik

  • Kaç kişi ayrıldı

  • Memnuniyet skoru kaç

Bunlar aktivite göstergesidir.

Aktivite ise değer değildir.

Çok işe alım yapmak, iyi işe alım yapmak anlamına gelmez.
Çok eğitim vermek, performans artışı demek değildir.

Liderlerin asıl merakı şudur: “İnsan yatırımı bize geri dönüyor mu?”

Çalışan aslında bir yatırım kalemidir

Finans tarafında her harcamanın bir beklentisi vardır.
Makine alırsınız → verim artmalı
Teknoloji alırsınız → hız artmalı

Peki, insan?

İnsan çoğu zaman sadece “maaş gideri” olarak görülür.

Oysa gerçek bakış şu olmalı; Her çalışan = bir yatırım projesi…

Ve her yatırımın üç kritik sorusu vardır;

  1. Ne kadar sürede üretmeye başlıyor?

  2. En yüksek katkıyı ne zaman sağlıyor?

  3. Bu katkı ne kadar sürdürülebilir?

Bu soruları sormadığımız sürece insan kaynağını değil, sadece bordroyu yönetmiş oluruz.

Değer yolculuğu; Çalışan yaşam döngüsüne başka bir gözle bakmak

Bir çalışanın organizasyondaki yolculuğu aslında bir değer eğrisidir.

Başlangıçta maliyet yüksektir. Sonra öğrenme süreci gelir. Ardından katkı artar. Doğru yönetilmezse düşüş başlar. Ve sonunda ayrılık gerçekleşir.

Kritik nokta şudur: Bu eğrinin tepe noktası ne kadar yüksek ve ne kadar uzun? Çünkü gerçek kazanç tam oradadır.

İnsan Kaynakları İş Ortağı (Human Resources Business Partner)’ları için net gerçekler

Bu perspektif birçok ezberi bozar;

  • Hızlı işe alım çoğu zaman geç üretkenlik demektir

  • Zayıf yöneticiler en büyük değer kaybıdır

  • Gelişim programları motivasyon değil, yatırımın ömrünü uzatma aracıdır

  • Kötü ayrılık süreçleri içeride sessiz bir güven kaybı yaratır

Bazen bir yöneticinin tek bir yanlış tutumu üç yanlış işe alımdan daha pahalıya mal olur.

Stratejik kırılma noktası

İK’nin rolü tam da burada değişir. Operasyonel destek birimi olmaktan çıkar, değer mimarına dönüşür.

Bu yaklaşımın temellerini yıllardır savunan isimlerden biri olan
Dave Ulrich çok net söyler: “İK’nin başarısı içeride yaptığı işlerle değil,
dışarıda yarattığı sonuçlarla ölçülür.”

Yani soru artık şu değildir: “Kaç kişiyi işe aldık?”

Soru şudur: “Bu insanlar müşteriye, kârlılığa ve itibara ne kattı?”

Yeni İK’nin bakış açısı

Gerçek dönüşüm şu zihniyet değişiminde başlar;

  • Rol doldurmak → Değer yaratmak

  • Süreç yürütmek → Sonuç üretmek

  • Çalışan saymak → Katkıyı ölçmek

  • Operasyon yapmak → Strateji tasarlamak

Çünkü insan kaynağı aslında bir sayı değil, bir çarpandır.

Doğru yönetildiğinde büyütür. Yanlış yönetildiğinde tüketir.

Son cümle

Her çalışan bir tercih değildir, bir yatırımdır. Ve her yatırım iki sonuçtan birini üretir;

Ya değer… ya risk!

İK’nin gerçek olgunluğu, hangisinin hangisi olduğunu cesaretle görebilmektir.

Kobitek'e ücretsiz üye olun
Etiketler:

Hülya  Maç
Hülya  Maç

Hülya Maç, otuz yıllık profesyonel tecrübeye sahiptir. İşletme mezunudur. İnsan Kaynakları Yönetimi ve Gelişimi alanında yüksek lisans yapmış olan Hülya Maç, liderlik ve yönetici gelişimi eğitimcisi, profesyonel (Adler) lider koçu, takım koçu, kariyer koçu, NLP Koçu ve Transaksiyonel Analiz (TAPDA) Uygulayıcısıdır.

Yönetim Danışmanları Derneği asil üyesi İK ve Yönetim danışmanıdır. Aile şirketleri başta olmak üzere farklı sektörde ve ölçekteki kurumlara İK ve Yönetim Danışmanlığı yapmaktadır.

ICF’e üye profesyonel bir koçtur. Kurumsal ve bireysel eğitmendir.

İçerik üretisicidir. Coach Magazin Türkiye dergisi başta olmak üzere çok sayıda sektörel dergide köşe yazarlığı yapmaktadır.

Kurumlara, İK, Kurumsal Koçluk, Eğitim, Personel Bulma, Oryantasyon ve Performans alanlarında destek vermektedir.

Etkili A.Ş. ve HM Ofis Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanıdır.

Aile Şirketlerinin Geleceğe Yolculuğu adlı kitabın yazarı olup kitabı yakın bir zamanda piyasada verilecektir.

SOSYAL MEDYA HESAPLARI

Youtube : Hülya Maç

Instagram: hulyamac_official

Linkedin: https://www.linkedin.com/in/hulya-mac

Destekçilerimize Teşekkürler


Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com

KOBITEK.COM, bir TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.

2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.

Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!