Güçlü Bir İK Sistemi Şirketinizi Nasıl Büyütür?

Bu yazıyı paylaş
X It! LinkedIn Facebook
Güçlü Bir İK Sistemi Şirketinizi Nasıl Büyütür? konu resmi

Vücut geliştirme sporuyla ilgilenenler ilginç bir gerçeği bilir. Kaslar çok hızlı büyüyebilir. Yoğun antrenman, doğru beslenme ve çeşitli desteklerle kısa sürede ciddi bir kas kütlesi kazanılabilir. Ancak vücudun diğer sistemleri aynı hızda gelişmez.

Tendonlar daha yavaş güçlenir.

Bağ dokuları daha yavaş adapte olur.

Eklemler daha yavaş hazırlanır.

Bu nedenle bazı sporcularda ilginç bir durum ortaya çıkar.

Kas gücü artmıştır. Ancak bu gücü taşıyacak yapı aynı hızda gelişmemiştir.

Sonuç olarak tendon kopmaları, diz problemleri, bel ağrıları ve çeşitli sakatlıklar ortaya çıkabilir.

Sorun kasların büyümesi değildir.

Sorun, büyümenin taşıma kapasitesini aşmasıdır.

Aynı durum şirketlerde de yaşanır.

Birçok şirket büyümeyi satış olarak görür.

Satışlar artıyorsa her şey yolunda sanılır.

Yeni müşteriler kazanılır.

Yeni bölgeler açılır.

Yeni ürünler devreye alınır.

Çalışan sayısı artar.

Ciro büyür.

Şirketin kasları gelişmektedir.

Fakat çoğu zaman gözden kaçan bir konu vardır.

Bu büyümeyi taşıyacak organizasyon yapısı da aynı hızda gelişiyor mu?

İşte asıl soru budur.

Çünkü şirketlerde satışlar kaslara benzer.

Organizasyon yapısı ise iskelet sistemine.

İnsan kaynakları sistemleri, liderlik kapasitesi, görev dağılımları, performans yönetimi ve yönetim süreçleri ise tendonlara ve bağ dokularına.

Kaslar büyürken bunlar gelişmezse sorunlar kaçınılmaz hale gelir.

Büyümenin ilk yıllarında bu durum pek hissedilmez.

Şirket küçüktür.

Patron her şeye hakimdir.

Herkes birbirini tanır.

Kararlar hızlı alınır.

Birçok eksiklik kişisel çabalarla telafi edilir.

Ancak şirket büyüdükçe tablo değişmeye başlar.

Bir noktadan sonra patron her işe yetişemez.

Yeni yöneticilere ihtiyaç doğar.

Departmanlar arasında koordinasyon zorlaşır.

Karar sayısı artar.

Müşteri sayısı artar.

Çalışan sayısı artar.

Karmaşıklık artar.

İşte tam bu noktada organizasyonun gerçek gücü ortaya çıkar.

Ya da zayıflığı

Büyüme dönemlerinde sık gördüğümüz sorunların çoğu aslında satış problemi değildir.

Yüksek çalışan devri buna iyi bir örnektir.

Birçok firma çalışanların sürekli ayrılmasından şikayet eder.

İlk akla gelen sebep ücret olur.

Oysa çoğu zaman sorun ücret değildir.

Rol belirsizliği vardır.

Yönetici yetersizdir.

Kariyer yolu yoktur.

İş yükü dengesizdir.

Performans beklentileri net değildir.

Şirket büyümüştür ama organizasyon aynı olgunluğa ulaşamamıştır.

Sonuç olarak iyi çalışanlar ayrılmaya başlar

Benzer bir durum yöneticilerde de görülür.

Şirket büyürken yeni yönetici ihtiyacı doğar.

Fakat lider yetiştirme sistemi yoksa bu ihtiyaç rastgele karşılanır.

İyi satışçı satış müdürü yapılır.

İyi mühendis yönetici yapılır.

İyi operatör şef yapılır.

Ancak teknik başarı ile liderlik becerisi aynı şey değildir.

Bir süre sonra ekipler zorlanmaya başlar.

İletişim problemleri artar.

Çatışmalar çoğalır.

Performans düşer.

Sorunun kaynağı yine organizasyon kapasitesidir.

Bir başka belirti de patron bağımlılığıdır.

Şirket büyür ama kararlar büyümez.

Her konu yine patrona gelir.

Her onay yine patronu bekler.

Her problem patronun önüne gelir.

Bu durum ilk bakışta kontrol gibi görünür.

Aslında tam tersidir.

Bu, organizasyonun büyüme kapasitesinin sınırına geldiğinin işaretidir. Çünkü şirket artık patronun zamanının izin verdiği kadar büyüyebilir. Daha fazlasını taşıyamaz.

Peki çözüm nedir?

Çözüm daha fazla prosedür yazmak değildir.

Daha fazla form doldurmak da değildir.

Çözüm organizasyonun taşıma kapasitesini geliştirmektir.

İşte güçlü insan kaynakları sistemlerinin gerçek rolü burada başlar.

İşe alım sistemi sadece personel bulmak için kurulmaz.

Şirketin gelecekte ihtiyaç duyacağı yetkinlikleri organizasyona kazandırmak için kurulur.

Performans sistemi sadece puan vermek için kullanılmaz.

Hedeflerin organizasyonun her seviyesine yayılmasını sağlar.

Eğitim sistemi sadece eğitim vermek için kurulmaz.

Geleceğin yöneticilerini yetiştirmek için kullanılır.

Yetenek yönetimi sadece çalışanları değerlendirmek için yapılmaz.

Kritik pozisyonları güvence altına almak için yapılır.

Yedekleme sistemleri ise şirketin belirli kişilere bağımlı hale gelmesini önler.

Bir şirketin büyüme kapasitesi sadece satış gücüyle belirlenmez.

İnsan kapasitesiyle belirlenir.

Liderlik kapasitesiyle belirlenir.

Organizasyon kapasitesiyle belirlenir.

Bugün birçok şirket satış hedefleri koyuyor.

Bütçeler hazırlıyor.

Yeni pazar planları yapıyor.

Ancak çok az şirket şu soruyu soruyor:

Bu büyümeyi taşıyacak organizasyonumuz hazır mı?

Aslında büyüme planı hazırlanırken sorulması gereken ilk sorulardan biri budur.

Çünkü büyüme sadece daha fazla satış yapmak değildir.

Büyüme, daha büyük bir organizasyonu yönetebilmektir.

Finansal tablolar geçmişi gösterir.

Satış raporları geçmişi gösterir.

Karlılık raporları geçmişi gösterir.

Ancak şirketin geleceğini belirleyen şey organizasyon kapasitesidir.

İnsan kaynakları sistemleri bu nedenle bir destek fonksiyonu değildir.

Şirketin büyüme altyapısının önemli bir parçasıdır.

Kaslarınızı büyütmek istiyorsanız önce onları taşıyacak sistemi güçlendirmeniz gerekir.

Vücut geliştirmede olduğu gibi iş dünyasında da büyümenin bedelini taşıma kapasitesi belirler.

Şirketler satışları kadar değil, organizasyon kapasiteleri kadar büyüyebilir.

Kobitek'e ücretsiz üye olun
Etiketler:

Nurten  Kılıçparlar
Nurten  Kılıçparlar

1980 İstanbul doğumludur. Evli ve bir çocuk annesidir. İşletme bölümü mezunu olup fakülteyi ve bölümü birincilikle bitirmiştir. Fakülte sonrasında Üretim Yönetimi ve Pazarlama alanında yüksek lisans yapmıştır. Yüksek Lisansı devam ederken bir Holding’e bağlı ilaç firmasında Satış Verimlilik Sorumlusu olarak 2006 yılında çalışma hayatına atılmıştır. İlaç sektöründe geçirdiği 6 yıl sonrasında İK alanına ilgili duymuş ve Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler üzerine Yüksek Lisans yapmaya karar vererek İK alanında yöneticilik yapmaya başlamıştır. Değişik büyüklüklerdeki ve farklı sektörlerdeki firmalarda 21 yıllık kurumsal geçmişi bulunmaktadır. İK, Satış, İdari İşler ve Satınalma olmak değişik departmanlarda 13 yıl aktif yöneticilik yapmıştır. 6 yıllık satış ve 7 yıllık İK tecrübesi bulunmaktadır. İK deneyimi sonrasında 7 yıl İdari İşler ve Satınalma Müdürlüğü yapmıştır.

Şu anda NK Eğitim Danışmanlık Koçluk firmasının kurucusu olup İK Danışmanlığı, Koçluk yapmakta, Eğitmen ve Mentör olarak hizmet vermektedir. Kurumsal ve bireysel eğitmendir. Uzmanlık alanları Müzakere, İK eğitimleri ve İletişimdir. Kişisel gelişim alanında da yaratıcı eğitimler ve atölyeler düzenlemektedir.

ICF onaylı bir Holistik koçtur. Kariyer gelişim koçluğu, yönetici koçluğu ve yaşam koçluğu yapmaktadır. Ayı zamanda Wellness koçudur. Sosyal sorumluluk projelerinde koçluk ve mentorluk çalışmalarına destek vermekte olup birden fazla sektörel dergide köşe yazarlığı yapmaktadır.

Destekçilerimize Teşekkürler


Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com

KOBITEK.COM, bir TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.

2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.

Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!