Kobitek.com web sitesi, analitik ve kişiselleştirme dahil olmak üzere site işlevselliğini sağlamak ve reklam gösterimini optimize etmek için çerezler gibi verileri depolar.

Serinin ilk yazısında Google yorumuna verilen cevabın nasıl aleyhe delil olabileceğine bakmıştık. Bu yazı madalyonun öbür yüzü: cevap vermemenin maliyeti ve işin sürdürülebilir hâle nasıl getirileceği.
Türkçe Google yorumları üzerinde çalışan ReviewVoice'un on sektörden 20.404 yorumluk havuz analizine göre yorumların yalnızca yüzde 32'si cevaplanmış. Dağılım daha çarpıcı: 1-2 yıldızlı şikâyetlerin yüzde 76'sı hiç cevap almamış. İşletmeler övgüye (yüzde 35) şikâyetten (yüzde 24) daha sık cevap veriyor; üç yıldızlı kararsız yorumlar en az ilgi göreni (yüzde 22). Cevap verenlerin de yüzde 37'si her yoruma birebir aynı metni yapıştırmış.
Özet şu: işletmeyi en çok yaralayan yorumlar en çok ihmal edilenler. Cevap verenlerin üçte birinden fazlası da aslında cevap vermiyor, kopyalıyor.
Cevapsız bir şikâyet, onu okuyan için itiraz edilmemiş bir iddiadır. Müşteri haklı mıydı, işletme ne diyor, belli değil. Okuyan boşluğu kendi doldurur ve çoğu zaman aleyhinize doldurur. Yorumu yazan kişi belki bir daha gelmeyecek; ama sizi henüz tanımayan yüzlerce kişi o sayfadan geçecek.
İkinci maliyet daha sessiz işler. Google'ın kendi işletme rehberi yorumlara cevap vermeyi açıkça önerir; düzenli cevaplanan profil platform gözünde yaşayan bir profildir. Bu tek başına sıra vaadi değildir, kimse öyle bir vaat veremez. Ama yıllarca sessiz kalmış bir profille düzenli konuşan bir profil aynı yerde durmaz.
Üçüncüsü bir yanılgı: "Cevap vermezsem risk de almam." Tam tersi. Sessizlik de bir cevaptır; tek farkı, metnini sizin değil müşterinin yazmış olmasıdır.
Yüzlerce profile bakıldığında aynı dört sebep tekrar eder.
Birincisi sahipsizlik. Yorumlara kimin bakacağı belli değildir; herkes bir başkasının baktığını sanır. Bildirimler ya kapalıdır ya da yıllar önce ayrılmış bir çalışanın telefonuna gider.
İkincisi ne yazacağını bilememek. Şikâyet karşısında ilk refleks ya özür ya savunmadır. Özür olayı kabul etmiş gibi okunur, savunma müşteriyle tartışmaya dönüşür. İkisinden de ürken işletme en kolay yolu seçer: hiç yazmaz.
Üçüncüsü ölçek. Haftada iki yorum alan bir dükkânda elle cevap yazmak mümkündür. Yorum akışı hızlanınca ya da ikinci şube açılınca disiplin bir iki ay dayanır, sonra birikir. Yığın büyüdükçe başlamak zorlaşır.
Dördüncüsü kopyala-yapıştır tuzağı. Yetişemeyen işletme tek bir cümle bulur ve her yoruma onu basar. Yüzde 37 buradan gelir. Okuyan bunu bir bakışta anlar ve mesaj nettir: burada kimse yok. Aynı metnin yüz kez tekrarı platform için de ilgisiz ve otomatik içeriğin işaretidir.
Önce sayın. Profilinizdeki son 50 yorumu açın. İki rakam çıkarın: kaçı cevaplanmış, 1-2 yıldızlıların kaçı cevapsız. İşin tamamı bu iki rakamın içindedir. Çoğu işletme ilkini tahmininden düşük, ikincisini tahmininden yüksek bulur.
Bir sahip belirleyin. Yorumlardan tek bir kişi sorumlu olsun ve bildirimler onun telefonuna düşsün. Google İşletme Profili uygulamasında yorum bildirimi tek dokunuşla açılır. Sahip yoksa ritim de olmaz.
Sırayı tersine çevirin. Önce 1-2 yıldız, sonra 3 yıldız, en son övgüler. Övgüye cevap vermek keyiflidir ama en düşük değerli iştir; itibar da hukuki risk de şikâyette birikir. Biriken yığını temizlerken de aynı sıra.
Haftalık sabit saat koyun. Her yoruma dakikasında yetişmeye çalışmayın; bu iki hafta sürer ve biter. Haftada bir, otuz dakika, sabit gün ve saat. O aralıkta biriken her şeyi kapatın. Yeni şikâyetin hafta içinde cevaplanmış olması iyi bir başlangıçtır.
Üç cümlelik iskelet kullanın. Her cevap üç şey yapsın: yorumcuya yorumdaki adıyla hitap etsin, yorumun somut konusuna bir cümleyle değinsin, işletmenin standardını söylesin. Konu her seferinde farklı olduğu için metin de farklı çıkar; kopyala-yapıştır kendiliğinden biter.
İlk yazıda ayrıntısıyla ele almıştık; kısaca. Olayı kabul etmeyin: "yaşattığımız aksaklık için üzgünüz" iddiayı doğrulamış sayılabilir. Telafi vaat etmeyin: "hatamızı telafi edeceğiz" ileride karşınıza çıkabilecek bir taahhüttür. Müşteriyi platform dışına çağırmayın: "bizi arayın" hem zayıf görünür hem kişisel veri tarafında yeni risk açar.
Yorum şu olsun: "Randevu saatinde geldim, 40 dakika bekledim."
Zayıf cevap: "Yaşadığınız sorun için çok üzgünüz, telafi edeceğiz, lütfen bizimle iletişime geçin." Üç çizginin üçünü de aşıyor ve hiçbir şey söylemiyor.
Güçlü cevap: "Sayın Ayşe K., randevu saatine sadakat bizim için işin özü; bekleme konusundaki hassasiyetinizi anlıyoruz. Program düzenimizi gözden geçirdik; bir sonraki gelişinizde farkı görmenizi isteriz."
İkincisi olayı kabul etmiyor, hiçbir şey vaat etmiyor, kimseyi telefona çağırmıyor. Ama yorumu okuduğunu gösteriyor, konuya değiniyor ve işletmenin ölçüsünü söylüyor. Asıl okuyucu, yani sizi değerlendiren bir sonraki müşteri, tam olarak bunu arar. Yalnız yıldız bırakıp yazı yazmayan müşteriye de tek cümle yeter: ad, teşekkür, kapı açık. Yeter ki her seferinde aynı cümle olmasın.
Beş adım, haftada birkaç yorum alan işletme için yeter. Akış hızlanınca ya da şube sayısı artınca aynı disiplin elle sürmez; bu noktada iş bir sisteme devredilir. Sistem seçerken ölçü, kaç cevap yazdığı değil, şu dört şeyi kendi başına yapıp yapmadığıdır.
Birincisi, işletme profiline tek girişle bağlanması; kurulum, satış görüşmesi ve eğitim gerektirmemesi; bağlandığı andan itibaren yalnız yeni gelen yorumlarla ilgilenmesi.
İkincisi, her yeni yoruma işletmenin kendi sesinde, o yoruma özgü bir cevap üretmesi; kalıp yapıştırmaması.
Üçüncüsü, cevabı yayına çıkmadan üç süzgeçten geçirmesi: hukuki risk, marka sesi ve Google uyumu, yani yerel görünürlüğü koruyan özgünlük.
Dördüncüsü, geçen cevabı işletmenin kendi hesabından onay kuyruğu beklemeden yayınlaması ve her yayını tarih, saat ve kaynak damgasıyla kaydedip dönem sonunda tek dökümde göstermesi.
Bu dördü bir arada yoksa elinizde yine sizin bakmanız gereken bir kuyruk vardır; iş devredilmemiş, yer değiştirmiştir. Dördü varsa sizin işiniz ayda bir dökümü okumaktır.
Yorumların üçte ikisi cevapsız. Bu, rekabetin bittiği değil, neredeyse hiç başlamadığı bir alan. Haftada otuz dakikayı düzenli ayıran, şikâyetten başlayan ve kalıp yapıştırmayan bir işletme ek bütçe harcamadan sektörünün büyük çoğunluğundan ayrışır. Elle yapacaksanız beş adım, sisteme devredecekseniz dört ölçü: ikisi de bugün, kimseye sormadan başlanabilecek işlerdir.
Serinin bir sonraki yazısında yorum cevabına KVKK gözüyle bakacağız: müşterinin adı, sipariş ayrıntısı ve sağlık bilgisi cevapta yazılır mı?
Bu yazıdaki oranlar ReviewVoice'un işlediği yorum havuzundan gelir; Türkiye genelini temsil eden bir anket değildir. Yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.


Kamil Coşkun, CSKN Teknoloji'nin kurucusudur.
Şirket 2019 yılında İstanbul'da kuruldu.
Google İşletme Profili yorumlarına işletmenin kendi sesinde, hukuk ve KVKK filtrelerinden geçmiş cevaplar üreten ReviewVoice'u geliştiriyor.
Destekçilerimize Teşekkürler
Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak
Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com
KOBITEK.COM, bir
TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.
2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.
Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!