Ziyaretçi Odaklı Fuarcılık Anlayışı Mümkün mü?

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Ziyaretçi Odaklı Fuarcılık Anlayışı Mümkün mü?

Ülkemizde fuarların kan kaybettiği, fuarlara gösterilen ilginin gittikçe azaldığı iş dünyasının ortak görüşüdür. Marka danışmanları olarak pek çok firmanın artık bazı fuarlardan çekildiklerine tanık oluyoruz. Fuarlar artık bir pazarlama aracı olarak cazibesini kaybediyor. Son dönemde katıldığım bir kaç fuardan sonra bu konuya ziyaretçi cephesinden bakmak istedim. Çünkü bu cephede bazı sorunlar var.

İşim gereği çok sayıda fuarı izlemek zorundayım. Danışmanlık yaptığım firmaların sektörlerine ilişkin fuarları mutlaka ziyaret etmeye çalışırım. Veya müşterilerimin katıldığı fuarları. Ancak özellikle şu son bir kaç yılda artık fuarlara gitmek bir işkence haline geldi. Gittikçe daha çok sayıda fuarın kapısından dönmeye başladım. Ben dönüyorsam mutlaka başkaları da vardır.

Fuar firmaları doğal olarak önceliği katılımcı firmalara veriyorlar. Uzun bir hazırlık ve titiz bir çalışma ile fuarlara hazırlanan firmaları memnun etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Daha önce bir kaç fuarda katılımcı firmanın temsilcisi olarak bunu tecrübe ettim.

Ancak fuar firmaları aynı özeni ziyaretçilere göstermediklerini gözlüyorum. Benim dikkatimi çeken hususlar şunlar:

  • İlk problem otopark. Artık fuar alanlarında otoparklar yetmiyor. Özellikle CNR’ın otoparkı kısıtlı. Özellikle bazı popüler fuarlarda yer bulmak nerdeyse imkansız. Bazı fuarları araçtan inmeden terk ettiğim olmuştur. Fuar firmaları bu otopark sorununun farkında mı acaba? Bu sorunun çözümü herhalde ziyaretçilere ait değildir?

  • Bazı fuarlarda ziyaretçilerden giriş ücreti alıyorlar. Miktarı önemli değil, ama fuar firması katılımcılardan zaten bir ücret alıyor ve asıl gelirini de bu ücretler oluşturuyor. Fuarlar katılımcıları ile değil ziyaretçileri ile anlam kazanır. Ziyaretçi olmazsa katılımcıda olmaz. Bu doğruysa neden giriş ücreti alınır.

  • Sorun giriş ücreti de değil aslında. Giriş ücreti ve arkasından gelen kayıt işlemi ile kaybedilen zamanda sorun. Beni kuyruğa sokmadan fuara alacak olsalar iki katı ücreti vermeye hazırım. Hem para ödeyip, hem de kuyrukta beklemek bir müşteri olarak hiç hoşuma gitmiyor.

  • Bazı fuarlarda ise bir kaç kapıdan giriş alınıyor. Özellikle ziyaretçi yoğunluğu varsa uzun kuyruklar oluşuyor. Böyle bir kuyruğu gördüğüm anda kesin geriye dönüş yapıyorum. Neyse ki bu yöntemden vazgeçilmişe benziyor.

  • Bir defa kuyrukta vakit kaybetmeden girmek için bir kaç gün önce online kayıt yaptırdım. Posta kutuma bir davetiye formu geldi. Bu sefer kafam rahat bir şekilde gittim, ama formun önemli olmadığını yine kayıt alacaklarını söylediler. Soru: Girişte kayıt alınıyorsa neden online kayıt yaptırılıyor?

  • Şu kayıt alma işi kronik bir hastalık olmuş durumda. Aynı fuar firmasının farklı fuarlarına gidiyorsunuz ve her seferinde sizin kaydınızı alıyorlar. Şöyle elinizi kolunuzu sallayarak giremiyorsunuz. Kayıt işlemini veri tabanı oluşturmak için alındığı söyleniyor, ama ben bu kayıtların kullanıldığına hiç tanık olmadım. Kullanılmıyorsa neden bizi kuyrukta bekletip işkence ediyorlar diye sormak hakkımız. Fuardan sonra hiçbir fuar firması ziyaretçileri ile iletişime geçmemeleri bu bilgiyi kullanmadıklarını kanıtlıyor.

  • Bunun ikinci bir kanıtı fuardan sonra bir anket formunun bile gönderilmemesi. 5 soruluk basit bir anket formu ile ziyaretçilerin memnuniyeti alınabilir ve görüşleri öğrenilebilir. Ben tanık olmadım ama yapan biri var mı merak ediyorum.

  • Girişteki kayıt eziyetine bir çözüm önerim var: Bir fuar firması internet üzerinden veya fuar girişinde (bir defa olmak üzere) ziyaretçi kaydı alabilir. Eposta adresine QR kod gönderir ve ziyaretçi girişte bu kodu okutarak hızlıca giriş yapar. Kayıt bir defa alındıktan sonra her fuar öncesinde bütün kayıtlara online davetiyeler gönderilir. Bu yöntem ile potansiyel ziyaretçi sayısıda arttırılır. Havayolları bu yöntemi kullanıyor. Fuar firmaları da kullanabilir.

Fuar firmasının iki çeşit müşterisi vardır; katılımcı firmalar ve ziyaretçiler. Gözlemim; ülkemizde fuarcılığın katılımcı odaklı olduğu yönündedir. Buna bir itirazımız yok, ama bu ziyaretçilerin ihmal edilmesini getirmemeli. Hatta ziyaretçilere odaklanma seviyesi bir çıt yukarda olmalı. Fuar firmaları ziyaretçi dostu olmazlarsa ziyaretçileri kaçırabilir ve bunun sonucunda katılımcıları da kaçırabilirler.

Katılımcı firmaların beklentisi nitelikli ve doğru ziyaretçilerle buluşmaktır. Fuarlara kaliteli ziyaretçi çekmek ise fuar firmalarının sorumluluğundadır. Her seferinde yeniden kayıt alan bir firma bu konuda güven verici olmayacaktır. Fuar firmalarının ziyaretçi odaklı bir pazarlama anlayışı ve ziyaretçi dostu bir sistem ile çalışmaları kendi faydalarına olacaktır.

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
1309 kere okundu

Faruk Şener

İ.T.Ü.İşletme Mühendisliği mezunu olan A.Faruk Şener yaklaşık 20 yıldır satış&pazarlama işinde. Enerji sektöründe ulusal ve uluslararası şirketlerin satış ve pazarlama gruplarında görev aldı. Hem aktif saha satışta çalıştı hemde pazarlama stratejileri geliştirdi. 10 yıl önce marka dünyası ile tanıştı ve bir daha çıkamadı.  Güven Borça’nın “Bu Topraklardan Dünya Markası Çıkar mı?” kitabını okudu ve bütün iş yaşamı değişti. O gün bugündür en büyük hevesi pazarlama ve marka stratejileri oldu. Bir yandan öğrendi bir yanda da öğrendiklerini işinde kullandı. İşinde her zaman cilalanmış stratejilere değil pazarda karşılığını bulan, işleyen, sonuç veren stratejilerin geliştirilmesi ve uygulanmasına odaklandı. Ona göre marka canlı, yaşayan ve şirketleri, bu şirketlerin patron ve yöneticilerini aşan , onların üstünde ve ötesinde varolabilen ve tüketicileri kuşatan bir varlıktı. Marka gerçeğini sadece kitaplarda değil sıcak satış ve Pazar mücadeleleri içinde yaşayarak öğrendi.

Profosyonel iş hayatının rutin temposu artık tatmin etmeyince 2012 yılında pazarlama danışmanlığına başladı. Farklı sektörler, farklı ürünler, farklı markalar için stratejik çalışmalar yapmak üzere kollarını sıvadı.  

faruk@faruksener.com
www.faruksener.com

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Ziyaretçi Odaklı Fuarcılık Anlayışı Mümkün mü?
Numune Dağıtımı Yapar mısınız?
Pazarlama Sorunlarının Çaresi Reklam mı?
MİO'yu Bilir misiniz?
NOKIA, Lumia'yı Yanlış Konumluyor
10 Ölümcül Pazarlama Günahı

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

Türkiye'de uygulanmakta olan ihracata yönelik Vergi Teşvikleri

Türkiye'de uygulanmakta olan ihracata yönelik Vergi Teşvikleri

İhracatta devlet teşvikleri çok detaylı bilinmeyen bir konu. Bu konunun ilk makalesi Türkiye’de güncel olarak uygulanmakta olan ihracata yönelik vergi teşvikleri

OFİS VE İNSAN

Ofis aydınlatması nasıl olmalıdır?

Ofis aydınlatması nasıl olmalıdır?

Ofislerde, aydınlatma ihtiyacı, mekanda yapılan işin gerekliliğine göre farklılık gösterir. İhtiyacımız olan aydınlatma, iki yol ile sağlanır: doğal ışık ve yapay ışık. Yeşil binaların arttığı ve enerji tasarrufunun çok önemli olduğu günümüzde doğal aydınlatmanın önemi büyüktür.

İş Hayatında Pozitif Düşünce

İş Hayatında Pozitif Düşünce

Şimdiye kadar "pozitif düşünce" ve "polyannacılık" (her şeyin iyi tarafını görmek) üzerine bir çok söz söylendi, birçok makale ve kitap yazıldı. Peki pozitif düşünce nedir ve iş hayatında çalışanlara ne gibi yararlar sağlar?

İŞ DÜNYASI

Yönetim Bilgi (Bilişim) Sistemi

Yönetim Bilgi (Bilişim) Sistemi

Yönetim bilgi sistemi, yöneticilerin doğru bilgiye, doğru kanallar yardımıyla ulaşabilmesini sağlamak amacıyla ortaya çıkmıştır. Bu sistem yardımı ile bilgi üzerinde kontrol ve bunun yanında para ile zaman tasarrufu da sağlanmaktadır.

HUKUK / MUHASEBE

Spor veya Sosyal Etkinliklere Sponsorluk Katkılarının Muhasebeleştirilmesi

Spor veya Sosyal Etkinliklere Sponsorluk Katkılarının Muhasebeleştirilmesi

Şirketlerin ya da kişilerin konferans, spor, konser gibi etkinliklere maddi destek vermeleri özellikle de son dönemlerde sıklıkla karşılaşılan durumlardan bir tanesi.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • KOBİ Pazarlama Rehberi: Marka Vaadi Nasıl Belirlenir?

    Marka ve pazarlama yönetiminin inceliklerini anlatmaya çalışırken bazı şeyleri gözden kaçırdığımı farkettim. Bende bu teknikleri sofistike bir şekilde anlatıyordum. Şimdi ise son yazımda bahsettiğim “Süslü Kasap” örneğinden yola çıkarak markalaşmanın kurallarını en basit şekilde anlatmaya çalışacağım.