Yerli Otomobilin Yol Haritası: Önce Patent!

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Yerli Otomobilin Yol Haritası: Önce Patent!

otomotiv sektöründe faaliyet gösteren en büyük firmaların tamamı yabancı firmaların patentli ürünlerini Türkiye’de lisanslı olarak üretiyorlar ve onların yabancı ortaklarının yerli otomobile izin vermesini bekleyemeyiz

Türkiye’nin yerli marka otomobil üretimine geçmesi gerektiğinin sinyallerini veren ve katıldığı TÜSİAD kurultayında Mustafa Koç gibi otomotiv sektörün önde gelen isimlerine gönderme yapan Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a otomotivin devlerinden maalesef destek gelmedi. Destek gelmesi de zaten beklenemezdi. Çünkü otomotiv sektöründe faaliyet gösteren en büyük firmaların tamamı yabancı firmaların patentli ürünlerini Türkiye’de lisanslı olarak üretiyorlar ve onların yabancı ortaklarının yerli otomobile izin vermesini bekleyemeyiz. Bu şekilde beklersek de daha on yıllarca bekleyecek gibi gözüküyoruz. Bu durumun düzelmesi için Güney Kore’yi örnek alıp bir yerden başlamak gerekiyor. Bu işin başlangıcı da üretilecek yerli otomobilin tamamen yerli olabilmesi için otomobilde kullanılacak parçaların patent haklarının da yerli firmalar tarafından alınmış olması gerekiyor. Üretilecek yerli otomobilin parçaları yabancı firmaların patentli parçalarından yapılacaksa bu otomobile yerli otomobil diyemeyiz. Sadece patent hakları yabancı firmalara ait olan otomobili bu gün olduğu gibi ismi Türkçe olan bir marka olsa bile montajını yapmaktan öteye gidemeyiz.

Mustafa Koç’un “Dışarıdan görüldüğü kadar kolay bir iş değil” diyerek ileri bir tarihe ötelediği düşüncenin patentle mümkün olabileceği kanaatindeyiz. Patent konusunda atılacak doğru adımlar yerli marka bir otomobil hayalini gerçeğe dönüştürebilir. Sayın Başbakan’ın yerli marka otomobil fikrini sonuna kadar destekliyoruz. Bu konuda atılması gereken ilk adım gerekli tüm teknik alt yapının patentini alabilmektir. Sadece ismi yerli olan bir markadan değil, tüm patent hakları ülkemize ait olan bir otomobilden söz etmeliyiz.

Sadece Markanın Tescillenmesi Yetmez!

Yerli otomobil çalışmalarının yurtdışı patentli ürünlerin birleştirilmesi ile başarıya ulaşamayacağı kanaatindeyiz. Önemli olan üretim aşamasındaki tüm parçaların patent sahibi olunmasıdır. Türkiye’de yerli otomobil üretimine genel olarak ‘marka’ mantığında önem veriliyor. Hâlbuki işin teknolojisi de bize ait olmalı ve kullanılan teknik altyapı Türk patent tescili güvencesi altına alınmalıdır. Türkiye’de son dönemde yerli otomobil üretimi ile ilgili önemli girişimler bulunmaktadır, şu anda motoru hariç tüm alt yapısı Türkiye’de üretilen otomobil girişimleri mevcut. Bu firmalar sadece otomobillerini değil, yerli üretimdeki tüm parçalarını da patentle korumalıdır. Gerçek bir yerli arabadan ancak o zaman söz edebiliriz.

Dünya Liderleri Patentle Büyüyor!

Dünya genelinde otomotiv sektöründe alınan patent sayısı Türkiye’nin binlerce kat üzerindedir. Yabancı otomobil firmaları birkaç yıl içinde 100 bine yakın patent alırken Türkiye’deki en büyük firmaların bile aldığı patent sayısı 100’ü geçmiyor. Sektördeki lider ülkeler yaptıkları patent başvurularıyla otomotiv gelişimine ne kadar önem verdiklerini gösteriyorlar. Aynı stratejiyi biz de uygular ve otomotiv sanayi – üniversite iş birliği ile patent hareketine yönelirsek kısa sürede başarılı olabiliriz. Yabancı firmaların otomobilde kullanılan her parça için farklı versiyonlarda 100’lerce patent başvurusunda bulunduğunu da önemle belirtmek isterim.

2006-2010 yılları arasında bazı önemli otomobil firmalarının aldıkları patent sayılarını bir grafik ile şu şekilde gösterebiliriz. Grafikte de görüleceği üzere dünyanın en büyük otomobil firmaları son 5 yılda yüz binlerce patent almışlar ve her geçen yıl da binlerce patent almaya devam ediyorlar.

Türk girişimcilerinin otomotiv sektöründen uluslararası patentleri araştırması ve kendine bir yol haritası belirlemesi gerektiğini kanaatindeyim.

Teknik Altyapı İçin Üretici Teşvik Edilmeli!

TÜBİTAK gibi bir araştırma merkezi bile bir firma için sadece 20 patente destek vermekte. Bu otomotiv gibi geniş sektörler için yetersiz bir rakam. Otomotiv sektörü odak sektörlerden birisi gösterilip, bu sektörde alınan bütün patentler özel olarak desteklenirse, yerli otomobil hedefi daha kısa sürede gerçekleşir. Günümüzde önemli otomotiv firmaları yabancı lisanslı ürünlere bu yüzden yöneliyor. Girişimciler ürün geliştirmeye teşvik edilirse bizim de patent hakları yerli firmalara ait olan otomobilimiz üretecek teknik alt yapımız olur. Devlete de bu konuda çok iş düşüyor. ÜR-GE ve AR-GE ile ilgili adımlar atılmaya başlandığında yapılan bütün yatırımların kısa zamanda karşılığını bulacağı görülecektir.

Bütün patent hakları ülkemize ait yerli otomobil üretilmesi dileklerimizle…

Son söz;
Bir buluş yap ülken kazansın! Bir buluş yap firman kazansın! Bir buluş yap sen de kazan!

10 yıl sonra patentte Dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girmiş bir Türkiye dileklerimle, bütün okuyuculara saygılar sunarım.

Kaynak : makalemarketi.com

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
7129 kere okundu

Etiketler: patent sanayi

Ali Çavuşoğlu

Profesyonel Tecrübe: 
Birçok gazete ve dergide yayımlanmış makale ve inceleme yazıları bulunan Ali Çavuşoğlu; yerli ve yabancı müvekkillere Marka, Patent, Endüstriyel Tasarım ve Coğrafi İşaretler konularında tescil ve takip işlemlerinin yanı sıra hukuki danışmanlık yapmaktadır. Halen Adres Patent şirketinin Genel Müdürü olarak çalışmalarını sürdürmektedir. 

Uzmanlık: 
1997 yılında Türk Patent Enstitüsü'nün düzenlediği Marka ve Patent Vekilliği sınavını kazanarak; 'Marka ve Patent Vekilliği' Unvanını almıştır. 2000 yılından itibaren de 'Avrupa Patent Vekilliği' unvanını almaya hak kazanmıştır. 

Eğitim: 
1995 yılında İstanbul Üniversitesi, Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Çavuşoğlu, 1996 yılında Türkiye Barolar Birliği'nce verilen Avukatlık Ruhsatnamesini almıştır.

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Positioning (Konumlandırma) artık Türkçe
Marka Tescili Nedir?
Yerli Otomobilin Yol Haritası: Önce Patent!
Patentin Üreticiye Katkısı ve Patent Almanın Önemi
Ne Tür Markalar Tescil Edilmiyor?
Kobiler Patent Veritabanlarından Nasıl Yararlanır?
Tasarım ve Markalaşmanın Önemi
Girişimcilik, İnovasyon, Patent ve Ar-Genin Önemi
Uluslararası Marka Tescili
Dünyaca Ünlü Firmaların Kazandıran Patent Stratejileri
Ekonomik Kalkınmanın Yolu Patent’e Verilen Önemden Geçer
Marka Tescili İçin Aracı Seçimi

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

Hangi 3 Harf? Teslim Şekli anlamında kullanılan Incoterms kısaltmaları

Hangi 3 Harf? Teslim Şekli anlamında kullanılan Incoterms kısaltmaları

Dış ticaret işlemi yapan, ister ihracat olsun, ister ithalat olsun; bu 3 harfleri patronundan, işi yapan uzmanına kadar; Satınalma, İhracat, İthalat, Gümrük gibi birimlerinde çalışan herkesin eksiksiz bilmesinde çok fayda vardır: “Teslim şekli” anlamında kullanılan “Incoterms” kısaltmaları.

OFİS VE İNSAN

Toplantı Teknikleri

Toplantı Teknikleri

İş hayatında, düşüncelerin en az yanlış anlama ile karşı tarafa aktarılması ve hayata geçirilmesinde, gerçekleştirilen toplantıların rolü büyüktür.

Monitör ve masa yerleşimi

Monitör ve masa yerleşimi

Özellikle sırt, bel ve boyun rahatsızlıkları yönünden masada oturuş ve göz sağlığı açısından da monitör konumlanmalarında dikkat edilmesi gerekenleri inceliyoruz

İŞ DÜNYASI

Büyüme, Karlılık ve Nakit Akışı

Büyüme, Karlılık ve Nakit Akışı

İşletmeler belli bir zamanda ya da zaman aralığında bir mali durum hakkında bilgi sahibi olmak için finansal tablolardan yararlanırlar.

HUKUK / MUHASEBE

Vergi İdaresindeki Değişimler (2.Bölüm)

Vergi İdaresindeki Değişimler (2.Bölüm)

Vergi İdaresindeki Değişimin Farkında mısınız?

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi
tümü

PATRONA TAVSİYELER

Kurumsallaşabilenlerden misiniz, Yoksa...

Kurumsallaşabilenlerden misiniz, Yoksa...

Böyle bir soru olur mu şimdi demeyin lütfen. Hem de bir Yönetim Danışmanı böyle bir soruyu sormamalı diyebilirsiniz. 23 yıllık profesyonel iş hayatımın büyük bir kısmını KOBİ'lerde “kurumsallaşma” çalışmalarına harcamış biri olarak, tüm şirketlerin ve özellikle de KOBİ'lerin öncelikle bu sorunun cevabını düşünmeleri gerektiğine inanıyorum.