Yeni Markalar Oluşturabilmek

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Yeni Markalar Oluşturabilmek

Türkiye Avrupa’nın üretim üssü olma yolunda ilerliyor. Ancak, kendi markalarını oluşturamadığı için yapılan üretimden yeterince katma değer elde edilemiyor.

Katma değeri artırabilmek için bir taraftan entelektüel sermyae yönetimine, yenilikçiliğe, teknoloji geliştirmeye, patent sahibi olmak üzere ar-ge’ye yatırım yaparken, bir taraftan da marka oluşturmaya öncelik vermeliyiz.

Markaların tanıtımına ve bulunuabilirliğine yapılan yatırımlar sadece bugünkü satışları değil, aynı zamanda ileride yapılacak satışlar için potansiyel müşterilerde elde edilen zihin paını da artırdığı için kümülatif bir etki yaratır. Bir başka ifade ile geçmişte yapılan marka yatırımları, bugün yapılan yatırımları destekler. Elbette bu desteğin olumlu olabilmesi için markanın özünü oluşturan mesajlarda tutarlılığın sürekliliği önemlidir. Bu nedenle, markalarını iyi yöneten firmalara karşı yeni markaların başarıyla oluşturulması oldukça güç ve maliyetli bir süreç olabilir.

Türk firmaları genellikle uzun süredir markalarını oluşturmuş yabancı firmalara karşı kendi markalarını oluşturma sürecinde dikkatli olmazlarsa hem büyük maliyetlere katlanmak zorunda kalabilirler, hem de başarı şansı düşük olabilir. Bu nedenle, örneğin tekstil sektöründe birçok Türk firması yeni bir marka oluşturmak yerine bazı uluslararası markaları satın alarak ilk yatırım maliyetlerini ve yatırımın süresini azaltmaya çalışıyorlar.

Marka oluşturmak için ayrılan fonları etkin kullanabilmek için öncelikle markanın kşmlern zihninde oluşturulmasının hedeflendiği konusunda net bir karar verilmelidir. Odaklanmayan marka stratejileri iletişim denizinde boğulmaya mahkum olur. Bu nedenle hedef kitle tespiti marka oluşturmanın öncelikli bir girdisidir.
Belirlenen hedef kitleyi etkileyen yeni trendleri yakından takip edip, marka stratejisini bu trendler çerçevesine oturtmak genellikle kaynakların çok daha etkin kullanılmasını ve başarının daha hızlı oluşmasını sağlar. Örneğin, Ülker’in Türkiye’de yükselmekte olana milliyetçilik dalgasını kullanarak ‘Cola Turca’ markasının oluşturulmasında destekleyici bir trend olarak kullanılması, tüm dünyadaki yeni cola markaları oluşturma deneyimlerinin en başarılılarından birisini gerçekleştirmesine yardımcı olmuştur.

Hedeflenen müşteri segmentinin büyüklüğü ve yaratabileceği kaynak da detaylı bir şekilde irdelenmelidir. Örneğin, Avrupa’da her geçen gün artan yaşlı nüfüsu hedefleyen marka stratejileri başarılı olurlarsa daha büyük getiri sağlayabilirler. Bunun nedeni, hem bu kesimdekilerin sosyal güvenlik sistemi içinde birikimlerinin olması, genellikle zengin olmaları, hem de bu müşteri kitlesinin büyüyen bir kitle olmasıdır. Ancak, yine yaşlıların daha tutucu olduğu göz önüne alındığında onların yakın oldukları bir markanın satın alınması yeni bir marka oluşturmaktan daha etkin olabilir. Oysa, Türkiye’de özellikle her geçen gün artan evlenme çağındaki gençler hedef alındığında yeni bir marka yaratma yolu seçilebilir.

Marka oluşturuken dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan birisi de marka mesajının seçilen müşteri kitlesince önemsenen hangi faydayı sağladığı ile tutarlı olmasıdır. BU değer, ürünü farklı kılan bir özellik olabileceği gibi (konforlu, ekonomik, hızlı gibi), kitlede yaratılması istenen duygulara (mutlu, eğlenceli, heyecanlı gibi) odaklanabilir.
Ancak, mesajın etkili şekilde hedef kitleye ulaştırılabilmesi için seçilen faydanın başka markalar tarafından sahiplenilmemiş olması da önem taşımaktadır. Örneğin, otomobil sektöründe ‘güvenli, sağlam’ imajına senlerdir yatırım yapmış olan Volvo’nun yerine bu faydaya sahip çıkabilmek için yapılacak yatırımların boyutu çok yüksek olabilir. Elbette ki yeni bir marka da güvenli olmalı ve bu özelliğini anlatmalı, ancak marka stratejisini oturtacağı temelin bir başka marka tarafından üstlenilmiş olması önemli bir risk olarak algılanmalıdır. Bu nedenle, marka stratejisini oluşturmadan önce hedef kitle ve trendler kadar, rakipler ve daha önce yapılmış marka yatırımları konusunda da dikkatli bir araştırma yapmak faydalı olur.

Özetle, yeni marka oluşturmak sadece marka ve iletişim yatırımlarıyla değil, ürün tasarımından hedef kitle seçimine ve rekabet ortamı ile ilgili araştırma yatırımlarına da önem verilerek gerçekleştirilebilecek bir süreçtir.


Kaynak: ARGE Danışmanlık A.Ş.
www.arge.com

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
20487 kere okundu

Etiketler: marka

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Ali Rıza Eşkazan ile ropörtaj: İç denetimde mesleki uzmanlık
Strateji Planlanır mı?
ERP Uygulamalarında Görülen Aksaklıklar
Değer Yönetimi
KOBİ´ler ve AQAP Belgesi
Tübider RoHS (Kurşunsuz Üretim) Testleri Sonuç Raporu
ERP´nin işlerimde sağlayacağı yararlar nelerdir
Risk Yönetimi
Kurumsal Yönetim
Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma
Pazarlama Temel Kavramları -1
Ne Kadar Hataya Tahammülünüz Var?
Kurumsal Marka Değeri
Yönetim Kurullarına Öneriler
Başarılı ERP Uygulamaları

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (No: 2012/1) yayınlandı.

İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (No: 2012/1) yayınlandı.

10 Ocak 2012 tarihli ve 28169 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Tebliğ ile ;

OFİS VE İNSAN

Doğa Dostu Yeşil Binalar

Doğa Dostu Yeşil Binalar

Soluduğumuz havanın, içtiğimiz veya kullandığımız suyun, işlediğimiz toprağın milyarlarca insanın ihtiyacını karşılayabilmesi her geçen yıl güçleşiyor. Çünkü her üçü de sürekli kirleniyor.

İş Hayatında Pozitif Düşünce

İş Hayatında Pozitif Düşünce

Şimdiye kadar "pozitif düşünce" ve "polyannacılık" (her şeyin iyi tarafını görmek) üzerine bir çok söz söylendi, birçok makale ve kitap yazıldı. Peki pozitif düşünce nedir ve iş hayatında çalışanlara ne gibi yararlar sağlar?

İŞ DÜNYASI

Dijital Dönüşüm Çağında Kobiler Ne Durumda?

Dijital Dönüşüm Çağında Kobiler Ne Durumda?

Sadece Türkiye’de değil dünyada da bir sürü Kobi dijital çağdaki gelişmeleri izliyor ama uyum sağlama konusunda geri kalıyor.

HUKUK / MUHASEBE

Yurtdışı Seyahat Harcamalarının Muhasebeleştirilmesi

Yurtdışı Seyahat Harcamalarının Muhasebeleştirilmesi

Seyahat giderleri, özellikle de işletmelerin bütçeleri içerisinde yer alırken, yüzdesi her geçen gün artmaya devam ediyor. Düşünülenin aksine dünyanın küçülmeye başlaması ile birlikte artık böylesine bir yüzde artışı hiçbir şekilde şaşırtıcı değil. Şirket çalışanlarının yurtdışı seyahatlerinde yapmış oldukları harcamalarının gider olarak yazılması için belgelerin öncelikli olarak vergi mevzuatında aranmakta olan şartları sağlaması gerekmektedir.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi