Ürün Çevresi İnovasyonu

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Ürün Çevresi İnovasyonu

"Artık sadece müşterinin sesini dinlemek yetmiyor, sessizliklerinde neler saklı olduğunu da bilmek gerekiyor." Prof. Ben Bensaou

Bir bilgisayar almak istiyoruz. Bir online alışveriş sitesinde, işlemci tipi aynı olan ve en ucuzu ile en pahalısı arasında 3-4 kat fiyat farkı olan 100’ün üzerinde laptop / notebook bulabilmemiz mümkün. Bir bilgisayar tercih ederken en önemli seçim kriteri olan işlemciye karar vermiş olmanızın, “seçme” işinizi kolaylaştırmadaki yetersizliğini takdirinize bırakıyorum.

Kategori erbabı değilseniz, bir “seçim” yapmanız rahatlıkla haftalarınızı alabilir. Eğer benim gibi, bilgisayarı çoğunlukla iş için ve nadir zamanlarda da film izlemek amacıyla kullanıyorsanız, tercih edeceğiniz bilgisayarın performansını diğerleriyle çok kolay karşılaştıramayacağınıza bahse girebilirim. Özetle şunu iddia ediyorum: Hayatımızı kolaylaştırabileceği varsayılan “ürün çeşitliliği” aslında, başta seçimlerimiz olmak üzere hayli zorluğu içerisinde barındırıyor.

Peki ürün inovasyonuna dayalı bu “farklılaşma” çabaları, markaların, ya da sundukları ürünlerin tercih edilirliklerine ne ölçüde katkı sağlayabiliyor? Firmaların nihai amacının “en çok çeşitte ürünü pazara sunmak” değil, “rekabet üstünlüğü ve buna bağlı yüksek kâr” olduğunu varsaydığımızda yukardaki sorunun cevabını vermek bir hayli zorlaşıyor.

Gün geçtikçe daha çok firmanın ürüne yönelik değil ürünü çevreleyen faktörlere yönelik geliştirdikleri inovasyonlarla önemli rekabet üstünlükleri kazanabilmeyi başardıklarını gözlemleyebiliyoruz. Kuşkusuz bunun en çarpıcı örneklerinden birisi, Tuborg’un geliştirmiş olduğu “temiz kapak” inovasyonudur. Kutunun içerisindeki biranın lezzeti, ya da biyokimyasal yapısı ve içeriği yerine ürünün ambalajında yapılan bir düzenleme ile bira pazarını sarsabilmeyi başarmışlardır.

İşte size Ürün Çevresi İnovasyonu

Böylesine başarılı bir inovasyona imza atmayı başarabilmelerinin arkasında yatan hokus pokusun ise müşteriyi iyi gözlemlemiş olmalarında yattığını da rahatlıkla ifade edebiliriz. Müşteriye karşı körleşmiş şekilde, sadece rakiplere bakarak, laboratuvarlarda gerçekleştirilen “ar-ge faaliyetleri” ile yakalanamayacak bir başarı söz konusudur Tuborg için.

“Ürün çevresi” kavramını, ambalajla sınırlandırmak elbette büyük bir yanlışı barındıracaktır. Ürün çevresini, ürünle ya da ürünün özellikleri / performansı ile doğrudan ilgili olmayan, ancak bir yandan da ürünün kendisindeki düzenlemelerden çok daha etkili şekilde tercih edilirlik sağlayan faktörler olarak tanımlayabilmemiz mümkündür. Bundan önceki yazımızda bahis konusu ettiğimiz Dove’un da ürün odaklı olmayan çok önemli bir inovasyona imza attığını biliyoruz. Dove, ürün dışında kalan tek bir faktörle “tercih edilirlik” sağlayabilmeyi başarmıştır: Size “süper model” güzelliği vaad etmiyoruz, siz zaten güzelsiniz…

Müşteri değer alanı yaklaşımı içerisinde, müşteriye kendisini daha iyi hissettirebilecek her yaklaşımın, her adımın ve her inovasyonun, müşteri tarafından yüksek ölçüde karşılık bulma ihtimali bulunduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz zira bugün fazla olan şey çeşitlilik, nadir bulunan şey ise, müşterilerin kalplerine temas edilebilmesine olanak sağlayan “insan dokunuşudur”.

Bu tip inovasyonun odağını tespit edebilmenin tek yolu müşteriyi doğru araçlarla gözlemleyebilmektir. Bu gözlemler sonucunda, kimi zaman, kuşkusuz ki ürüne yönelik bir ihtiyaç da tespit edilebilir ve bu da bir ürün inovasyonuna kaynaklık edebilir. Böyle bir durumda ürün inovasyonuna odaklanmak da elbette mümkündür, ama öncelik olarak (ve çoğu zaman sadece) “ürünü geliştirmeye” odaklanmış firmaları büyük açmazlar beklemektedir. Bu tip bir yaklaşımın, hedeflenen ticari başarıya hizmet edebilmesi ise hem zor, hem zaman alıcı, hem de yüksek maliyetlidir.

Önümüzdeki on yıllara imza atacak firmaların, ürün çevresine odaklananlar arasından çıkacağını düşünüyorum. Siz ne dersiniz?

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
560 kere okundu

Özgür Eyiol

İşletme Mühendisi (İTÜ ’98) olan Özgür Eyiol, kariyerine bankacılıkla başladı. Bu sektöre ancak 4 yıl tahammül edebildi. Ardından uzun yıllar boyunca üretim sektöründe ve muhtelif pozisyonlarda ve genellikle de pazarlamayı kapsayacak görevler aldı. 2011 yılında, tüm yöneticilik görevlerini geride bırakıp, eğitimci/danışman olmak yolunda adımlar attı. Kurumsal kapasiteyi artırıcı çok sayıda projede eğitmen/danışman olarak görevler aldı.

Firmaların, inovasyon kavramını gözlerinde çok büyüttüklerini, farklılaşma gayretlerinin olmadığını ve rekabet=düşük fiyat algısına sahip olduklarını üzülerek gördü. Pazarlama literatürünün “farklılaşmak iyidir” dediğini ama bunun yöntemini anlatmadığını fark etti. İnovasyon temelli ve farklılaşmaya dayalı rekabet üstünlüğünün nasıl sağlanabileceğini açıkladığı “Beklenmedik & Rekabet Üstünlüğü” (Artıfarma Yayınları – 2015) isimli kitabını kaleme aldı.

Halen güzel İzmir’de yaşamakta ve kurucusu olduğu Nova Rekabet Stratejileri Eğitim & Danışmanlık firmasını yönetmektedir.

merhaba@novarekabet.com
www.novarekabet.com

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Etkili Pazarlık ve Müzakere Nasıl Olur?
Olumlu Müşteri Deneyimi Yaratmak
İhalelerde Pazarlama Karması 4P
Bayim Olur musun? Fuarı Gözlemleri
Performans Odaklı Bayi Yönetimi Nasıl Yapılır?
Satışçılar için Satınalmanın şifreleri 2
Bayi Yönetiminde Sık Yapılan 10 Hata
Satış Organizasyonu Oluştururken Atılacak 6 Adım
Bayi Adayları Nasıl Tespit Edilir?
Talebi Karşılayarak Para Kazanırsınız, Talep Yaratarak Zengin Olursunuz
Satış Faaliyetinizin Etkinliğini Nasıl Arttırabilirsiniz ?
Uyumlu Rekabet
Satış Yönetimi Değerlendirmesi
İhale demek düşük fiyat demek midir?
Müşterilerinize Nasıl Bir Tedarikçi Olduğunuzu Sorun

DIŞ TİCARET

E-İhracatçılar İçin Ülkelere Göre Satış Rehberi: Hangi Ülke Size Daha Uygun?

E-İhracatçılar İçin Ülkelere Göre Satış Rehberi: Hangi Ülke Size Daha Uygun?

E-ihracat, başka bir deyişle internet üzerinden yurt dışına satış yapmak, son yıllarda KOBİ’ler arasında yaygınlaşmaya başladı ve bu konuda çeşitli devlet teşvikleri mevcut.

OFİS VE İNSAN

Başarılı Olmak, Başarmak İçin İzlenmesi Gereken 7 Adım

Başarılı Olmak, Başarmak İçin İzlenmesi Gereken 7 Adım

Başarılı olmak, bir şeyleri başarmak hemen herkesin ortak hedefi… Ancak kimileri için başarı kendiliğinden geliyormuşçasına kolayken kimileri için de bir türlü varılamayan yol gibidir.

Türkiye’nin istihdamına online alım ve başvurular yön veriyor!

Türkiye’nin istihdamına online alım ve başvurular yön veriyor!

İşverenlerin yüzde 97’si iş ve insan kaynakları sitelerinde eleman arıyor. İş arayanlar arasında İK sitelerinin tercih edilme oranı ise yüzde 83.

İŞ DÜNYASI

Almanya Turizm Pazarında radikal değişim zamanı

Almanya Turizm Pazarında radikal değişim zamanı

Satış ve Pazarlama Dünyası hala satış ve pazarlama kavramları ve bunların pazarda hangi eylemleri ifade ettiği ile ilgili net bir düşünceye sahip değil.

HUKUK / MUHASEBE

Yeni Türk Ticaret Kanununa Genel Bakış

Yeni Türk Ticaret Kanununa Genel Bakış

1 TEMMUZ 2012 tarihi itibarı ile yürürlüğe girecek olan 1535 maddelik Türk Ticaret Kanunu (TTK) tasarısı 12 Ocak 2012 tarihli TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaşmıtır.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • Logitech ve İnovasyonu Markalamak

    Her şey bir twit ile başladı. Linkini verdiğim bu twit ile birden Logitech Mouse ilgi alanıma girdi. ( https://twitter.com/kerimolmez/status/558724078463647745) Çünkü, bilgisayarı ve dolayısı ile Mouse'u yoğun kullanan biri olarak Mouse pilinin çabuk bitmesinden, olmadık bir zamanda pil bulmaya çalışmaktan yorulmuştum. Twitte ve ilgili yazıda bahsedilen Mouse'un pil ömrünün uzun olması bu derdime bir çare olacak gibi görünüyordu. Mouse pilinin bitmesi ve ikide bir pil arama derdim o kadar büyüktü ki hemen o gün iki üç mağaza gezerek o Mouse'u aldım. Mouse'u aldığım tarih 24 ocak. Bugün 1 Mart. Yani bir ayı aşkın zamandır aynı pili kullanmaya devam ediyorum.