Sektörel Derneklerde Proje Yönetimi & “TURKEY Discover the Potential”

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Sektörel Derneklerde Proje Yönetimi & “TURKEY Discover the Potential”

Yılbaşından bu yana, TİM Türkiye İhracatçılar Meclisi önderliğinde, Medya’da yayınlanmaya başlayan “TURKEY Discover the potential, Gücünü ve potansiyelini keşfet!” projesiyle, iş ve sosyal yaşantımızda, özellikle markalaşma ve ihracata yönelik hareketliliğin, giderek artmaya başladığını görmekten son derece mutluluk duymaktayız. (Hem Doğuyuz! Hem Batıyız! Biz!..)

Projenin amaçları kapsamında, tüm Dünyaya yapılan bir çağrıyla; tarihimizi, değerlerimizi, kültürümüzü, farklılıklarımızı ve ülkemizi tanıtabilmek için özel bir davet yapılıyor. “Hikayeni Dünyaya Anlat” mesajıyla da, özellikle iş dünyamızın projeye destek vermesi bekleniyor.

“2023 yılında 500 Milyar $ İhracat + Kişi başına 25 Bin $ gelir + 10 Dünya Markası + Dünyanın 10. büyük ekonomisi” gibi hedeflerimiz doğrultusunda, insanımıza çok daha kaliteli bir yaşam sunmak amacıyla yola çıkılan bu projede, tabii tüm şirketlerimize de büyük görevler düşüyor.

Sürdürülebilir bir gelecek vadeden bu görevler çerçevesinde, büyük şirketlerimizin yanında, küçük ve orta boy işletmelerimizin de çok önemli bir yeri olduğu muhakkak! Genel olarak bu amaçla (Geçen ay ki “UR-GE Projeleri ve İş Dünyasında Proje Destekleri” başlıklı e-makalemi okuyan sevgili dostlarımın mutlaka hatırlayacağı gibi...) KOBİ’lerimiz, ortaya koydukları yıllık hedefler doğrultusunda çalışmalarını sürdürürken, sektörel anlamda bir araya gelip “Avrupa Birliği ve Devlet” destekli ortak projelerde yer alarak, hem bu projelerle ihracata yönelmek, hem de yarınlarına daha da güvenle bakmak istiyorlar, ki bunda da son derece haklılar!..

Ülkemizin markalaşması açısından, ana projeye destek amacıyla; KOSGEB, Kalkınma Ajansları ve UR-GE proje destekleri şeklinde ortaya konan, daha küçük kapsamlı “Sektörel Projeler”in, TURKEY Discover the Potential projesinde çok büyük ve önemli bir yeri olduğu da muhakkak!

Genellikle üretici şirketlerin bir araya gelmesiyle kurulan “Sektörel Dernekler” öncülüğünde ortaya konan ve 1 - 3 - 5 yıllık süreler içeren bu projeler; projenin kapsamına göre, aynı ya da benzer iş kolunda faaliyet gösteren, birbirleriyle işbirliği veya rekabet halinde olan Dernek Üyesi Şirketlerin, Yan Sanayi Kuruluşlarının, Ham Madde Tedarikçilerinin ve Bölgesel Kamu Kurumlarının (Yerel Yönetimler, Ticaret ve Sanayi Odaları, Üniversiteler, Kalkınma Ajansları, Meslek Odaları, TİM ve Türkiye İhracatçı Birlikleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Sivil Toplum Kuruluşları, Organize Sanayi Bölgeleri, Vs.) bir araya geldiği, bir çalışma modelidir.

Yöresel ve bölgesel kalkınmaya ve de özellikle ihracata yönelik, ortaya konan bu projeler çerçevesinde, işbirliği içinde olan kuruluşların; ortak ihtiyaç analizleri, özel ve ortak kurumsal eğitimleri, ortak pazarlama ve kurumsal iletişim faaliyetleri, yurt dışı fuarlarla ortak tanıtım organizasyonları, markalaşma hedefleri ve vizyonları gibi yeniden yapılanma çalışmaları, AB Hibe Fonları ve ilgili Bakanlıklar tarafından %75'e varan oranlarda desteklenmekte!..

Normal olarak özellikle imalat yapan ve ihracat potansiyeli olan şirketlerin üyesi olduğu Sektörel Derneklerin katkılarıyla ortaya konan ve nitelikleri itibarıyla; TC Ekonomi Bakanlığı, TC Kalkınma Bakanlığı, TC Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından, çeşitli kriterlere göre desteklenen bu projelere, bir de başka bir açıdan bakmakta yarar var diye düşünüyorum.

T.C. İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığı verilerine göre ülkemizde kurulu bulunan faal dernek sayısı bugün itibarıyla 100.000’i aşmakta ve bunların en üst sırasında da 20.000’i aşan bir sayı ile Mesleki ve Dayanışma Dernekleri, yani “Sektörel Dernekler” yer almakta!..

Hemen hemen her sektörle ilgili bir sivil toplum kuruluşu olarak, en az 3 - 5 adet Derneğin bulunduğu bu sayıya; “Mesleki Dayanışma Dernekleri / Kurumları” tarafından oluşturulan “Federasyonlar” ve bu Federasyonlar tarafından oluşturulan “Konfederasyonlar” dahil değil.

TÜİK Türkiye İstatistik Kurumu ve TÜBİTAK verilerine göre 1995 ve 2015 yılları arasındaki 20 yıllık süre içinde çeşitli oluşumlar ve özellikler çerçevesinde verilen bu Devlet Destekleri için 20.000 civarında proje başvurusu yapılmış ve bunlardan 10.000 den biraz fazlası için onay kararı alınmış ve de bu onaylanan projelere yaklaşık 5 Milyar TL destek yapılmış!..

Yani... Bu noktada, özellikle Sektörel Dernekler açısından; ciddi kurumlarla, ortaya güzel bir proje konulduğu zaman, bu projenin desteklenme şansı %50 den daha da fazla olduğundan... “Proje” üretmek veya üretilmiş projelerde yer almak açısından, iş dünyamızla ilgili bu verileri çok iyi değerlendirmek ve de - laf ola beri gele - sadece kişisel çıkar çatışmaları neticesinde ortaya çıkmış - Başkanları ve Yönetimleri 15 - 20 yıl’dır aynı kişilerden oluşan Dernekleri bir kenara bırakıp yolumuza sağlam adımlarla devam etmek gerekir, diye düşünüyorum.

Şimdi de konuya “Proje Yönetimi” açısından da bir bakalım!

2000’li yıllardan bu yana, içinde bulunduğum tüm proje gruplarında; ayakları yere basan yeni bir proje ortaya konulduğu zaman yaşanan mutluluğu, tüm proje üyesi kuruluş yetkililerinin yüzlerinde gözlemlemişimdir.

İlk planda yöresel ve bölgesel iş ihtiyaçları ile ilgili yapılan analizler ve düşüncelerle şekillenen bu tür projelerde; önce hedefler ve amaçların basit ve net bir şekilde açıklanması ve de bu açıklama yapılırken de “Neyi - Neden - Nasıl - Ne zaman - Nerede ve Kimlerle ?” yapılacağının ortaya konularak, diğer aşamalara geçmek önemli şıklar arasında yer alır!..

Bildiğiniz gibi, kısaca; “Belirli bir süre içinde, belirli bir bütçe ve ekiple, net olarak tanımlanan hedeflere ulaşmaya yönelik planlanan faaliyetler bütünüdür” şeklinde tanımlanabilen hemen hemen tüm “Proje”lere başlamadan önce, yapılması gereken araştırmaların başında, varmak istenilen sonuçlarla ilgili “Hedef Pazarlar ve Durum Analizleri” gelmektedir.

Projelerde durum analizi; sadece özel veya kurumsal olarak "Fayda / Maliyet" ilkeleri çerçevesinde öngörülen çalışmaların tüm organizasyonunu ve planlamasını yapmaktan öte, ihtiyaçların ortaya çıkarılması, hedef pazarlarla ilgili bütün incelemelerin yapılması, çözüm yollarının oluşturulması ve alternatif “B Planı”da dahil, tüm önerilerin ortaya konmasıdır.

Projelerin ön hazırlıkları ve tüm proje paydaşları ile ilgili koordinasyonun sağlanması, normal şartlarda ve genellikle "Proje Koordinatörleri" tarafından organize edilir.

Proje Koordinatörü'nün en önemli görevi, proje ekipleriyle birlikte planlanan faaliyet programı ve yol haritası çerçevesinde, özellikle proje bütçesinin; sürdürülebilirlik açısından - teknik, finansal, ekonomik, sosyal, kurumsal ve çevresel faktörleri de dikkate alarak - “proje amaç ve hedefleriyle ilgili” tutarlılığını ve bütünselliğini değerlendirmektir. Yukarı bölümlerde bahsettiğim AB ve Devlet Destekleri, bu değerlendirme sayesinde netleşmektedir.

Özellikle ihracata yönelik olarak, sektörel işbirliği ve dayanışma çerçevesinde desteklenen bu tür projelere katılan tüm şirketlerin, proje onayından itibaren ortak hedefler doğrultusunda birlik ve beraberlik içinde atacakları her adım... Yani;

  • Kuruluşları, tarihçeleri ve ortaklık yapıları...
  • İş konularına göre pazar payları ve üretim kapasiteleri...
  • Organizasyon şeması, görev tanımları ve kurum kültürü...
  • Şirket olarak projede alınacak yer doğrultusunda, üretim ve tedarik zinciri ile ihracata hazırlık...
  • Proje hedefleriyle ilgili Swot Analizi ve stratejik planlama...
  • Kurumsal eğitim ihtiyaçları ve özel destek eğitimleri...
  • Çalışan Memnuniyeti ve Performans Değerlendirme...
  • İK - Dış Ticaret ve İhracat Departmanı organizasyonu...
  • Hedef pazarların belirlenmesi ve pazar araştırmaları...
  • Kültürel farklılıkların irdelenmesi ve rekabet Koşulları + Coğrafi ve fiziki koşullar...
  • İhracat aşamaları + Tanıtım çalışmaları + İş planı + Yol haritası + E-Ticaret...
  • Web sitesi + İnternet ve Bilgi Teknolojileri + Arama Motorları ve Anahtar Kelimeler...
  • Yurtdışı Fuarlara katılım ve Kurumsal İletişim faaliyetleri + Ticaret Ataşelikleri ve ikili görüşmeler...
  • İhracattaki riskler ve bunları ortadan kaldırma yöntemleri...
  • CRM + Satış Sonrası Hizmetler ve Müşteri Memnuniyeti...
  • Databank + Veri Saklama ve Raporlama

adımlarındaki gelişmeler, “Proje Dosyasında” dönemsel olarak yer alacak ve bu raporlamalar, tüm desteklerin devamı açısından çok büyük bir önem gösterecektir. Discover the Potential!.. Sevgi ve saygılarımla...

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
1786 kere okundu

Ali Rıza Değer

1955 İstanbul doğumlu, evli ve 1 çocuk babasıdır. Öğrenimini Kabataş Lisesi'nden sonra İ.T.İ.A. Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Marmara Üniversitesi - Maliye Bölümleri’nde sürdürdü. 

Çalışma hayatına 1973 yılında pazarlama ve halkla İlişkiler sektörlerinden başlayıp, 1977 den 2003 yılına kadar, kendi şirketlerinde devam etti. (Ajans Ardaş Reklamcılık Limited.) 

Bu alanlarda yaklaşık 30 yıl; T.İş Bankası, Paşabahçe, Aygaz, İzocam, Lombardini, Honda, Rowenta, JVC, KİP, IBM, Pimaş, Sandoz, Kaleterasit, Kalebodur, Kalekim, Kaledekor, Kalevit, Çanakkale Seramik v.s. gibi birçok şirkete, özellikle Türkiye'nin her yerinde, KKTC de ve Almanya'da, reklamcılık ve halkla ilişkiler başta olmak üzere, çeşitli hizmetler verdikten sonra, kendi isteği ile emekli oldu. 

Yurtiçinde ve yurtdışında katıldığı eğitim çalışmaları...

ISO 9001 14001 Toplam Kalite Yönetimi, Permission Marketing, Inovasyon, Motivasyon, Performans, Network Marketing, Satış ve Pazarlama Eğitimleri ile birlikte...  KKTC Girne Amerikan Üniversitesi / 118 - Y Lions Akademisi Başkanlığı ve Chicago, Indianapolis, Newyork / Uluslararası Lions Kulüpleri Birliği Genel Yönetmenlik ve "Stratejik Liderlik Eğitimi" sonrasında ilaç, otomotiv ve kozmetik gibi sektörlerde Koordinatörlükler yaparak, Sivil Toplum Kuruluşlarında görevler aldı.

1980 den itibaren üyesi olduğu STK'lar ve aldığı görevler…

  • Marmara Yelken Kulübü. Yönetim Kurulu Üyeliği (2011)
  • Sporturist Su Sporları A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeliği (2009)
  • Caddebostan Balıkadamlar Kulübü. Üyeliği (2004)
  • Feneryolu Tenis Kulübü. As Başkanlığı ve Baş Hakemliği (1999)
  • Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü. Üyeliği (2005)
  • Veteran Tenisciler Birliği. Üyeliği (2006)
  • Beşiktaş JK Genel Kurul Üyeliği (1986)
  • Trafik Mağdurları Dayanışma Derneği. Onursal Üyeliği
  • Türk Lions Beceri Kazandırma Vakfı. Başkan Yardımcılığı (1992) *Ethemefendi Lions Kulübü. Onursal Üyeliği
  • Sahrayıcedit Lions Kulübü. Onursal Üyeliği
  • Erenkoy Lions Kulübü. Başkanlığı (1992 - 1993)
  • Lions Akademisi. Başkanlığı (1994 - 1995)
  • Uluslararası Lions 118.Y Yönetim Çevresi. Genel Yönetmenliği *Liay.Lions İstanbul Anadolu Yakası Sosyal Hizmet Vakfı. Başk.
  • Uluslararası Lions 118.Y Federasyonu. Onur Kurulu Başkanlığı
  • Uluslararası Lions Türkiye Konfederasyonu. Konsey Üyeliği
  • Yılbak + Sporturist + Day Grup - ArGe & ArdAkademi Başkanlığı

Halen; ilaç, aşı, kozmetik, gıda, temizlik ve tanıtım sektörlerinde ki 3 şirketler grubunda; danışmanlık, eğitmenlik, koordinatörlük ve yönetim kurulu üyelikleri görevleriyle birlikte... 
Sosyal Sorumluluk Projeleri, BM Küresel İlkeler Sözleşmesi & Kurumsal Sosyal Sorumluluk & Sürdürülebilirlik gibi konularda “Proje Başkanı” olarak çalışmalarına devam etmektedir.  

ar.deger@yilbak.com
www.yilbak.com

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Dünyanın en çok tanınan markalarından Coca-Cola'nın Dünyası
Mercer Haftalık Çalışma Saatleri Analizi
İnternette Pazarlamanın Anahtarı- e-CRM-
Gümrük denetimleri artık işyerinde yapılacak
Franchising
Kobi Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.Ş. nedir?
Fuar Standı Nasıl Olmalı?
21.Yüzyılın Rekabet Silahı; Müşteri İlişkileri Yönetimi
İş Fikri Nasıl Bulunur? -1
Şirketleri Geleceğe Taşıyan Biricik Araç: Vizyon
Sektörel Bazlı ve Devlet Destekli Projeler Üzerine Bir Betimleme
Etkili İletişim Teknikleri: İletişim Becerileri ve Yapılan Hatalar
Sorularla İş Planı
İş Hayatının Gerçekleri
İşe İyi “İÇ” Müşterileri Alın

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

Dış Ticaret Verilerine Göre Nereye Gidiyoruz?

Dış Ticaret Verilerine Göre Nereye Gidiyoruz?

Türkiye İstatistik Kurumu ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2015 yılı Eylül ayında, 2014 yılının aynı ayına göre %14,2 azalarak 11 milyar 659 milyon dolar, ithalat %25,2 azalarak 15 milyar 401 milyon dolar olarak gerçekleşti.

OFİS VE İNSAN

Ofisiniz için bilgisayar sistemlerinin seçimi

Ofisiniz için bilgisayar sistemlerinin seçimi

Bir ofis için gerekli olan bilgisayar altyapısı veya donanımının seçimi oldukça özen gerektiren bir konudur.

İş Hayatında Pozitif Düşünce

İş Hayatında Pozitif Düşünce

Şimdiye kadar "pozitif düşünce" ve "polyannacılık" (her şeyin iyi tarafını görmek) üzerine bir çok söz söylendi, birçok makale ve kitap yazıldı. Peki pozitif düşünce nedir ve iş hayatında çalışanlara ne gibi yararlar sağlar?

İŞ DÜNYASI

Sermaye, Sadece Nakit Para Değildir!

Sermaye, Sadece Nakit Para Değildir!

Sermaye, Sadece Nakit Para Değildir! Sermaye demek sadece şirketin nakit malvarlığı değildir. Sermaye sadece şirketin sahibi olduğu, binalar, fabrikalar da değildir.

HUKUK / MUHASEBE

Google AdWords vb. Dijital Hizmet Harcamaları Nasıl Muhasebeleştirilir?

Google AdWords vb. Dijital Hizmet Harcamaları Nasıl Muhasebeleştirilir?

İnternetin günümüz dünyasındaki yerinin artmaya başlaması ile birlikte artık küçük büyük hiç fark etmez pek çok şirket artık kendilerini çok daha fazla kişiye tanıtmak amacı ile Google AdWords gibi pek çok farklı yerden hizmet almaktadır. Bu hizmetler online ortamda satın alındığı için, işletmeler bunların gider olarak yazılıp yazılmadığını bilemiyor.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • Marka Bilinirliği Neden Önemlidir?

    Pazarlamanın en yaygın kullanılan kavramlarından biridir marka bilinirliği. Özellikle satış ekipleri ve bayiler satış hedeflerini neden tutturamadıklarını sayarken önde gelen bir maddedir. “Markamızı kimse bilmiyor o yüzden……..”. Ya da “ah marka bilinirliğimiz olsaydı bak nasıl olurdu satışlar”. Ancak marka bilinirliği de diğer marka kavramları gibi ülkemizde tam anlaşılamamıştır. Konuyu iki bölümde alacağız. Önce önemi sonra nasıl sağlanacağı.