Sanal Dünya Takip Kaygısı Fomo Herkesi Esir Aldı

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Sanal Dünya Takip Kaygısı Fomo Herkesi Esir Aldı

Like, takipçi, aplikasyon… Herkes için tanıdık kavramlar. Hızla gelişen teknoloji çağı sosyal paylaşım ağlarını hayatımızın vazgeçilmezlerinden biri haline getirdi. İstediğimiz her an eğlenme, bilgi alma, iletişim kurma lüksüne her zamankinden da çok sahibiz.

Liv Hospital Klinik Psikoloğu Ceren Aydın 'Hayatımızı organize etmek ya da nerede ve kiminle olduğumuzdan, ne yaptığımızdan, hatta yediğimiz-içtiğimizden haberdar etmek için küçücük bir akıllı telefon bize yetiyor. İnternet kullanımının bir araç olmaktan çıkıp amaç niteliğine gelmesi kişiler arası ilişkilerde bozulma, yalnızlık, yetersizlik ve hatta depresyon gibi ciddi sorunlara da yol açabiliyor. Bu sorunlardan biri de son zamanlarda vurgulanan başkalarının ne yaptığından sürekli haberdar olma kaygısı durumu fomodur' diyor.

Fomo, hayır dedirtmiyor

En basit haliyle fomo bir kaygı durumu olarak tanımlanır. Fomo sosyal paylaşım sitelerinde sürekli güncelleme yaparak başkalarının ne yaptığından haberdar olma arzusu ve bu arzu doyurulmadığında ortaya çıkan huzursuzluk hissidir. Fomo’nun temelinde ‘Acaba şu an başkaları benim yaptığımdan daha ödüllendirici bir şeyler mi yapıyor, onların ne yaptığını kaçırıyor muyum?’ kaygısı yer alıyor. Başka bir deyişle kişiler yaptıkları seçimlerin ve içinde bulundukları durumların/aktivitelerin diğer insanlarınki kadar cazip olmamasından endişe ediyor. Yine bu sendromu yaşayanlar istemedikleri halde geri kalmamak adına yapılan davetlere hayır diyemiyor ve çok kez istemedikleri, keyif almadıkları etkinliklere katılıyor.

Fomo depresyonla da sonuçlanabilir

Yapılan çalışmalar sosyal medya kullanıcısı genç yetişkinlerde fomo görülme sıklığının yüzde 75’e kadar çıkabildiğini gösteriyor. Sevgi, saygı ve kabul ihtiyacı yüksek, dürtü kontrolü zayıf bireylerde yatkınlık daha fazla. Her şeyin aşırısında olduğu gibi sosyal medya ile uğraşının da aşırısı hayatımızı pek çok yönden olumsuz etkiliyor. Özellikle kaygı, yetersizlik hissi, algılama süreçlerinde bozulma, zihinsel yorgunluk, zaman kaybı, hayat doyumunda düşme, sosyal ilişkilerde bozulma ve ilerleyen süreçlerde depresyon gibi olumsuz duygu ve durumlarla sonuçlanabiliyor.

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
1610 kere okundu

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Sağlıklı yaşlanmanın ipuçları
Ofiste Göz Sağlığını Korumanın 8 Yolu
Türkiye Merkezli Spor Besinleri İle Kilolarınızdan Kurtulun
Çalışan ergonomisi için ipuçları
Sanal Dünya Takip Kaygısı Fomo Herkesi Esir Aldı
Domuz Gribi Kronik Hasta ve Çocukları Tehdit Ediyor
Bilinçsiz Vitamin Kullanımı Kalbi Yoruyor

DIŞ TİCARET

Ticaret Fuarları

Ticaret Fuarları

İster ulusal, ister uluslararası olsun, ticaret fuarlarının günümüzde pazarlamanın en önemli araç ve işlevlerinden biri olduğu bilinmektedir.

OFİS VE İNSAN

İş Hayatında Pozitif Düşünce

İş Hayatında Pozitif Düşünce

Şimdiye kadar "pozitif düşünce" ve "polyannacılık" (her şeyin iyi tarafını görmek) üzerine bir çok söz söylendi, birçok makale ve kitap yazıldı. Peki pozitif düşünce nedir ve iş hayatında çalışanlara ne gibi yararlar sağlar?

Kendini Tanımak ve Kendini Geliştirmenin Önemi

Kendini Tanımak ve Kendini Geliştirmenin Önemi

Kendini Tanımak ve Kendini Geliştirmenin Önemi

İŞ DÜNYASI

Güvenin ama kontrol edin!

Güvenin ama kontrol edin!

Risk yönetimi, belirlediğiniz hedefe ulaşmanızı mümkün kılan rota gibidir. Rotanızı, geminiz buz dağına çarpmadan önce doğru şekilde belirlemiş, rotanızın doğruluğunu destekleyici çalışmaları gerçekleştirmiş olmanız lazımdır

HUKUK / MUHASEBE

Yeni Türk Ticaret kanununda Şirket kuruluşuna ilişkin değişiklikler

Yeni Türk Ticaret kanununda Şirket kuruluşuna ilişkin değişiklikler

Yeni Türk Ticaret Kanunun getirdiği değişiklikleri Nevzat Erdağ, bir yazı dizisi olarak sunuyor. İkinci başlık: Şirket Kuruluşu

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi
tümü

PATRONA TAVSİYELER

İhaleye Girmek Yalnızca Dosya Hazırlamak Değildir

İhaleye Girmek Yalnızca Dosya Hazırlamak Değildir

Firmalar ihaleye girmek istedikleri kurumun/idarenin gerçekte ne istediğini tam olarak anlayamaz ve ihalede yer alayım fiyatım da düşükse alır giderim diye düşünürler. Peki durum gerçekte böyle midir? Tabi ki hayır.