Performans değerlendirme sonucuna işçinin verdiği cevabın savunma sayılamayacağı konusu

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Performans değerlendirme sonucuna işçinin verdiği cevabın savunma sayılamayacağı konusu

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, performans değerlendirmesinde başarısız sonuç alan işçinin bu değerlendirmeye ilişkin cevabının savunma olarak kabul edilemeyeceğini dile getirmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 24.09.2007 tarih, 2007/13994 E. ve 2007/27720 K. sayılı kararı ile performans değerlendirmesinin feshe esas alınabilmesi için gerekli olan kriterleri belirlemiş, özellikle; performans değerlendirmesinde başarısız sonuç alan işçinin bu değerlendirmeye ilişkin cevabının savunma olarak kabul edilemeyeceğini dile getirmiştir.

Somut olayda; işyerinde bir yıllık çalışma süresi için yapılan performans değerlendirmesinde davacıya, davacının “görevini tam ve başarılı bir şekilde yerine getirmediği, görevin gerekli kıldığı yetkinlikleri göstermediği ve yeterli çaba içerisinde bulunmadığı için performansının ‘başarılı değil’ değerlendirmesi yapıldığı ve bir sonraki yıl için iyileştirmesi gerektiğinin belirtildiği” ihtarname tebliğ edilmiştir. 

Davacı ise bunu müteakiben cevabi ihtarnamesinde; “Değerlendirmenin objektif olmadığını, keyfi, art niyetli değerlendirmeler olduğunu, sürekli istifaya zorlandığını, ilerleme ve terfi şansı verilmeyeceğinin söylendiğini, tüm donanımların elinden alındığını, şirket içinde çalışacak bölüm bulmasının istendiğini, istifa etmediği için en son eğitim uzmanlığı kadrosuna getirildiğini, tüm görevlerini eksiksiz yaptığını, kabul etmediğini, objektif bir değerlendirme yapılmasını beklediğini” beyan etmiştir.

Bunun üzerine, davacının iş sözleşmesi kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek; performans değerlendirmesinde yer alan nedenlerin yanı sıra cevabi ihtarnamesinde kullandığı ifadelerin suçlayıcı nitelikte olduğu ve beyanlarından çalışmaya arzulu olmadığının anlaşıldığı, bu hal ve hareketlerin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle iş sözleşmesi feshedilmiştir.

Yargıtay olay ile ilgili yaptığı değerlendirmede öncelikle performans değerlendirmesinin feshe esas teşkil edebilmesinin kriterlerini belirlemiştir. Buna göre; performans değerlendirme kriterleri önceden belirlenmeli, işin gerektirdiği bilgi, beceri, deneyim gibi yetkinlikler, işyerine uygun davranışlar ve çalışandan gerçekleştirmesi beklenen iş ve kişisel gelişim hedeflerinde bu kriterler esas alınmalıdır. Çalışanın görev tanımına, verimine, işverenin kurumsal ilkelerine, uyulması gereken işyeri kurallarına uygun olarak objektif ve somut olarak ortaya konmalı ve buna yönelik performans değerlendirme formları hazırlanmalıdır. Kısacası; işyerine özgü olarak çalışanların performansının değerlendirileceği, Performans Değerlendirme Sistemi geliştirilmeli ve uygulanmalıdır. Yargıtay, somut olayda performans değerlendirme sisteminin soyut kaldığını kabul etmiştir.

Ayrıca Yargıtay’ın üzerinde durduğu diğer önemli husus işçiye verilen performans değerlendirme sistemi sonucuna dair işçi tarafından verilen cevabın, İş Kanunu 20/2.md. anlamında savunma olarak kabul edilemeyeceğidir. Yüksek Mahkemeye göre somut olayda işçiden savunma istenmemiş, değerlendirme ve uyarı tebliği yapılmıştır. Değerlendirme ve uyarı içeriğine sahip bir ihtarnamede açıkça savunma istenmediği sürece, buna verilen cevap savunma olarak kabul edilemez ve feshe esas teşkil edemez.

Özellikle son dönemlerde performans düşüklüğünün birçok feshe esas teşkil ettiği düşünülürse; işverene bu prosedür hakkında yol gösterici olması niteliği itibariyle söz konusu Yargıtay kararı oldukça önemlidir.

Performans değerlendirme sisteminin objektif ve kurumsal olması ayrıca performans değerlendirmesi sonucunda yapılacak bildirim, alınacak savunma ve yapılacak fesihlerde doğru sonuca ulaşabilmek için Yargıtay tarafından çizilen bu yol haritasını takip etmek birçok sorunu daha doğmadan çözecektir.

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
25647 kere okundu

Etiketler: performans değerlendirme hukuku

İş Hukuku Enstitüsü

ishukuku@ishukuku.org
www.ishukuku.org

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Performans değerlendirme sonucuna işçinin verdiği cevabın savunma sayılamayacağı konusu
Şirketinizin Yansıması ve Çalışanlarınız İçin İç ve Dış Destekler
Kurumsal ve Bireysel İletişim Kazaları
İş Dünyasında Sorumluluk Bilinci ve Sürdürülebilirlik
Mavi Okyanus Stratejisi Nedir?
Büyük Veri Analizleri ve Sektörel Farkındalık (Big Data)
İş Kazalarında İşverenin Sorumluluğu Açısından Mücbir Sebep
Şirket Usulsüzlüklerinde 30 Yaş Üstü Erkekler Başı Çekiyor
Çalışan Hakları, İşçinin Korunması ve İşverenin Sorumlulukları
Krizde en büyük silahınız: Entelektüel sermayeniz
Dijital uçurumu kapamak: Perakendenin dönüşümünde Nesnelerin İnterneti
Artık pazarlamanın 4P’si Eski 4P Değil
Gümrük Yönetmeliğindeki değişiklikler
Şikayet Yönetimi
Uluslararası Kurumsal Yönetim Standartları

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

İhracat Şekline Göre KDV İstisna ve İade Uygulamaları

İhracat Şekline Göre KDV İstisna ve İade Uygulamaları

İhracat Şekilleri, Dış Ticaret Müsteşarlığınca yayınlanmış olan İhracat Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. Yönetmelik, 22.12.1995 tarih ve 95/7623 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan İhracat Rejimi Kararına dayanılarak hazırlanmaktadır.

OFİS VE İNSAN

Dijital baskı kalıcı olacak

Dijital baskı kalıcı olacak

Dijital baskı, 1990’lı yıllarda büyük ilgi ve heyecan uyandırdı; ama esas atılım sonrasında gerçekleşti. Günümüzde dijital baskı, pek çok baskı işi için uygun bir alternatif haline geldi.

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit nakittir derler. Oysaki vakit nakitten daha fazla bir değere ve öneme sahiptir. Nakit denilen şey, elde tutulabilen, saklanabilen, depolanabilen ve elden ele dolaşabilen bir nesne.

İŞ DÜNYASI

Pazarlama Sektörüne Genç Bakış

Pazarlama Sektörüne Genç Bakış

´Pazarlama İletişimi´, gençlerin çalışmak için en çok tercih ettikleri bölüm arasında yer alıyor?

HUKUK / MUHASEBE

Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanun ile Getirilen Yükümlülükler

Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanun ile Getirilen Yükümlülükler

Kişisel verilerin korunması konusu 80’li yıllardan itibaren uluslararası belgelerde yer almaya başlamıştır.

KOBİMOBİL