Nazi Almanya'sından Bugüne

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Nazi Almanya'sından Bugüne

Savaş kaybetmiş Almanya'nın başarı hikayesinin altında yatan ticaret anlayışını ve Almanya pazarına giriş için gerekenleri Dış Ticaret uzmanı Didem Aydoğan yazdı.

Evet çok güçlü bir başlık oldu. Nazi akımından sonra neler oldu? Neler değişti? Neden Almanya teknoloji, otomotiv, elektronik, inşaat, mobilya, tarım, yenilebilir enerji, perakende, geri dönüşüm, sağlık ekipmanları, yeşil teknoloji yatımları kısacası aktif oldukları tüm sanayi girişiminde Dünya ‘da Pazar liderliğini yakalıyorlar ya da yakalama içerisindeler. 

Nasıl oluyor da; bizler Almanlar ile iş birliği sırasında kalite kontrol problemleri yaşıyoruz. Emin ki çoğumuzun, ilk Almanya ihracat denemeleri, sıkıntılar ile geçmiştir. Çevremde bunun ile ilgili gözlemlediğim bir çok firma var. 

Ürünlerimize iyi bir fiyat politikası belirliyoruz, sonrasında ihracatımızı Almanya’ya gönderiyoruz. Sonrasında geri iadeler, anlaşmazlıklar, gör düğümler… Peki neden diye kendimizi sorguladığımız, çıkmazlara girdiğimiz günlerimizi nasıl uzun vadeli iş birliklerine çevirebiliriz. Almanlar Türkiye’ye bir çok yatırım yapmıştır. Türkiye’den de orada yapılan yatırımlar vardır. Ancak karşılaştırdığımızda yatırım oranımız kadar güçlü değildir.

Bir Alman ile toplantı sırasında nelere dikkat etmelisiniz, satış sırasında nelere dikkat ederler?

Fiyatlandırma, ürün kalitesi, ambalajı, servisimiz nasıl olmalıdır? Bu soruları çok kısaca geçiyorum. Ancak biraz açıklama yapmak istiyorum, Almanlar teknolojik yatırımlar konusunda, mühendislik, AR-GE ve markalaşmaya önem veren ulustur. 

Küresel markalaşma derneğinin ilk yüz marka listesini incelediğimizde, her üç firmadan birinin Alman firması olduğunu görüyoruz. Bu şirketlerin çoğu Türkiye pazarında aktifler, Türkiye'den ürün de almaktadırlar. Ama önemli bir konu var, yapmış oldukları küresel ticaret stratejilerinde Türkiye lokasyon ve servis açısından pek fazla önemsenmemektedir. Hâlbuki Türkiye, hepimizin de bildiği gibi coğrafi açısından büyük Alman ürünlerinin lojistik hizmetini verebilecek bir konumdadır.

İşte bana göre işin kilit noktası budur. Almanlar bir ürünü pazara tanıtırken ve pazarda sektör lideri olmayı hedeflerken, o ülkeye yerleşik düzen kurmaya, ortaklaşa iş birliklerine, yeni üretim yatırımı konusunda başarılılar. Milliyetçiler, yerli mallarını kendi ekonomilerine -diğer ülkenin pazarında bile olsa- geri dönüşümünü kendi gelişimleri ve faydaları için kullanmaktadırlar. 

Dünyanın neresine giderseniz gidin, kesinlikle bir Alman ürünü görebilirsiniz. Geçtiğimiz yıllarda Dünya ihracat şampiyonluğunu Çin'e kaptırsalar da bana göre Almanlar ihracat şampiyonlarıdır. Çünkü bir ülke ürettiği ürünün, hem kalitesinden, hem fiyatından, hem de markasından para kazanabiliyorsa bu gelinebilecek en değerli başarı noktasıdır. 

Tuhaf olan durumda şudur: Almanlar geçmişlerinde Nazi akımı ile pek de iyi bir pazarlama noktasında değillerken, bunu başarmışlardır.

Türkiye‘de iyi kalitede ürünlerimiz bulunmaktadır. Ancak kıyasladığımızda, eksiklerimiz bir hayli fazladır. İncelediğimizde ise bunu normal görüyorum. Hugo Boss, ThyssenKrupp, BMW, Bayer gibi firmaların tarihi yüz yıllıktır. Düşünün bu firmalar birinci ve ikinci Dünya savaşını geçirmişlerdir. Sürekli araştırmışlardır, mühendisine, teknik çalışanlarına, fabrika işçisine, ambalajcısına, satış yetkilisine değer vermiştir.

Global bir Alman şirketinde üst yüzey satış yetkilisi ya da teknik ekip,o şirkette genelde yirmi yıllık çalışandır. Tabi bunların hepsi istikrarlı, hedeflerini şaşmayan ekonomik yansımalar. Bilim ve eğitimin önemsendiği bir vizyonun sonuçlarıdır.

Diyelim ki bir ürününüz var, ve Alman pazarına girmeyi hedefliyorsunuz. Başlangıç kolay olmayacaktır. Çünkü Almanlar her şeyin iyisini tüketmeyi sever. Para harcarlar. Düşünün geçtiğimiz Noel’den bir gün önce ulus seksen milyar Euro harcama yapmıştır. Yoksul kesiminin ise hediye olarak almak istediği ürünün ortalama fiyatı 300 Euro idi. 

Bu bilgiler gösteriyor ki ,Almanya’ya ihracatınızda başarıları yakalayabilirseniz, karlılığı da yakalayabilirsiniz. Başlangıç olarak ürününüz ne olursa olsun, lütfen bazı araştırmalar yapınız. Örneğin masa üretiyorsunuz, gidin marka lideri olmuş Alman ürününü deponuza indirin. Ambalajından, barkodlanmasından, size gönderdikleri ihracat evraklarını inceleyiniz. Ürün örneği satın aldığınız Alman şirketinin beş yıl önceki satış politikalarını kendi pazarlarında inceleyiniz. Aynı şekilde firmanın beş yıl sonrası stratejilerini de dikkate alınız. Kendi ürününüzü geliştirmek ve eksiklerinizi tamamlamanız için ne gerekiyorsa yapınız. Bunların hepsi maliyet biliyorum ancak bunu başardığınızda fasoncu ihracat zihniyetinden kurtulup, küresel pazarlarda Türk malı zihniyetini yakalayabileceğiz. 

İşçilerinizden, teknik elemanlarınızdan, lojistik görevlilerinizi, kalite kontrol birimlerinizi, satış ekibinizi eğitime tabi tuttunuz. Onlara Alman ürünü ve kendi ürününüz hakkında açıklamalar yapın. Gerekirse, bir uzmana başvurunuz. Almanya'da her sektör ile ilgili danışmanlık hizmeti veren, profesyonel şirketler bulabilirsiniz.

Hiç bir şey devlet sırrı değildir ve çalışanlarınıza güvenmeniz gerekir. Unutmayınız ki, artık gelecek; duygulardır ve en büyük kurumsal şirketler satış stratejilerinde artık kişilerin değil, ekiplerin başarısını açıklamaktadır. 

Eksiklerinizi belirlediğiniz, gerekli sertifikalara da başvurdunuz. Pazarı araştırdınız, ürününüzün rakip ürünlerini listelediniz. Fiyat çalışmalarınızı yaptınız, artık yavaş yavaş Alman pazarına açılacaksınız. Önceden de bahsettiğim gibi zorlu bir yolculuktur. 

Fuarlara katılmalısınız. Fuar sonrası satış görevlisinin Alman firmaların hepsine iade ziyareti yapmasını sağlayınız. Sonrasında kesinlikle bir geri dönüşüm alacaksınız, büyük ihtimal ile Alman firması sizden outsourcing isteyecektir. Bunda bir sorun yok, anlaşabilirsiniz. Fakat tekrar etmek istiyorum, doğru markalaşma ve hedefler ile sizde marketlerde ürününüzü kendi isminiz ile tanıtacaksınız. Sadece ülkenin kültürünü tanımak, pazardaki gelişmeleri oturduğunuz yerden hissetmek doğru bir yöntem değildir.

Devletimiz yurt dışı mağaza açılımı ve markalaşma konusunda her türlü destek ve bilgiyi sağlamaktadır. Ürününüze, matematiksel yaklaşım yapınız. En iyisi benim yerine, daha iyisini de yapabilirim diyerek, gelişimlere, incelemelere, araştırmalara, denemelere, yeni bir ülkedeki satış ofisi yapılanmasına, heyecanlara açık bir vizyon ile bakınız. 

Rakibiniz ile bile empati kurunuz, toplanınız, konuşunuz, fikir üretiniz. Birbirimizi yermek yerine, birlik, istikrar ile güzel günlerin Türkiye'sini yaratınız. İyi şanslar dileriz.


Faydalı Linkler


ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
10935 kere okundu

Etiketler: dış pazarlar almanya

Didem Aydoğan

Londra International Business mezunu.
12 yıldır ihracat alanında çalışıyor.
Aktif satış ,yönetim,satış kanalları,satış stratejileri, yeni pazarlar yaratmak konularında uzman
Derin Uzmanlık Alanı İnşaat Malzemeleri
Halen danışman olarak çalışıyor

didem.aydogan@aol.com
www.twitter.com/ddidemaydogan

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

İhracat, Firmalar için Önemli ve Stratejik Bir Karardır
Nasıl ihracat yapabiliriz ?
Dahilde işleme izin belgesi nasıl ve nereden temin edilir?
Türkiye'de uygulanmakta olan ihracata yönelik Vergi Teşvikleri
Sektörel Dış Ticaret Şirketleri (SDŞ´ler)
Hangi 3 Harf? Teslim Şekli anlamında kullanılan Incoterms kısaltmaları
KOBİ´lerde ihracat sorunları
İhracat Şekline Göre KDV İstisna ve İade Uygulamaları
İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (No: 2012/1) yayınlandı.
Dahilde İşleme Belgesi Nedir?
Yurtdışı KOBI Kredileri
İhracatta Götürü Gider Uygulaması
KOBI Teşvik Belgesi
Nazi Almanya'sından Bugüne
Dış Ticaret Verilerine Göre Nereye Gidiyoruz?

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

Kobiler İçin Yurtdışı Pazar Araştırması Kapsam ve Başvuru Prosedürleri

Kobiler İçin Yurtdışı Pazar Araştırması Kapsam ve Başvuru Prosedürleri

Pazar araştırma Teşviğinde, Pazar araştırmasının hangi şartları sağlaması gerektiği, kapsamı ve başvuru prosedürlerinin neler olduğu yazımızın konusudur.

OFİS VE İNSAN

Yeni Nesil Ofisler

Yeni Nesil Ofisler

Uykuda geçirdiğimiz zamanları çıkardığımızda günümüzün büyük bir kısmını çalışarak geçirdiğimizi görüyoruz. Ofis binaları da bu yoğun tempoya ayak uyduruyor ve değişim gösteriyor.

Ev Ofis Çalışmanın Avantaj ve Dezavantajları

Ev Ofis Çalışmanın Avantaj ve Dezavantajları

Günlük koşuşturma, stress, iletişim zorlukları, trafik, türlü mobing uygulamaları, kaprisler, toplantılar, çıkar savaşları gibi bir dizi yıldırıcı portresi var iş dünyasının...

İŞ DÜNYASI

KOBİ'ler Eğitim Alırken Nelere Dikkat Etmeliler?

KOBİ'ler Eğitim Alırken Nelere Dikkat Etmeliler?

KOBİ kaynakları her zaman sınırlı ve kıymetlidir. KOBİ harcadığı her kuruşu “ masraf “ değil, mümkünse “ YATIRIM “ olarak görmeli ve bu yatırımın geri dönüşünü garanti altına almalıdır. Eğitime vereceğiniz parayı, bir makine alır gibi değerlendirin.

HUKUK / MUHASEBE

Vergi İdaresindeki Değişimler (2.Bölüm)

Vergi İdaresindeki Değişimler (2.Bölüm)

Vergi İdaresindeki Değişimin Farkında mısınız?

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • B2B Segmentasyon Nasıl Yapılır?

    Segmentasyon nedir, nasıl yapılır ve nasıl kullanılır konularını daha önce yazılarımda ele aldım. Bu sefer B2B sektörlerinde segmentasyonun nasıl yapılacağını açıklayacağım.

tümü

PATRONA TAVSİYELER

Yedi Adımda Satış Departmanı Kurma

Yedi Adımda Satış Departmanı Kurma

Satış konusunda bulunan kaynaklar çoğunlukla daha iyi nasıl satış yapılabileceği hakkındadır. Bu konuda yeterince kitap, makale, web sitesi vb. vardır. Ancak yerli şirketlerimizin en çok ihtiyaç duyduğu konulardan birisi de satış departmanının kuruluşudur. Bir çok firma da satış departmanının kuruluşu ve geliştirilmesi için projeler de yaptım. Üzerinde çalıştığım bu konuyu derli toplu bir şekilde ele almak istiyordum. Bir satış departmanının nasıl kurulacağı konusunu Kobitek.com okuyucuları için kaleme aldım.