Kurumsal Denetim ve Denetim Taktikleri

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Kurumsal Denetim ve Denetim Taktikleri

Denetim, kuruluşların yapmış oldukları faaliyetlerinin uygunluğunun ya da uygunsuzluğunun araştırılmasıdır.

Denetim, kuruluşların yapmış oldukları faaliyetlerinin uygunluğunun ya da uygunsuzluğunun araştırılmasıdır. Denetim, başarılı olmak isteyen her kuruluşun yapmakta olduğu bir faaliyettir.
Denetimler kuruluşlarda her departmanda gerçekleşebilmektedir. Çalışanların denetimi, mali denetim, müşteri ile ilgili denetimler, süreç denetimleri, ürün ya da hizmetin uygunluk denetimi, performans denetimi vb denetimlerin çok çeşitli kuruluşlarda farklı metodlarla gerçekleştirildiği görmekteyiz. Üst yönetim tüm bu denetimlerin sonuçlarına sahip çıkmadığı sürece denetimlerin hiçbir faydası görülemeyecektir.

Denetim yapmak isteyen kuruluşlar ilk olarak hangi konu başlığında denetleme yapacağına karar vermelidir. Sürekli ve büyük problemlere sebep olan bir konu başlığında denetim yapılacaksa acemi, konusunda uzman olmayan, denetimi bilmeyen kişilere görev verilmemelidir.
Denetim aşamasına gelindiğinde ise denetim sorumlularının belirlenmesi ve duyurulması, denetim süreç haritasının hazırlanması, denetim yapılacak konu başlıkları belirledikten sonra denetlenecek alanlara denetimin konusunu, tarihini, denetim şekli denetim ve denetim prosedürü tüm personele ve birimlere duyurulmalıdır.

Denetim prosedürü çeşitli başlıklar altında toplanır. Bu başlıklar; amaç, kapsam, referanslar, tanımlar, sorumlular, uygulama vb. başlıklar altında denetimin neyi amaçladığı, neleri kapsadığı, nelerin referans alındığı, (yasalar, yönetim sistemleri veya kendi standart referansları vb.) anlaşılması gereken kelimelerin anlamları, denetimde sorumluların kim olduğunun belirlenmesi ve denetimin nasıl gerçekleşeceğini uygulama başlığı altında en ince detayına kadar belirtmek gerekmektedir. Bu konu başlıklarının içeriğinde yapılan değişikleri revize ederek tüm personele ve birimlere duyurmak gerekmektedir.

Denetim öncesinde mutlaka denetim kontrol listeleri, işin uzmanları tarafından hazırlanmalıdır. Denetim kontrol listelerinde yorum bölümü olmalı ve denetim esnasında göze çarpan noktalar bu yorum köşesine eklenmelidir.

Denetimlerde temel amaç kusurlu ve işlemeyen alanların tespit edilmesi olsa da, denetimler daha iyiye ulaşmak amacıyla yapılmalıdır. Denetimlerde düzeltici faaliyetlerden çok önleyici faaliyetler göz önünde bulundurulmalıdır.

Denetimlerde çalışanlarla birebir görüşülmelidir. Önerileri ve düşünceleri alınmalıdır. Gözlemlerinin ne olduğu belirlenmelidir. Zira bir işi en iyi bilen, o işi yapandır. Başka bir bölümden gelen denetçinin kontrol listelerini düzenlemesi denetim sonrası faaliyetlerin iyileştirilmesinde yeterli olmayacaktır.
Günümüzde pek çok kuruluş çeşitli yönetim sistemlerini uygulamak için belgelendirme denetimleri yapmaktadır. Bu kuruluşlara belge denetimi için gelen denetçilerin büyük çoğunluğunun sektör deneyimi olmadığını ve denetimde neyin önemli neyin önemsiz olduğunu sadece ellerine verilen kontrol listelerine göre karar verdikleri de görmekteyiz. Her kuruluşun yapısı farklıdır ve denetçilerin bu yapıyı anlamaları gerekmektedir. Özellikle ISO sistem belgelendirme denetimlerinde denetçilerin şirketlerin mevcut yapılarını anlayamadıklarını gözlemliyoruz. ISO maddelerini yorumlamakta zorlanan ve sadece dokümantasyon eksikliklerini denetleyen bu denetçilerin günümüzde bu sistemlerin başarısızlığında en önemli faktörler biri olduğunu unutmamak gerekir.

Kuruluşlar gerçek ve başarılı bir denetim yapmak istiyorlarsa, tüm sistemlerini, tüm çalışanlarını, tüm birimlerini, tüm materyallerini denetlemelidirler. Bir bölümü veya bir depoyu denetlemek denetim açısından başarılı gözükse de yeterli olmayacaktır. Bir bölüm çok başarılı olsa da, diğer bölümlerin denetimsizlik sebebiyle başarısız olması sebebiyle başarısız duruma gelecektir.
Dünyada ve Türkiye’de pek çok kuruluşun her çeşit faaliyeti çeşitli sistemlerle yönetmelerine rağmen kendilerine has denetim sistemlerini bir türlü kuramadıkları ve yönetemedikleri gözlemlenmektedir. Bunun çok çeşitli sebepleri bulunmaktadır.

  • Bunlardan başlıcaları şunlardır;
  • Yapılan iç denetimlerde şirket içinde beraber çalışan personelin birbirlerini denetlemesi ve samimiyetlerinin denetim sonuçlarını büyük ölçüde etkilemesi,
  • Denetim yapan personelin yetersizliği,
  • Hiyerarşik açıdan kendinden üste bulunan yöneticilerin denetlenmesi,
  • Denetim ciddiyetsizliği,
  • Üst yönetimin yetersiz desteği,
  • Cezalandırma ve ödüllendirme tekniklerinin yeterli olmaması,
  • Denetime ayrılan zamanın yetersizliği,
  • Denetim şeffaflığının sağlanamaması vb. konular denetimleri başarısız kılmakta ve denetimlerin verimini düşürmektedir.

Çalışan sayısı 50 den fazla olan kuruluşlar mutlaka denetim ekipleri oluşturmalıdır. Bu ekipler kendi yapmış oldukları işin dışında periyodik olarak denetim faaliyetlerini yürütebilmelidir. Denetim ekipleri en az 3 kişi olmalı ve çalışan sayısına göre artırılmalıdır. Mümkünse denetim faaliyetleri ve sonuçları en üst birime bağlanmalıdır. Orta kademe yöneticiler denetim sonuçlarını değerlendirmek ve karar almak konusunda yetersiz kalacaktır.

Kamu kuruluşlarında denetçilerinde mutlaka denetlenmesi gerekir. Denetçilerin görevlerini yerine getirip getirmediklerini bu üst denetim ekibi denetlemeli ve devletin üst birimlerine bildirerek gereğinin yapılmasını sağlamalıdır. Kamu kuruluşları, özellikle çalışanların verimini ve uygun çalışıp çalışmadığını tespit etmek istiyorsa mutlaka vatandaşla çalışan arasına bir set çekebilmelidir. Devleti yönetenlerin mutlaka başvuru, cezalandırma, denetim vb. faaliyetlerinde kamusal çıkarı göz önüne alarak yeni düzenlemelere gitmeli ve bilgi teknolojilerini bu konuda daha fazla kullanmalıdır. Devletin birimlerinin denetimi şirket denetimlerin oldukça farklıdır.

Denetçiler denetim konusunda eğitilmelidirler. Denetimin ne olduğunu ve amacının ne olduğunu kavramalıdırlar. Kusur bulmak temelinde hareket etmek yerine kusurları oluşmadan önlemek ve düzeltmek yönünde hareket etmelidirler. Denetçiler tüm birimlerle irtibatlarını eksiksiz gerçekleştirmelidirler.

  • Denetçiler
  • Araştırmacı,
  • Kolay iletişim kurabilen,
  • Disiplinli,
  • Kuruluş misyonuna uygun,
  • Sektörü yakından bilen,
  • Teknolojiye ilgi duyan
  • Empati yapabilen kişilerden seçilmelidir.

Başarılı denetçilerin kuruluşlarına değer katacağı unutulmamalıdır.
Denetimde en önemli nokta yasaları uygulamak olmalıdır. Denetçi, denetleyeceği kuruluşun faaliyetlerine göre yasal mevzuatı takip etmeli ve uygulanmasına yardımcı olmalıdır. Türkiye’de pek çok kuruluş iş güvenliği, çevre sağlığı, bireysel ve sosyal haklar vb. konularında yasalara uygun çalışmamaktadır. Kuruluşların ilk denetim faaliyetleri yasal mevzuata ne kadar uyumlu olup olmadıkları konusunda olmalıdır. Bulunan eksikler derhal düzeltilmelidir.

Denetimler, periyodik denetimler dışında olağanüstü şekilde de gerçekleştirilmelidir. Zamanı belli olmayan bu denetim şekli kuruluşun mevcut yapısını daha net görmemizi sağlayacaktır. Çalışanları daha düzenli çalışmaya teşvik edecektir.

Denetim sonuçları kuruluş üst yönetimleri tarafından değerlendirilmelidir ve alınan kararlar uygulanırken tüm bölüm ve çalışanlara duyurulmalıdır. Uygulama sonuçları bir sonraki denetimde gündeme gelmelidir ve başarı ya da başarısızlık değerlendirilmelidir.
Sürekli gelişme ve kaliteli yönetim için denetim şarttır.


Fevzi KOSTAK
ETİKA Danışmanlık ve Eğitim Ltd. Şti.
Genel Müdür

www.etikadanismanlik.com

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
8858 kere okundu

Etiketler: denetim

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

İş Planı Hazırlarken Yararlanmamız Gereken Bazı Araçlar
Devreden İşverenin Yıllık İzin Ücretinden Sorumluluğu
Markanızın Değerini Biliyor musunuz?
Gümrük denetimleri artık işyerinde yapılacak
KOBI'ler için Etkili Reklamın A'sı Z'si
Uluslararası Kurumsal Yönetim Standartları
SWOT Analizine Analitik Bakış
Fuar Standı Nasıl Olmalı?
İnovasyon ve Girişimcilik Nedir? Nasıl Girişimci ve İnovatif Olunur?
21.Yüzyılın Rekabet Silahı; Müşteri İlişkileri Yönetimi
Mavi Okyanus Stratejisi Nedir?
Yeni KOBİ Tanımı: KOBİ Nedir?
Canon´un iş yerinde verimlilik araştırması
İnsan Kaynakları Süreklilik İster
Ölçek Ekonomisi ve Kapsam Ekonomisi

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

Altın Taht Krallık Ülkesi Gana

Altın Taht Krallık Ülkesi Gana

Gana ile ticaret yapmak ya da orada yatırım yapmak için bilmeniz gerekenler, Kültürel farklarımız, dikkat etmeniz gerekenler... Bölgede yıllardır iş geliştiren Didem Aydoğan yazdı.

OFİS VE İNSAN

Dünyada ve Türkiye’de geleceğin iş modeli: Esnek işgücü

Dünyada ve Türkiye’de geleceğin iş modeli: Esnek işgücü

Esnek işgücü çalışma modeli, daha genel bir ifadeyle ‘talep üzerine’ (‘on demand’) devrimin iş dünyasına geçişi olarak düşünebilirsiniz. On-demand devrimi artık hayatımızın bir çok alanını etkiliyor; çalışma hayatımızı da etkilemesi kaçınılmaz.

LED Nedir, Ne Yarar Sağlar?

LED Nedir, Ne Yarar Sağlar?

Yüzyılın devrim yaratan aydınlatma teknolojisi ile elektrik harcamalarında yüksek tasarruf sağlanıyor. Rengarenk ışıklar ile elde edilen görsel efektler de cabası.

İŞ DÜNYASI

Gümrük Yönetmeliğindeki değişiklikler

Gümrük Yönetmeliğindeki değişiklikler

Gümrük Yönetmeliğinin getirdiği değişiklik; özet beyan, onaylanmış kişi statü belgesi, antrepo ve gümrük müşavirliği sınavına ilişkin maddelerinde yapılan çeşitli düzenlemeleri içeriyor.

HUKUK / MUHASEBE

“Eser” Niteliği Taşıyan Ürünleri Nasıl Satın Alırsınız?

“Eser” Niteliği Taşıyan Ürünleri Nasıl Satın Alırsınız?

Eser denildiğinde birçoğumuzun aklına resim, fotoğraf, heykel gibi güzel sanat eserleri gelse de Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda (FSEK) tanımlanan eser tanımına bakıldığında güzel sanat eserleri yanında ilim ve edebiyat eserleri, bilgisayar programları, mimari maketler vb şartları taşıyan birçok ürünün eser olarak tanımlanmiş olduğunu görürsünüz.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • KOBİ’ler için 10 adımda marka yaratma

    Türkiye’nin ilk marka danışmanı ve marka yönetiminin duayeni Güven Borça yıllar önce “Marka İnşaasının 9 Basamağı” başlıklı bir yazı yazmıştı. İlk okuduğumda çok heyecanlandığımı hatırlıyorum. Kısa ve öz bir yazıydı. Ancak hala yüzlerce şirket bu perspektiften yoksun bir şekilde iş yapıyorlar. Güven Borça’nın bu yazısının ana başlıklarını (bir başlıkta –segmentasyon- ben ekledim) son on yılda oluşan gözlem ve deneyimlerimin ışığında yorumlayarak aktarıyorum.