KOBI'ler için 10 Adımda Güvenli Seyir

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
KOBI'ler için 10 Adımda Güvenli Seyir

Sürdürülebilirlik günümüzün en önemli kavramlarından biri. Sürdürülebilir bir iş için Belma Bulut'tan 10 adet "Bunu Yapın" önerisi.

1. Güçlü bir sermayeniz olsun!

İşletmenizin emniyet supabı her zaman özsermayeniz olacaktır. Sadece krediyle büyüme, krediyle fonlanma sizi dışarı bağımlı hale getirir. Kredi kanallarınız aktif olsun, kredibiliteniz yüksek olsun. Ancak, tek kaynağınız kredi olmasın. Unutmayın ki; güçlü sermaye sizi Basel II, Basel III, vb. gelişmelerle gündeme gelen yeni kredibilite ölçümlerinde de avantajlı hale getirecektir.

2. Kazandığınız para birimi ile makul bir kaldıraç oranı ile borçlanın!

İhracat kalemi olmayan, döviz geliri olmayan bir kurum, döviz borcundan çekinmelidir. Bu durum faaliyet alanı itibarıyla zaruri bir durum ise, kur riskinizi çok yakından takip edin ve ölçün! Stres testlerini periyodik olarak yapın ve sonuçlarını karar alma süreçlerinizde mutlaka göz önünde bulundurun. Unutmayın ki; ekonomi deniz gibidir, sessiz sedasız bir çarşaf görünümünden, gemileri yutan korkunç dalgalara geçiş yapması kimseyi şaşırtmaz! Bu denizde seyretmek isteyen her gemi denizin her durumuna hazırlıklı olmalıdır.

3. Güçlü bir organizasyona sahip olun.

Uzun süreyle çalışabileceğiniz nitelikli personeliniz olsun. Zor dönemde “nasılsa çıkarırım!” düşüncesinden tamamen uzak, yeterli ve efektif nitelik ve nicelikte bir istihdam anlayışına sahip olun. “Giden personel, giden bilgi” demektir, bu sizi belirli bir vadede zafiyete uğratacak, istenmemesi gereken bir durumdur. Sahip olacağınız organizasyonun içinde risk yönetimi, iç denetim ve iç kontrol fonksiyonlarına mutlaka yer verin! Unutmayın ki; buzdağının su altındaki kısmını görmenizi sağlamayan bir organizasyonla yola başlamanız ve devam etmeniz sizi er ya da geç Titanic’le aynı akıbete maruz bırakır!

4. Dahil olduğunuz sektördeki tüm hareketlere ve tüm rakamlara detaylarıyla hakim olun.

Tam zamanlı işi bu takibi yapmak olan kadro/personel istihdam edin. Satmadığınız ürünün bile pazarından, satış rakamlarından haberdar olun. Unutmayın ki; aynı sektörde dolaşan paranın sürekli sizin tarafa akacağının bir garantisi yok. Bu sebeple, ya parayı kendinize yönlendirmelisiniz ya da paranın aktığı yönde olmalısınız! Bunların her ikisi de güç ve farkındalık gerektirir!

5. Makroekonomiye hakim olun!

Makroekonomik göstergeleri yakından takip edin, değerlendirin! Kurumunuzla, içinde olduğunuz ve ilgilendiğiniz pazarlarla, faaliyet alanınızla ilgili rakamlarla pozitif ya da negatif korelasyon içinde olanları özel olarak değerlendirin!. Unutmayın ki; yol taş da olsa, diken de olsa durumun farkındaysanız aşmak mümkündür. Problem, yol taş ve dikenken asfaltta gideceğinizi zannediyor olmaktır.

6. İnsan Kaynakları biriminizin ilk anahtar performans göstergesi (KPI) “iç müşteri memnuniyeti” olsun!

İK departmanını, personele düşman değil, onları yakından takip eden, gelişmelerini ve kuruma katkılarını artırmaya teşvik edici bir çizgide konumlandırın. Bu durumu anket, vb. metodla (gerekirse danışmanlık alarak) bizzat ölçün. Unutumayın ki; kalifiye personel kurum aidiyetinin fazla olduğu kurumları tercih edecektir. Kurum aidiyeti yüksek, personel sirkülasyonu düşük kuruluşlarda ilk ödüllendirilmesi gereken birim İK birimidir.

7. Güvenin ama mutlaka kontrol edin!

Her seviyedeki personele ve işe uygulanan bir iç kontrol süreciniz olsun. Güvendiğiniz insanlarla çalışın ama bu sizi kontrol etmekten kesinlikle alıkoymamalı. Unutmayın ki; konjonktürel gelişimler zaman zaman kontrolsüzlük ortamını bazı çalışanlar için fırsat ortamı olarak algılatabilir. Geminizin su almadığını bilerek yola devam etmelisiniz!

8. Rakamlarla dost olun!

Kurumunuzun tüm faaliyetlerini rakamlarla takip edin. Rakamlara pozitif yansıyan durumları teşvik edin, negatif yansıyanları düzeltin! Her şeyi ölçün! Unutmayın ki; ölçemediklerinizi yönetemezsiniz!

9. Risklerinizi iyi yönetin!

Sadece maruz kaldığınız değil maruz kalma potansiyelinizin olduğu tüm risklerin farkında olun, ölçün, yönetin! Risk iştahınızı belirleyin, geminizin rotasını bu yönde belirleyin. Unutmayın ki; rotası yanlış gemiler ya kaybolurlar, ya da hedeflemedikleri sahillere varırlar!

10. Bildiğinizin işi yapın ve uzmanlaşın!

Girişimcilik, hakim olunan bir sahada hayata geçirilirse sonuçlar daha başarılı olacaktır. Her işi değil sadece bildiğiniz ve iyi yaptığınızdan emin olduğunuz işi yapın! “Her işi yaparım” diyenler “hiçbirşey yapamam” diyenler kadar saygı görürler! Unutmayın ki; her yükü taşımaya kalkan gemiler, aşırı yükten batarlar!

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
6992 kere okundu

Etiketler: yönetim sürdürülebilirlik

Belma Bulut

16.04.1973 İstanbul doğumlu olan Belma BULUT, 1996 Aralık ayında Tekstilbank MT3 (Yönetici adayı) programı ile bankadaki çalışma hayatına başlamıştır. 4.5 yıl müfettişlik yaptıktan sonra Temmuz 2001'de Operasyonel Risk Komitesi Başkanı olarak bankanın risk yönetimi departmanının kuruluş sürecindeki aktif rolüne başlamış, sırasıyla Kredi ve Operasyonel Risk Komitesi Başkanı ve nihai olarak Risk Yönetimi Bölüm Başkanı şeklinde bankadaki görevine devam etmiştir. Şubat 2009'da kariyerine Diler Yatırım Bankasında Risk Yönetimi Müdürü unvanı ile devam etme kararı almış ve Ekim 2010’a kadar bu görevi devam ettirmiştir. Kasım 2010’da Exsolut Türkiye ile yollarını birleştirmiştir. Bu firmada Risk Yönetimi ve İç Denetim Projelerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapmış ve Mayıs 2011 sonu itibarıyla ayrılmıştır. Haziran 2011 itibarıyla tekrar bankacılığıa geri dönen Belma BULUT, halen Risk Yönetimi Grup Başkanı olarak görevine devam etmektedir.

bulutbelma@gmail.com

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Outsourcing (Dış kaynak kullanımı)
Yönetim Danışmanları ve Şirketlerde Değişimi Yönetmek
21.Yüzyılın Rekabet Silahı; Müşteri İlişkileri Yönetimi
Etkili İletişim Teknikleri: İletişim Becerileri ve Yapılan Hatalar
2023'e 5 Kala..Turquality
1 saatte 1 sayfalık iş planı örneği
Fuar Standı Nasıl Olmalı?
Gizli Müşteri Çalışması ile İşinize Müşterinin Gözünden Bakın
Artık Büyük Balık Küçük Balığı değil, Hızlı Balık Yavaş Balığı yutuyor-2
Pazarlama Sektörüne Genç Bakış
Patent Kavramının Önemi
Uluslararası Kurumsal Yönetim Standartları
Araştırma-Geliştirme (AR-GE) Faaliyetleri Nasıl Desteklenir?
İş Dünyasında Çatışmaları, Yapanlar Değil İsteyenler Kazanır
Kurumsal ve Bireysel İletişim Kazaları

DIŞ TİCARET

Gümrük Yönetmeliğindeki değişiklikler

Gümrük Yönetmeliğindeki değişiklikler

Gümrük Yönetmeliğinin getirdiği değişiklik; özet beyan, onaylanmış kişi statü belgesi, antrepo ve gümrük müşavirliği sınavına ilişkin maddelerinde yapılan çeşitli düzenlemeleri içeriyor.

OFİS VE İNSAN

Önyargı Nedir? Önyargılı Olmanın Zararları Nelerdir?

Önyargı Nedir? Önyargılı Olmanın Zararları Nelerdir?

Önyargı Nedir? Önyargılı Olmanın Zararları Nelerdir?

Etkili Dinleme Teknikleri

Etkili Dinleme Teknikleri

Dinleme konuşmanın algılanma boyutunu oluşturmaktadır. Bireyin söylenenleri algılayıp anlamlandırmasıdır. Birey, okul öncesine ait bütün bilgi, duygu ve düşünce evrenini dinleme yoluyla oluşturur.

İŞ DÜNYASI

21.Yüzyılın Rekabet Silahı; Müşteri İlişkileri Yönetimi

21.Yüzyılın Rekabet Silahı; Müşteri İlişkileri Yönetimi

Piyasalar işletmelerin farkında olmadan, ufak çaplı yükselmeler ile yavaş yavaş düzelmeye başlarken işletmelerde kendilerini kontrolden geçirmeye ve hatta çeki düzen vermeye başlamalıdırlar.

HUKUK / MUHASEBE

E-Fatura Nedir?

E-Fatura Nedir?

Belli ciroların üzerindeki, ya da belirlenen sektörlerdeki firmalar faturalarını elektronik ortamda düzenlemek ve kabul etmek zorundadır

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • KOBİ’ler için 10 adımda marka yaratma

    Türkiye’nin ilk marka danışmanı ve marka yönetiminin duayeni Güven Borça yıllar önce “Marka İnşaasının 9 Basamağı” başlıklı bir yazı yazmıştı. İlk okuduğumda çok heyecanlandığımı hatırlıyorum. Kısa ve öz bir yazıydı. Ancak hala yüzlerce şirket bu perspektiften yoksun bir şekilde iş yapıyorlar. Güven Borça’nın bu yazısının ana başlıklarını (bir başlıkta –segmentasyon- ben ekledim) son on yılda oluşan gözlem ve deneyimlerimin ışığında yorumlayarak aktarıyorum.