Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi

BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı, kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme
bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararlarının tahsiline ilişkin usul ve
esasları belirlemektir.
Kapsam
MADDE 2- (1) Bu Yönetmelik, düzenleyici ve denetleyici kurumlar hariç olmak
üzere, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde tespit edilen kamu zararlarından doğan
alacakları kapsar.
(2) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 1 inci maddesinin
birinci fıkrası kapsamında bulunan kamu idarelerinde görevli memurların, kullanımlarındaki
taşınır ve taşınmazların korunması ve her an hizmete hazır halde bulundurulması için gerekli
tedbirleri almamaları nedeniyle Devlete verdikleri zararlar ile kamu hukukuna tabi görevlerle
ilgili olarak kişilere verdikleri zararlar hakkında, 657 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi
uyarınca 27/6/1983 tarihli ve 83/6510 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan
Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi,
Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik hükümleri
uygulanır.
Dayanak
MADDE 3- (1) Bu Yönetmelik, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî
Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4- (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında;
a) İlgili: Kendisine yersiz veya fazla ödeme yapılan gerçek ve/veya tüzel kişi ya da
kişileri,
b) Kamu kaynağı: Borçlanma suretiyle elde edilen imkanlar dahil kamuya ait gelirler,
taşınır ve taşınmazlar, hesaplarda bulunan para, alacak ve haklar ile her türlü değerleri,
c) Kamu zararı: Mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu
kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıyla doğan zararı,
ç) Kanun: 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununu,
d) Malvarlığı: Bir kişinin hukuki bütünlük teşkil etmek üzere sahip ve yükümlü
olabileceği para ile ölçülebilen mal, hak ve borçlarının tamamını,
e) Muhasebe birimi: Gelir ve alacakların tahsili, giderlerin ve borçların hak sahiplerine
ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması,
ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve
raporlanmasına ilişkin muhasebe hizmetlerinin yapıldığı birimi,
f) Muhasebe yetkilisi: Muhasebe hizmetlerinin yürütülmesinden ve muhasebe
biriminin yönetiminden sorumlu, usulüne göre atanmış sertifikalı yöneticiyi,
g) Rayiç bedel: Bir mal, iş veya hizmetin temin edildiği yer ve tarihteki normal alım
ve satım bedelini, ğ) Sorumlu: Kamu zararının oluşmasına sebep olan kamu görevlisini,
h) Strateji geliştirme birimleri: Strateji geliştirme başkanlıkları, strateji geliştirme daire
başkanlıkları, strateji geliştirme ve mali hizmetlerin yerine getirildiği müdürlükleri, mahalli
idarelerde ilgili mevzuatında yer alan hükümler çerçevesinde kurulacak birimleri ve strateji
geliştirme birimi kurulmayan idarelerin mevcut yapılarında mali hizmetlerini yürüten
birimleri,
ı) Üst yönetici: Bakanlıklarda müsteşarı, Milli Savunma Bakanlığında bakanı, diğer
kamu idarelerinde en üst yöneticiyi, il özel idarelerinde valiyi, belediyelerde belediye
başkanını,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Kamu Zararında Sorumluluk, Tespit, Tebliğ ve Takip
Sorumluluk
MADDE 5- (1) Kanunun ilgili maddeleri gereğince, kamu görevlileri; kamu
kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden,
yönetilmesinden, kullanılmasından, korunmasından, kötüye kullanılmaması ve her an hizmete
hazır bulundurulması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludurlar.
(2) Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda
tespit edilen kamu zararının geri ödenmesi sürecine, kamu görevlileri ile birlikte ilgililer de
dahil edilir.
Kamu zararının belirlenmesi
MADDE 6- (1) Kamu zararının belirlenmesinde;
a) Yapılan iş, alınan mal veya hizmet karşılığı olarak ilgili mevzuatında belirtilen ya
da mevzuatında öngörülen karar, onay, sözleşme ve benzeri belgelerde belirlenen tutardan
fazla ödeme yapılması,
b) İlgili mevzuatında öngörülen haller dışında, iş yaptırılmadan, mal veya hizmet
alınmadan önce ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
ç) İlgili mevzuatı gereğince görevlendirilen komisyon veya kişilerce rayiç bedelinden
daha yüksek fiyatla iş yaptırılması, mal veya hizmet alınması,
d) Kamu idarelerine ait malların kiraya verilmesi, tahsisi, yönetimi, kullanımı ve elden
çıkarılması işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
e) Görevlilere teslim edilen taşınırların zarara uğraması,
f) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde
yapılmaması,
g) Kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine
getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek
malî külfet getirilmesi,
ğ) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
esas alınır.
Kamu zararının tespiti ve bildirilmesi
MADDE 7- (1) Kamu zararları 6 ncı maddede belirtilen hususlar göz önünde
bulundurulmak suretiyle;
a) Kontrol, denetim veya inceleme,
b) Sayıştayca kesin hükme bağlama,
c) Adlî, idarî veya askerî yargılama, sonucunda tespit edilir.
(2) Tespit edilen kamu zararına ilişkin yazı, tutanak, rapor, ilâm ve benzeri belgeler
ilgili kamu idarelerine gönderilir. Kontrol, denetim ve inceleme sonucunda tespit edilerek
kamu idarelerine bildirilen kamu zararlarına ilişkin belgelerde yer alan hususlar, ilgili
harcama yetkilisinin de görüşleri alınmak suretiyle merkezde üst yönetici, taşrada ise idarenin
en üst yöneticisi tarafından değerlendirilir. Taşrada idarenin en üst yöneticisi ile harcama
yetkilisi görevinin aynı kişide birleşmesi halinde değerlendirme üst yönetici tarafından yapılır.
Yapılan değerlendirme sonuçları dosyasına konulur.
(3) Kontrol, denetim veya inceleme sonucunda tespit edilen kamu zararına ilişkin
belgelerde, sorumlularla birlikte tahsil sürecine dahil edilecek ilgililer de belirtilir. Bu
belirlemenin yapılmadığı durumlarda, zararın tahsil sürecine dahil edilecek ilgililer merkezde
üst yönetici, taşrada ise idarenin en üst yöneticisi tarafından yaptırılacak inceleme ile
belirlenir.
(4) Yargı kararları ve Sayıştay ilâmlarıyla tespit edilen kamu zararı alacakları ile
değerlendirme sonucunda takip ve tahsiline karar verilen alacaklar, merkezde strateji
geliştirme birimlerince, taşrada ise takibe yetkili idare birimince takip edilir.
(5) Sayıştay denetçileri tarafından inceleme sırasında mevzuata uygun bulunmayan
veya noksan görülen işler hakkında kendilerine gönderilen kamu zararına ilişkin sorguların bir
örneği, ilgili kamu görevlisince ilgisine göre üst yönetici veya en üst yöneticiye bildirilir. Bu
sorgular, kamu idaresince ihbar kabul edilerek gerekli kontrol, denetim ve inceleme
başlatılabilir.
Alacak takip dosyası
MADDE 8- (1) Tespit edilerek kamu idarelerine bildirilen kamu zararından doğan
alacakların her biri için merkezde strateji geliştirme birimlerince taşrada ise takibe yetkili
birimce alacak takip dosyası açılır.
(2) Sayıştayca düzenlenen sorgular ihbar kabul edilerek yaptırılan kontrol, denetim
veya incelemenin değerlendirilmesi sonucunda kamu zararının oluştuğuna karar verilmesi
durumunda da yukarıdaki fıkra hükmüne göre alacak takip dosyası açılır.
(3) Alacağın tespit, takip ve tahsiline ilişkin bütün belgeler alacak takip dosyasında
muhafaza edilir.
Kamu zararından doğan alacakların muhasebe kayıtlarına alınması
MADDE 9- (1) Sayıştay veya mahkeme ilâmları ile bildirilen kamu zararından doğan
alacakların, ilâmların idarelerine ulaştığı; kontrol, denetim veya inceleme sonucunda tespit
edilen kamu zararından doğan alacakların ise 7 nci maddeye göre yapılacak değerlendirme
sonucunun yazılı hale getirildiği tarihten itibaren beş iş günü içerisinde, merkezde strateji
geliştirme birimlerince, taşrada ise takibe yetkili birimce muhasebeleştirmeye esas belgelerin
birer nüshası muhasebe birimine gönderilerek, sorumlular ve ilgililer adına muhasebe
kayıtlarına alınması istenilir. Taksitlendirilen kamu zararı alacaklarına ilişkin kararın bir
örneği de karar tarihinden itibaren beş iş günü içerisinde muhasebe birimine gönderilir.
Sayıştay sorgularının ihbar kabul edilerek yapılan değerlendirme sonucunda kamu zararının
oluştuğuna karar verilmesi halinde de aynı şekilde işlem yapılır.
(2) Muhasebe birimi, Sayıştay ilâmına istinaden bildirilenleri ilâmda belirtilen
sorumlular adına; adlî, idarî veya askerî mahkeme kararlarına istinaden bildirilenleri kararda
tazminle yükümlü olduğu belirtilenler adına; bunların dışındakileri ise sorumlular ve ilgililer
adına hesaplara kaydeder.
(3) Muhasebe kayıtlarına alınan her bir alacak için bir tahsilat izleme dosyası açılır. (4) Kamu zararından doğan alacakların muhasebe kayıtlarına alınması ve izlenmesine
ilişkin diğer hususlarda, kamu idarelerinin tabi oldukları muhasebe yönetmeliklerinde
belirlenen usul ve esaslar uygulanır.
Kamu zararından doğan alacağın tebliği ve takibi
MADDE 10- (1) Kamu zararından doğan alacaklar, merkezde strateji geliştirme
birimlerince, taşrada ise takibe yetkili birimlerce sorumluların ve ilgililerin bilinen adreslerine
imzaları alınmak suretiyle veya 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine
göre tebliğ edilir.
(2) Kontrol, denetim veya inceleme sonucunda tespit edilen kamu zararı alacaklarının
sorumlulara ve ilgililere tebliğ işlemlerine, 7 nci madde gereğince yapılacak değerlendirme
işlemlerinin tamamlandığı tarihten itibaren beş iş günü içerisinde başlanır. Tebliğde; borcun
miktarı, sebebi, doğuş tarihi, faiz başlangıç tarihi, ödeme yeri, yedi günlük itiraz süresi, itiraz
mercii belirtilerek, söz konusu tutarın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde ödenmesi
istenir. İtiraz merkezde strateji geliştirme birimince, taşrada ise takibe yetkili birimin en üst
yöneticisince on iş günü içerisinde sonuçlandırılır. İtiraz ve itirazı değerlendirme süresi bir
aylık ödeme süresini etkilemez.
(3) Sayıştay denetimi sonucunda düzenlenen sorgular ihbar kabul edilerek yapılan
değerlendirme sonucuna göre tahsil edilmesi gerektiği bildirilen kamu zararı alacaklarının
sorumlulara ve ilgililere tebliğinde de aynı şekilde işlem yapılır.
(4) Kesinleşen Sayıştay ilâmlarının tebliğinde 21/2/1967 tarihli ve 832 sayılı Sayıştay
Kanunu hükümleri uygulanır.
(5) Adlî, idarî ve askerî mahkemelerce hükme bağlanan ve taraflara tebliğ edilen kamu
zararından doğan alacaklara ilişkin kararın kesinleşmesi beklenmeksizin, takip işlemlerine
başlanır. Yargılama sonucunda verilen tazmine ilişkin kararlardan kamu idaresini temsile
yetkili hukuk birimince takip edilmeyenler, takip edilmek üzere temsile yetkili hukuk
birimlerine intikal ettirilir.
(6) Kamu zararı alacaklarının yapılan tebligata rağmen sorumlular ve/veya ilgililerce
süresinde rızaen ödenmemesi halinde ilgili alacak takip dosyası, sürenin bitiminden itibaren
beş iş günü içerisinde, alacağın hükmen tahsili için, strateji geliştirme birimi veya taşradaki
ilgili takip birimince kamu idaresini temsile yetkili hukuk birimine gönderilir.
(7) Kamu zararına neden olan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmalin
yapıldığı malî yıla ilişkin hesap ve işlemlerin Sayıştay tarafından onanmış olması, tespit
edilen kamu zararından doğan alacağın takip ve tahsiline engel teşkil etmez.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kamu Zararından Doğan Alacakların Tahsili
Kamu zararından doğan alacağın güvence altına alınması
MADDE 11- (1) 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda ihtiyatî haciz
için öngörülen şartların varlığı ve kamu idaresi üst yöneticisinin de gerekli görmesi halinde,
mahkeme kararı veya Sayıştay ilâmı tebliğ edilinceye kadar, alacaklı kamu idaresince kamu
alacağını güvence altına almak amacıyla yetkili mahkemeden karar alınarak, sorumluların ve
ilgililerin mal, hak ve alacakları üzerine ihtiyatî haciz konulur.
(2) İhtiyatî haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra dairesinden
kararın uygulanması talep edilir. Aksi halde ihtiyatî haciz kararı kendiliğinden kalkar. İhtiyatî
haciz kararının uygulanmasında icra dairesinin gecikmesi halinde, alacaklı kamu idaresini
temsile yetkili hukuk birimince kararı uygulayacak olan icra dairesinin bağlı olduğu icra
mahkemesine başvurularak kararın infazının sağlanması talep edilir.
Kamu zararından doğan alacakların tahsil şekilleri
MADDE 12- (1) Kamu zararından doğan alacaklar, sorumlulardan ve/veya
ilgililerden, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle
birlikte tahsil edilir.
(2) Tespit edilen kamu zararları;
a) Rızaen ve sulh yolu ile ödenmek,
b) 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre takas yapılmak,
c) 2004 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak,
suretiyle tahsil edilir.
Rızaen ve sulh yolu ile tahsilat
MADDE 13- (1) Kamu zararından doğan alacaklar, sorumluları ve/veya ilgilileri
tarafından rızaen veya ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde sulh yoluyla ödenebilir.
(2) Oluştuğu tarih itibarıyla onaltı yaşından büyükler için tespit edilen asgarî ücretin
bir aylık brüt tutarının yarısını geçmeyen alacaklar, merkezde üst yöneticinin, taşrada ise
idarenin en üst yöneticisinin izni ve sorumlunun ve/veya ilgilinin kabul etmesi koşuluyla,
tebliğ tarihini izleyen aybaşından itibaren aylığından kesilerek rızaen tahsil edilir.
(3) Bu tutarları aşan alacağın ödenmesinin ilgili mevzuat çerçevesinde sulh yolu ile
sağlanması halinde, sulh işleminin kesinleştiği tarihi izleyen aybaşından itibaren sorumlunun
ve/veya ilgilinin aylığından kesilerek tahsil edilebilir.
(4) Aylıklardan yapılacak kesinti tutarı, sorumlulara ve/veya ilgililere yapılan her türlü
aylık, ödenek, zam, tazminat dahil bir aylık net ödemelerinin dörtte birinden az, üçte birinden
çok olamaz.
Takas suretiyle tahsilat
MADDE 14- (1) Kamu zararı alacakları, sorumluların ve ilgililerin kamu idaresiyle
olan özel hukuk ilişkilerinden doğan alacaklarından 818 sayılı Kanun hükümlerine göre takas
suretiyle tahsil edilebilir.
(2) Takas suretiyle tahsil için;
a) Alacaklı kamu idaresi ile sorumlu ve/veya ilgilinin karşılıklı olarak alacaklı ve
borçlu durumunda olmaları,
b) Takas edilecek borç ve alacağın nakit olması,
c) Takas edilecek borç ve alacağın her ikisinin de vadesinin gelmiş olması,
ç) Takas yapılmadan önce sorumluya ve/veya ilgiliye alacağının borcuna takas
suretiyle mahsup edileceğinin bir yazı ile bildirilmesi veya alacağını talep ettiği zaman borcu
ile takas edileceğinin beyan edilmesi,
gerekir.
(3) Borç ve alacaktan birisi şarta bağlı bulunuyorsa veya henüz vadesi gelmemiş ise
takas yapılamaz.
İcra yoluyla tahsilat
MADDE 15- (1) Sayıştay ve mahkeme ilâmları ile hüküm altına alındığı halde
sorumluları ve/veya ilgilileri tarafından rızaen ödenmeyen kamu zararından doğan alacaklar,
2004 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
(2) Kamu idarelerinin strateji geliştirme birimleri ile taşradaki takibe yetkili birimleri
tarafından öncelikle tapu, banka, vergi dairesi, trafik şubesi ve sosyal güvenlik kurumları
olmak üzere ilgili yerlerden sorumluların ve ilgililerin malvarlığı araştırması yapılarak veya
yaptırılarak alacak takip dosyası tamamlanır ve icra takibatı yapılmak veya gereken hallerde yetkili mercilerden takipten vazgeçme onayı alınmak üzere kamu idaresini temsile yetkili
hukuk birimine gönderilir.
(3) Takipten vazgeçme onayı, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde 8/1/1943
tarihli ve 4353 sayılı Kanun hükümlerine göre, kapsamdaki diğer kamu idarelerinde ise özel
mevzuatlarındaki hükümlere göre alınır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Taksitlendirme
Kamu zararından doğan alacaklarda taksitlendirme
MADDE 16- (1) Kamu zararından doğan alacaklar, sorumluların ve/veya ilgililerin
talebi üzerine kamu idaresince taksitlendirilebilir.
(2) Taksitlendirme süresi azami beş yıldır.
(3) Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde taksitlendirme işlemleri, 8/1/1943
tarihli ve 4353 sayılı Kanunun ihtilafların sulh yoluyla halline ilişkin hükümleri çerçevesinde
gerçekleştirilir.
(4) Kapsamdaki diğer kamu idarelerinin özel mevzuatlarında başka türlü bir
düzenleme bulunmadığı takdirde taksitlendirmeye üst yöneticiler yetkilidir. Üst yöneticiler bu
yetkilerini sınırlarını açıkça belirtmek suretiyle merkezde yardımcılarına veya strateji
geliştirme birimlerine, taşrada ise idarenin en üst yöneticilerine devredebilir.
(5) Sorumluların ve/veya ilgililerin yazılı taksitlendirme talebi üzerine, sorumlu
ve/veya ilgili ile idare arasında, taksitlendirmenin süresini, taksit sayısı ve tutarları ile ödeme
zamanlarını belirleyen bir ödeme planı yapılır. Sorumlulardan ve/veya ilgililerden taksitlerini
ödeme planına uygun ve vadesinde düzenli olarak ödeyeceklerine dair “resen borç senedi ve
kefaletname” alınır. Kanunun 79 uncu maddesi uyarınca merkezi yönetim bütçe kanununda
belirlenen parasal sınırın üzerindeki kamu zararı alacaklarına ilişkin olarak düzenlenecek
“resen borç senedi ve kefaletname” için noter tasdiki aranır.
(6) Sorumlular ve/veya ilgililer, taksitlendirme taleplerine ilişkin yetkili makamın
onayı alınıncaya kadar dilekçede belirtilen ilk taksit miktarını hemen, takip eden taksitleri de
düzenli olarak, faiziyle birlikte muhasebe birimine ödeyebilirler. Yetkili makamdan alınan
taksitlendirme onayında kararlaştırılan taksit miktarı ödenen taksit miktarından fazla olduğu
takdirde, onayda belirtilen ilk taksit tarihinden itibaren geçen taksit sürelerine ait toplam fark
peşin olarak tahsil edilir.
(7) Taksitlerden birinin ödeme planına ve “resen borç senedi ve kefaletname”ye uygun
olarak vadesinde ve faiziyle birlikte tamamen ödenmemesi halinde alacağın tamamı muaccel
olur ve hükmen tahsili için gerekli işlemler başlatılır.
(8) Taksitlerin tahsili sırasında taksit dönemine ait taksit tutarının ödenip faizinin
tamamının ödenmediği hallerde, muhasebe birimince tahsilat belgesi üzerine idarenin faiz
isteme hakkının saklı olduğuna ilişkin şerh konulur.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Kamu Zararının Oluştuğu Tarih ve Faiz Başlangıcı
Kamu zararının oluştuğu tarih
MADDE 17- (1) Kamu zararı;
a) Vezne ve ambar açıkları ile diğer muhasebe yetkilisi mutemetlerinin açıklarında,
açığın meydana geldiği tarihte, bu tarihin bilinmediği durumlarda olayın tespit edildiği tarihte,
b) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak ilgili mevzuatında belirlenen veya mevzuatında
öngörülen karar, onay ya da sözleşmesinde belirlenen tutardan fazla yapılan ödemeler ile
transfer niteliğindeki giderlerde yapılan yersiz ve fazla ödemelerde, ödemenin yapıldığı
tarihte, c) Kayıtlı olsun veya olmasın, kamu idaresinin yönetim ve kullanımında olan ya da
kullanıcılarına teslim edilen taşınırların kaybedilmesi, çalınması veya zarar görmesi hallerinde
olayın meydana geldiği tarihte; bu tarihin bilinmediği durumlarda olayın tespit edildiği
tarihte,
ç) İş yaptırılmadan, mal veya hizmet alınmadan ya da mevzuatında öngörülmediği
halde yapılan yersiz ödemelerde, ödemenin yapıldığı tarihte,
d) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde
yapılmaması hallerinde, söz konusu işlemin zaman aşımına uğradığı tarihte,
e) Hakedişlerden kesinti suretiyle yapılan gelir tahsilatının eksik yapılması hallerinde,
tahsilat tutarının gelir kaydedilmesi gerektiği tarihte,
oluşmuş kabul edilir.
Kamu zararından doğan alacaklarda faiz
MADDE 18- (1) Kamu zararından doğan alacaklarda ilgili mevzuatına göre
hesaplanacak faizin başlangıç tarihi, kural olarak zararın oluştuğu tarihtir.
(2) Sayıştay, adlî, idarî ve askerî mahkeme ilâmları ile tespit olunan kamu zararından
doğan alacaklarda faiz başlangıç tarihi, ilâmda faizin başlangıcı hakkında hüküm varsa
belirtilen tarih, aksi takdirde karar tarihidir.
(3) Sorumlular ve/veya ilgililerce yapılan ödeme tutarının, alacak aslı ile faiz tutarının
tamamını karşılamaması halinde ödenen tutar vadesi gelmiş alacak aslına ve faizine orantılı
olarak mahsup edilir.
(4) Borç aslına faiz dahil edilerek, tekrar faiz yürütülemez.
ALTINCI BÖLÜM
Zamanaşımı ve Kamu Zararından Doğan Alacakların Silinmesi
Kamu zararının tespiti ve tahsilinde zamanaşımı
MADDE 19- (1) Kamu zararından doğan alacaklarda zamanaşımı süresi,
zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla, on yıldır.
(2) Zamanaşımı süresi, 17 nci maddede kamu zararının oluştuğu kabul edilen tarihi
takip eden malî yılın başında işlemeye başlar ve onuncu yılın sonunda biter.
(3) Borç aslı zamanaşımına uğramış olan kamu zararından doğan alacakların faizleri
de zaman aşımına uğrar.
(4) Zamanaşımına uğramış olsa dahi sorumlular ve/veya ilgililer tarafından rızaen
yapılan ödemeler kabul edilir.
Zamanaşımını kesen ve durduran haller
MADDE 20- (1) Kamu zararından doğan alacaklarda zamanaşımı 818 sayılı Kanunda
belirtilen hallerde kesilir. Zamanaşımının kesildiği durumlarda, kesilme tarihinden itibaren
yeni zaman aşımı süresi işlemeye başlar. Sorumlunun ve/veya ilgilinin borcunu bir senetle
kabullenmesi veya borcun mahkeme kararı ile belirlenmesi halinde de yeni zamanaşımı süresi
on yıldır.
(2) 818 sayılı Kanunda belirtilen hallerde zamanaşımı durur. Bu durum ortadan
kalktığında zamanaşımı, kaldığı yerden işlemeye devam eder.
Kamu zararından doğan alacakların silinmesi
MADDE 21- (1) Zorunlu veya mücbir sebeplerle takip ve tahsil imkanı kalmayan
kamu zararından doğan alacaklardan merkezî yönetim bütçe kanununda gösterilen tutara
kadar olanların kayıtlardan çıkarılmasına, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde Maliye Bakanı, diğer kamu idarelerinde özel kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla
üst yöneticiler yetkilidir.
(2) Birinci fıkrada belirtilen alacaklar; genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde,
davaya veya icraya intikal etmiş olanlar için 8/1/1943 tarihli ve 4353 sayılı Kanun
hükümlerine göre, kapsamdaki diğer kamu idarelerinde ise özel mevzuatlarındaki hükümlere
göre yetkili mercilerden alınan takipten vazgeçme onayı ile silinerek kayıtlardan çıkarılır.
(3) Bu şekilde kayıtlardan çıkarılacak alacaklar için, alacak takip dosyası; merkezde
strateji geliştirme birimlerince, taşrada ise alacağı takiple görevli birimlerce, idareyi temsile
yetkili hukuk birimlerine gönderilerek yetkili mercilerden takipten vazgeçme onayının
alınması istenilir. Takipten vazgeçme onayı alındıktan sonra dosya, onay da eklenerek ilgisine
göre strateji geliştirme birimi veya takiple görevli ilgili taşra birimine geri gönderilir.
(4) Strateji geliştirme birimi veya ilgili taşra birimince, alacağın takibinden
vazgeçildiğine dair onay muhasebe birimine gönderilerek alacağın muhasebe kayıtlarından
çıkarılması sağlanır.
(5) Alacağın tahsili için açılan davada kamu idaresi aleyhine karar verildiği ve
Yargıtay tarafından da onanmak suretiyle hüküm kesinleştiği veya kamu idaresi için bir yarar
görülmediğinden temyizden yetkili mercinin onayı alınarak vazgeçildiği hallerde, Yargıtay
ilâmı veya temyizden vazgeçme onayı ile buna ilişkin aleyhteki mahkeme kararı, hukuk
birimince strateji geliştirme birimi veya ilgili taşra birimine gönderilir. Bu birimlerce de, söz
konusu belgelerin onaylı birer örnekleri ilgili muhasebe birimine intikal ettirilerek alacağın
kayıtlardan çıkarılması sağlanır.
(6) Birinci fıkrada belirtilen tutarı aşan ve merkezî yönetim bütçe kanununa ekli
cetvelde silinmesi öngörülen kamu zararından doğan alacaklar ise strateji geliştirme birimi
tarafından ilgili muhasebe birimine bildirilerek kayıtlardan çıkarılması sağlanır.
YEDİNCİ BÖLÜM
Son Hükümler
Diğer hükümler
MADDE 22 – (1) Kamu zararından doğan alacakların takip ve tahsilinde aşağıda
belirtilen hükümlere uyulur.
a) Kamu zararından doğan alacakların sorumlularca ve/veya ilgililerce rızaen veya
sulhen ödenmemesi halinde alacak takip dosyası, genel hükümlere göre takibat yapılmak ve
dava açılmak üzere, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerince o yerdeki muhakemat
müdürlüğü veya hazine avukatlığına gönderilir. Hazine avukatı bulunmayan yerlerde dava ve
icra işleri kamu idaresi yöneticileri tarafından takip edilir. Genel bütçe dışındaki diğer kamu
idarelerinde söz konusu dosya hukuk birimine gönderilir.
b) Alacağın takibinden sorumlu birim yöneticileri, mahkemeye veya icraya intikal
ettirilen alacakların takibinin hangi aşamada olduğunu ilgili hukuk birimleri nezdinde
izlemek, icra dairelerince tahsil edildiği bildirilen paraların muhasebe biriminin veznesine
veya banka hesabına yatırılmasını ve sorumluların ve/veya ilgililerin borçlarına mahsubunu
sağlamak zorundadırlar.
c) Kamu idaresinin yönetim ve kullanımında bulunan taşınırların kaybolması,
çalınması, eksilmesi veya zarar görmesine sebep olunması hallerinde Kanunun 44 üncü
maddesinde öngörülen yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen kamu zararlarından 2 nci
maddenin ikinci fıkrası kapsamına girmeyenler de bu Yönetmelik hükümlerine göre tahsil
edilir.
Kamu zararı alacaklarının elektronik ortamda takip ve tahsili
MADDE 23- (1) Hakedişlerin ödenmesi sırasında; alacaklıların kamu zararından
doğan vadesi gelmiş borçlarının bulunup bulunmadığını ve bulunduğu takdirde kendilerine ödenecek haczedilebilecek alacaklarından mahsuben tahsilini sağlamak üzere; elektronik
ortamda sorgulama ve tahsilat sistemi oluşturmaya, uygulama usul ve esaslarını belirlemeye
Maliye Bakanlığı yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 1- (1) Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte mülga 1050 sayılı
Muhasebei Umumiye Kanununun 20 nci maddesi ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre
takibi saymanlıklarca yapılmakta olan kişilerden alacaklar hesabında kayıtlı tutarlara ilişkin
takip dosyaları bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten itibaren iki ay içinde, merkezde strateji
geliştirme birimi, taşrada ise takibe yetkili ilgili taşra birimi yöneticilerine imza karşılığında
teslim edilir.
(2) Teslim edilecek her takip dosyası için, teslim tarihine kadar yapılan takibat işlem
ve yazışmaların tarih ve sayıları ile tahsilat tutarlarını ve alındıların tarih ve numarasını
gösterir bir özet hazırlanarak dosyaya konulur.
(3) Aynı idareye teslim edilecek takip dosyası birden fazla ise, takip dosyalarının bir
listesi yapılarak liste ekinde ilgili birime teslim edilir.
(4) Takip edilmemesi nedeniyle zamanaşımına uğramış olan takip dosyaları ilgili
birimlere devredilmez.
Yürürlük
MADDE 24- (1) Sayıştayın görüşü alınarak hazırlanan bu Yönetmelik 1/1/2006
tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 25- (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
2008 kere okundu

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Ürünlerin Enerji ve Diğer Kaynak Tüketimlerinin Etiketleme ve Standart Ürün Bilgileri Yoluyla Gösterilmesi Hakkında Yönetmelik
Akım ve Gerilim Ölçü Transformatörleri Muayene Yönetmeliği
Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği (İngilizce)
Sıvılaştırılmış Petrol Gazları(LPG) Piyasası Eğitim ve Sorumlu Müdür Yönetmeliği
Kamu Konutları Yönetmeliği
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Taşra Teşkilatı Yönetmeliği
Kamu İdarelerince Hazırlanacak Faaliyet Raporları Hakkında Yönetmelik
Makina Emniyeti Yönetmeliği
Muhtemel Patlayıcı Ortamda Kullanılan Teçhizat ve Koruyucu Sistemleri ile İlgili Yönetmelik
Alkolmetreler ve Alkol Hidrometrelerine Dair Yönetmelik (76/765/AT)
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği
Asansör Bakım Ve İşletme Yönetmeliği
Uluslararası Birimler Sistemine Dair Yönetmelik
Sıvı ve Gaz Yakıtlı Yeni Sıcak Su Kazanlarının Verimlilik Gereklerine Dair Yönetmelik
Elektromanyetik Uyumluluk Yönetmeliği

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

Hangi 3 Harf? Teslim Şekli anlamında kullanılan Incoterms kısaltmaları

Hangi 3 Harf? Teslim Şekli anlamında kullanılan Incoterms kısaltmaları

Dış ticaret işlemi yapan, ister ihracat olsun, ister ithalat olsun; bu 3 harfleri patronundan, işi yapan uzmanına kadar; Satınalma, İhracat, İthalat, Gümrük gibi birimlerinde çalışan herkesin eksiksiz bilmesinde çok fayda vardır: “Teslim şekli” anlamında kullanılan “Incoterms” kısaltmaları.

OFİS VE İNSAN

Dijital baskı kalıcı olacak

Dijital baskı kalıcı olacak

Dijital baskı, 1990’lı yıllarda büyük ilgi ve heyecan uyandırdı; ama esas atılım sonrasında gerçekleşti. Günümüzde dijital baskı, pek çok baskı işi için uygun bir alternatif haline geldi.

Teknolojik değişim ve yeni ofis düzeni

Teknolojik değişim ve yeni ofis düzeni

Teknolojik değişim ve gelişimin, iş yaşamının mekansal (ve yaşamsal) alanı olan ofis düzeni ve ortamını yenilediğinden bahsetmiştik. Bu yenilenme, iş ortamının daha işlevsel kullanımını ve insana uyumunu (ergonomi) ön plana çıkarmıştır.

İŞ DÜNYASI

Aşk Yönetimi

Aşk Yönetimi

Ünlü yönetim danışmanı Ali Rıza Değer, Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma olgusunu bir anektod ile açıklıyor.

HUKUK / MUHASEBE

Elektronik Ticaret Kanunu ile Getirilen Yeni Uygulamalar ve Yaptırımlar

Elektronik Ticaret Kanunu ile Getirilen Yeni Uygulamalar ve Yaptırımlar

Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun, pazarlama ve satış faaliyetlerinde bu yöntemi kullanan şirketlerin işini biraz zorlaştırmakta ve şirketlere yeni yükümlülükler ve yaptırımlar getirmektedir

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi
tümü

PATRONA TAVSİYELER

Bayi Prim Sistemi

Bayi Prim Sistemi

Bayilere prim vermek satış yönetiminin en önemli kararlarından biridir. Prim nasıl verilecek, ne kadar verilecek, nasıl ödenecek, ne zaman ödenecek gibi sorular bu kararın içinde cevaplanmalıdır. Bayi priminde amaç bayiyi teşvik etmektir. Bu amacın gerçekleşmesi için prim sistemi iyi tasarlanmalıdır.