Internet Reklamcılığına Bir

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Internet Reklamcılığına Bir

İnternetin ekonomik alanda büyümesi, doğaldır ki Internet reklamcılığı konusunu da daha ön plana çıkarmıştır.

İnternetin ekonomik alanda büyümesi, doğaldır ki Internet reklamcılığı konusunu da daha ön plana çıkarmıştır. Kavram olarak daha yeni yeni kendini göstermeye başlayan web ya da Internet reklamcılığının, gelecekte bir numaralı reklam sahası olacağının işaretlerini veriyor dünyadaki gelişmeler. Dünyanın bu konuda belli bir noktaya ulaştığını görmemize rağmen Türkiye için aynı şeyleri söylememiz biraz zor. 2003 yılı için Türkiye Internet reklam hacminin 8 milyon dolara ulaştığını gösteren rakamlar yanında, Amerikan İnternet Reklamcılığı bürosunun ABD’nin 2002 yılı ilk altı aylık internet reklam hacminin 3 milyar dolara yaklaştığını belirten verileri arasındaki fark açıkça belli oluyor.

Oysa bu düşük hacme rağmen, reklamcılık sektöründen konuya bakarsak internet üzerinden reklamcılığın, geleneksel reklam anlayışlarına göre bazı açılardan üstün yönlerini görebiliriz. Sadece marka bilinirliğini arttıran avantajları değil, reklamın hedefine ulaşıp ulaşmadığı ve hedefin bu noktadaki tepkilerini belirleme fırsatı sunuyor olması gibi. Özellikle de reklam verenler açısından.

Bu üstün yönlerden (Ya da fırsatlardan) biri, reklamınızı ulaştırmak istediğiniz kitleyi hedefleyip takip edebilme kolaylığı. Geleneksel reklam süreçleri, bu konudaki başarı ve verimliliği tam olarak ölçme konusunda yeterli araçlara sahip değilken, Internet, barındırdığı teknolojik olanaklar sayesinde bunu ölçebilmektedir. İnternet reklam sunum yöntemleri ile küçük bir reklam bütçesiyle hedef kitleyi bulmak ve bu ulaşılabilirliği ölçmek çok kolay.

Reklamverenin belirleyeceği kriterlere göre (yaş,cinsiyet,eğitim,gelir,yaşanılan yer vs. gibi) belirlenecek kitleye yönelmek ve bu kitlenin ürün ya da hizmete göre hareketlerini ölçmek web reklamcılığının önemli avantajlarından biri. Hedeflenen kitlenin takibi ve ölçülmesine yönelik dünyada uygulanan (Ülkemizde, Internet reklamcılığının istenen noktanın çok aşağısında bulunması nedeniyle tam olarak uygulanamayan) belli başlı yöntemleri sıralayacak olursak şunlar ön plana çıkıyor:

Frekans kontrolü:Burada amaç internet kullanıcısına ulaştırılan banner’ın (web sayfalarındaki reklam kutucukları) ne sıklıkla tıklanıp tıklanmadığıdır ve eğer tıklanmıyorsa o Internet kullanıcısına aynı reklam görselini (ya da banner’ı) sunmamaktır. Bu şekilde, Internette reklamverenler reklam bütçelerini, ilgisini çekemedikleri kullanıcılar yerine ilgi çekebileceklerini düşündükleri kullanıcılara ya da kitlelere yönlendirebilirler.

Yerel konuma göre reklam:Burada Internet kullanıcısının giriş yaptığı yerel noktaya göre farklı web reklamı sunumunun yapılması söz konusudur. Kent ya da bölge ölçeğinde düzenlenen kampanyalar, promosyonlar, tanıtımlar bu tür hedefleme yöntemi içindedir. Böylece farklı bölge veya kentlerde bulunan ve bu tür reklamlara coğrafi konum nedeniyle ilgi göstermeyecek olan kullanıcılara reklam sunumu yapılmamış olur ve gereksiz bir maliyet unsuru ortadan kalkar.

Zaman dilimi bazında gösterim:Günü belli saat dilimlerine ayırıp, hedeflenen saat dilimlerine göre reklam sunumu yapmak olarak özetlenebilecek hedefleme çalışmasıdır. İnternetin yoğun olarak kullanıldığı saat dilimlerinin belirlenip, bu dilimlerde banner sunumu yapmanın, reklamdan elde edilecek verimi ciddi şekilde arttırdığını araştırmalar ortaya koymaktadır.

Bu yöntemler geleneksel reklam süreçlerinin aksine, tüketici tepkisi ölçmede diğer reklam mecralarına oranla daha net veriler ortaya koyabiliyor. Örneğin reklamverenler yönünden, sunulan reklamın satışa dönüşüp dönüşmediğini takip edebilmek çok önemlidir. Takip yöntemleri içinde Post-Click Analiz denilen (Tıklama sonrası analiz diye çevirebileceğimiz), reklamda sunulan ürünün ilk olarak hangi web sitesindeki banner’a tıklanarak ulaşılmaya çalışıldığını belirleyen yöntem ön plana çıkıyor. Bu şekilde firma ya da reklamveren, hem reklam bütçesini kendisine müşteri getiren bu web siteleri ya da portalları üzerinde yoğunlaştırabilme fırsatını hem de reklam verdiği web sitelerine dağıttığı reklam bütçesi ile gelen müşteri sayısını oranlayarak, müşteri başına reklam birim maliyetini hesaplama olanağını yakalıyor. Elbette bunu sağlayabilmek için iyi hazırlanmış bir veri tabanı uygulaması gerekiyor. Etkin bir medya planlaması,bu verilerden sağlanacak birim maliyetlerin ölçümü ile mümkündür.

Şu soru sorulabilir: “Bir firma, diğer reklam mecralarının yaygınlığını ve ulaşılabilirliğini görünce (Televizyon, radyo,basılı yayınlar,billboardlar vs.) niye ülke nüfusunun %10’na bile ulaşamamış Internet kullanıcıları için reklam bütçesi oluştursun?”. Belli başlı nedenlerini sıralayınca bu sorunun gereksiz olduğu görülecek.

İnternet her halükarda yaygınlaşacak. (35 yıl önce de ilk TV’ler sadece bir iki büyük kentin belli kesimlerine yayın yapan, sonraki 5 yılda sadece Türkiye’nin belli kısımlarında yaygınlaşan bir iletişim aracıydı. O zamanlarda da TV’nin pahalı bir teknoloji olduğunu ve yaygınlaşmayacağını söyleyenler vardı. Ama TV’nin büyük bir reklam mecrası olduğunu bilen ve görebilenler, reklamcılık alanında rakiplerine büyük fark attılar. İnternetteki bu potansiyeli görebilen reklamverenler de gelecekte rakiplerinin oldukça önüne geçecekler.)

A/B grubu dediğimiz üst gelir grubu, Internet kullanıcıları arasında en büyük dilimi oluşturuyor. Bu kesim, satın alım güçleri nedeniyle Internet üzerinden sunulan otomotivden tatile, beyaz eşyadan müzik CD’sine kadar geniş bir ürün yelpazesinde talep tabanı yaratıyor. Dolayısı ile internetteki en yoğun kullanıcıya sahip bu kesim, internet reklamlarına tepki verip geri-dönüşüm sağlaması açısından internet reklamcılığının gelecek için dinamizmini arttırıyor.

Küçük-orta boy işletmeler, geleneksel reklam mecralarında yüksek maliyetler nedeniyle boy gösteremezken, Internet reklamcılığı bu işletmelere daha mütevazı reklam bütçeleriyle mecraya girme fırsatı tanıyor. Yukarıda sayılan hedefleme ve takip yöntemleri, reklamın işlevselliği, ölçülebilirliği ve hedefine varabilme oranları açısından geleneksel reklamlara oranla daha sağlıklı veriler sunabiliyor. Internette reklamı gördükten sonra unutma oranının, basılı yayında görünen reklamı unutma oranından çok daha düşük olması gibi olumlu yönler dikkate değer.

Nedenler çoğaltılabilir. Zaten Internet yaygınlaştıkça bu nedenler kendiliğinden artacaktır. Bu yaygınlaşma doğal olarak Internet reklamcılığı hacmini arttıracaktır. Burada önemli olan, etkin Internet reklamcılığı uygulayabilme stratejilerini belirleyip hedeflerin tam olarak tutturulmasıdır. Şu noktalara öncelikli ağırlık verilebilir:

  • Yaratıcı olmak.Müşterinin ilgisini çekecek görsel tasarım,slogan ve diğer öğeleri yerinde ve yaratıcı kullanmak. Banner’larınızda buna dikkat etmek
  • Hedeflenen kitlenin profilinin iyi belirlenmesi.Bu kitlenin tepkileri ve hareketlerinin takip edilmesi sağlayacak etkin veri toplama yöntemlerinin belirlenmesi.
  • İyi bir site tasarımı.Unutmayın ki web siteniz internetteki işyerinizdir ve müşterilerinize gösterip,onları site içinde dolaşmaya teşvik edecek imajınızdır.
  • Reklamınızı yayınlayacak site ya da portalların hedef kitlenize uygun seçilmesi. Size geri dönüşü olmayacak, müşteri getirmeyecek sitelere reklam vermemek.
  • İyi bir medya planlamasıyla, daha çok müşteri getiren portalların belirlenip bu portallarda yoğunlaşılması. Böylece reklam bütçesinin etkin değerlendirilip, gereksiz reklam harcamaları yapmadan, ortalama reklam birim maliyetlerinin minimuma getirilmesi. Kısaca,reklamın verimliliği. Müşteri takibi için müşteri bilgileri veri tabanı oluşturmak.

İnternet reklamcılığı mecrasında “tık sayısını arttırdıkça daha büyük reklam hacimlerine ulaşılacağı bir gerçektir. Tabi burada önemli olan,kullanıcının fare (mouse) imlecini sizin reklamınıza yönlendirmesi sürecini basite indirgemeden,internet reklamcılığının tüm işlevlerini yerine getirebilmektir...

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
8480 kere okundu

Etiketler: internet

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Yönetim Danışmanları ve Şirketlerde Değişimi Yönetmek
İnovasyon ve Girişimcilik Nedir? Nasıl Girişimci ve İnovatif Olunur?
İçgirişimcilik: İnovasyonun Kalbi
Deloitte “Kamu Sektöründe Finansal Otorite Olmak” raporu
Bütçe Nedir?
İş Yeri Kuralları, İş Yerlerinin Sevilmeyen Halleri
21.Yüzyılın Rekabet Silahı; Müşteri İlişkileri Yönetimi
Artık Tarih Tekerrür Etmiyor, McNamara Yanılgısı
Pazarlamadan insan haklarına dek her alanda karşımıza çıkan zor bir kavram: Kişisel Veriler
Aile Şirketlerinin Yeni Türk Ticaret Kanununa uyum sağlaması kurumsal yönetişim ilkelerini uygulaması ile gerçekleşecektir
Marka Analiz Raporu Reklam ve Mağazacılık
Franchising
EFQM: KOBİ´ler için Mükemmellik Modeli
Kültürlü ve Uzun Ömürlü Şirketler Gerekli
İş Dünyasında Çatışmaları, Yapanlar Değil İsteyenler Kazanır

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

Dış Ticaret Verilerine Göre Nereye Gidiyoruz?

Dış Ticaret Verilerine Göre Nereye Gidiyoruz?

Türkiye İstatistik Kurumu ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2015 yılı Eylül ayında, 2014 yılının aynı ayına göre %14,2 azalarak 11 milyar 659 milyon dolar, ithalat %25,2 azalarak 15 milyar 401 milyon dolar olarak gerçekleşti.

OFİS VE İNSAN

Ev Ofis Çalışmanın Avantaj ve Dezavantajları

Ev Ofis Çalışmanın Avantaj ve Dezavantajları

Günlük koşuşturma, stress, iletişim zorlukları, trafik, türlü mobing uygulamaları, kaprisler, toplantılar, çıkar savaşları gibi bir dizi yıldırıcı portresi var iş dünyasının...

Dünyada ve Türkiye’de geleceğin iş modeli: Esnek işgücü

Dünyada ve Türkiye’de geleceğin iş modeli: Esnek işgücü

Esnek işgücü çalışma modeli, daha genel bir ifadeyle ‘talep üzerine’ (‘on demand’) devrimin iş dünyasına geçişi olarak düşünebilirsiniz. On-demand devrimi artık hayatımızın bir çok alanını etkiliyor; çalışma hayatımızı da etkilemesi kaçınılmaz.

İŞ DÜNYASI

Kültürlü ve Uzun Ömürlü Şirketler Gerekli

Kültürlü ve Uzun Ömürlü Şirketler Gerekli

Günümüz iş dünyasında, birçok zorlu koşula rağmen ticari hayatını başarıyla devam ettiren birçok şirket mevcuttur.

HUKUK / MUHASEBE

Şirketlerin Verdiği Eğitim Bursları Gider Yazılır mı?

Şirketlerin Verdiği Eğitim Bursları Gider Yazılır mı?

Gelir Vergisi Kanunumuzda bu konuda yer alan düzenlemelere göre, verilen bursların gider olarak değerlendirilmesi için öncelikle bursun işle ilgili olması yani burs alan öğrencinin bursun bitiminde ilgili işletmede görev alması gerektiği yönündedir.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • KOBİ’ler için 10 adımda marka yaratma

    Türkiye’nin ilk marka danışmanı ve marka yönetiminin duayeni Güven Borça yıllar önce “Marka İnşaasının 9 Basamağı” başlıklı bir yazı yazmıştı. İlk okuduğumda çok heyecanlandığımı hatırlıyorum. Kısa ve öz bir yazıydı. Ancak hala yüzlerce şirket bu perspektiften yoksun bir şekilde iş yapıyorlar. Güven Borça’nın bu yazısının ana başlıklarını (bir başlıkta –segmentasyon- ben ekledim) son on yılda oluşan gözlem ve deneyimlerimin ışığında yorumlayarak aktarıyorum.

tümü

PATRONA TAVSİYELER

Yedi Adımda Satış Departmanı Kurma

Yedi Adımda Satış Departmanı Kurma

Satış konusunda bulunan kaynaklar çoğunlukla daha iyi nasıl satış yapılabileceği hakkındadır. Bu konuda yeterince kitap, makale, web sitesi vb. vardır. Ancak yerli şirketlerimizin en çok ihtiyaç duyduğu konulardan birisi de satış departmanının kuruluşudur. Bir çok firma da satış departmanının kuruluşu ve geliştirilmesi için projeler de yaptım. Üzerinde çalıştığım bu konuyu derli toplu bir şekilde ele almak istiyordum. Bir satış departmanının nasıl kurulacağı konusunu Kobitek.com okuyucuları için kaleme aldım.