Güvenin ama kontrol edin!

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Güvenin ama kontrol edin!

Risk yönetimi, belirlediğiniz hedefe ulaşmanızı mümkün kılan rota gibidir. Rotanızı, geminiz buz dağına çarpmadan önce doğru şekilde belirlemiş, rotanızın doğruluğunu destekleyici çalışmaları gerçekleştirmiş olmanız lazımdır

Risk yönetimi, belirlediğiniz hedefe ulaşmanızı mümkün kılan rota gibidir. Rotanızı, geminiz buz dağına çarpmadan önce doğru şekilde belirlemiş, rotanızın doğruluğunu destekleyici çalışmaları gerçekleştirmiş olmanız lazımdır. Buz dağlarının nerede ve ne büyüklükte olduğunu zamanında ve doğru şekilde belirleyemezseniz (risklerinizi doğru şekilde öngöremezseniz), belirlediğiniz rota (risk yönetimi politikanız) da yeterli olmayacaktır. Bu sebepledir ki risk yönetiminin ilk ve en önemli adımı “kurumun maruz kalabileceği risklerin doğru şekilde belirlenmesidir.” Bu temin edildiğinde çizilecek rota da doğru olacağından gelecekten endişelenmeniz söz konusu olmaz.

İşletmelerin, mevcut konjonktürde (toplu durumda) artmış olmakla birlikte, her dönem en büyük risk kaleminin “operasyonel risk”1 olduğuna inanıyorum. Operasyonel risk çatısı altında ise en büyük alt kalem “suistimal riski”dir. Bu risk her türlü alanda faaliyet gösteren, her ölçekteki kurumun maruz kalabileceği bir risktir ve efektif bir şekilde yönetilmelidir.

İşe alımlardaki kriterlerden biri “güven vermek”tir muhtemelen, ve bu sebeple “Ben çalışanlarıma güvenirim”. “Çalışanlarıma, onlardan şüphelendiğimi gösteren bazı kontrolleri uygulamaktan, onları rahatsız etmekten çekiniyorum” vb. gibi savunma veya çekinme ifadelerine sıkça rastlamak mümkün. Güveniyor olmanızın kontrol etmenizin önünde engel olmaması gerektiğini de ben söylemek isterim, zira denetim tecrübem sırasında yaşadığım ve duyduğum birçok suistimal olayının kahramanı yöneticilerin en çok güvendiği kişiler olmuştur. Ayrıca suistimal edenler sadece içeriden değil, zaman zaman dışarıdan da (müşteriler, tedarikçiler) olabilmektedir. Bu kişilerin işlediği suçun adının “suistimal” olmasının sebebinin, bu kişilerin, sizin onlara duyduğunuz güveni suistimal ediyor olmaları olduğunu unutmayın.

Suistimal riskine yönelik uygulanacak tedbirlerin, işletmenizin operasyonel risk yönetiminin bir parçası olmasını sağladığınız anda, bu süreçlerden ne siz rahatsız olacaksınız, ne de çalışanlarınız rahatsız olacaktır. Söz konusu süreçlerin başlangıç noktası da zaten çalışanlar nezdinde “risk bilinci” oluşturmak olacaktır. Riske maruz kalma olasılığını azaltacak tedbirlerin tespiti ve uygulaması ancak bu suretle başarıya ulaşabilecektir. “Kurum çapında risk yönetimi (ERM-enterprise-wide risk management)” diye anılan bu yapı ile siz ve yöneticileriniz fiilien işinizin başında olmadığı anlarda dahi riskleriniz yönetiliyor olacaktır.

Suistimal riskinin tespitine dair gerçekleştirilebilecek birçok çalışma içinde önemli çalışmalardan biri “Öz değerlendirme (Self Assessment)” adlı, iş birimlerinin kendi risklerini risk yöneticileri ile birlikte değerlendirdiği ve bu risklerin sıklık ve şiddet bilgilerini derecelendirdiği bir çalışmadır. Bu çalışma ile birlikte kurumun maruz kaldığı ya da kalabileceği risklerin bir listesi çıkacak, “anahtar risk göstergesi2 (KRI’s-Key risk indicators)” kataloğunuz oluşmuş olacak ve de risk yöneticileri(sorumluları) suistimal de dahil olmak üzere operasyonel risk noktalarının tespitine dair önemli veriler elde etmiş olacaklardır. Bu çalışma sonrasında tüm bu tespitlere dayanan tedbir geliştirme (aksiyon alma) aşamasına geçilebilecektir ki, bu işletmenizin hayatta kalmasını garantileyen en önemli fonksiyonlardan biridir. Bu süreçleri yaşayan, doğru ve yeterli şekilde uygulayan işletmelerin, her türlü krizde hayatta kalacaklarına dair inancım tamdır.

Geminiz rotasız, rotanız esassız olmasın!

Belma BULUT
Diler Yatırım Bankası A.Ş.
Risk Yönetimi Müdürü

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
7255 kere okundu

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

İş Planı Hazırlarken Yararlanmamız Gereken Bazı Araçlar
İnovasyon ve Girişimcilik Nedir? Nasıl Girişimci ve İnovatif Olunur?
Linkedln Nasıl Kullanılmalı?
KOBİ'ler Eğitim Alırken Nelere Dikkat Etmeliler?
Stratejik Ortaklık Nedir?
Fuar Standı Nasıl Olmalı?
Finansçı Olmayanlar için Finans Yönetimi
Performans değerlendirme sonucuna işçinin verdiği cevabın savunma sayılamayacağı konusu
Online Strateji Oyunu - Yüksek Lisans MBA
Canon´un iş yerinde verimlilik araştırması
'Brief' Vermek - 5N - 1K / İşimizin Özü
Internet Reklamcılığına Bir
Franchising
Kurumsal Yaşamda Statü ve Provasız Kostümler
Şirketinizin Yansıması ve Çalışanlarınız İçin İç ve Dış Destekler

DIŞ TİCARET

İhracat türleri

İhracat türleri

Dış satım, yani ihracat farklı türlerde gerçekleştirilebilmektedir. Özellik arz etmeyen, kayda bağlı, kredili, konsinye, serbest bölgelere vs. pek çok ihracat türü bulunmaktadır.

OFİS VE İNSAN

Ofis Aydınlatması

Ofis Aydınlatması

Ofis aydınlatması ya da işyeri ışıklandırma düzeni, hem sağlık hem de çalışma verimliği açılarından üzerinde durulması gereken konular. İşyerinin her şeyden önce personelin huzurlu çalışmasına olanak verecek bir atmosfere sahip olması hepimizin kabul ettiği bir gerçektir.

Hedef Belirleme ve Hedeflerinizi Hayata Geçirmenin 8 Adımı

Hedef Belirleme ve Hedeflerinizi Hayata Geçirmenin 8 Adımı

Hedef Belirleme ve Hedeflerinizi Hayata Geçirmenin 8 Adımı

İŞ DÜNYASI

İç müşteri memnun mu?

İç müşteri memnun mu?

Tüm ticari işletmelerin amacı “kar etmek”tir. Kar etmek, karı maksimize etmek içindir bütün çabalar. İşletmelerin başarılı olabilmeleri için ellerindeki kaynakları en verimli şekilde kullanmaları gereklidir.

HUKUK / MUHASEBE

Aile Anayasası ile Hem Şirketinizi Hem Ailenizi Koruyun

Aile Anayasası ile Hem Şirketinizi Hem Ailenizi Koruyun

Aile Anayasası sözünü hiç duymadı iseniz bunun eşler arasındaki mal paylaşımını belirleyen kurallar bütünü olduğunu düşünüyor olabilirsiniz, ancak yanılıyorsunuz.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • KOBİ Pazarlama Rehberi: Marka Vaadi Nasıl Belirlenir?

    Marka ve pazarlama yönetiminin inceliklerini anlatmaya çalışırken bazı şeyleri gözden kaçırdığımı farkettim. Bende bu teknikleri sofistike bir şekilde anlatıyordum. Şimdi ise son yazımda bahsettiğim “Süslü Kasap” örneğinden yola çıkarak markalaşmanın kurallarını en basit şekilde anlatmaya çalışacağım.