Ev Ofis Çalışmanın Avantaj ve Dezavantajları

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Ev Ofis Çalışmanın Avantaj ve Dezavantajları

Günlük koşuşturma, stress, iletişim zorlukları, trafik, türlü mobing uygulamaları, kaprisler, toplantılar, çıkar savaşları gibi bir dizi yıldırıcı portresi var iş dünyasının...

İşin sosyal yönü güzel de bir de şu zaman kaybı ya da sinir bozuklukları olmasa dediğinizi duyar gibiyim. Her ne kadar çalışma hayatını seviyor olursak olalım bir yakınımızın kaçış planlarını hayata geçirdiğini duyar duymaz iç geçirmeye başlıyoruz. Söz konusu ev ofis ise akan sular duruyor.

İşleri evden yönetmek hemen herkesin ortak hayali... Bu hayalin öncelik sıralamaları her birey için farklılık gösterse de ortak hedef zaman tasarrufu sağlamak, stresten arınmış, aileye adanan nitelikli saatleri artmış bir hayat kurgulamak. Peki işi evden yürütmek sanıldığı kadar kolay bir süreç mi? Eğer niyetiniz ciddi ise ve işinizi evinize taşımaya karar verdiyseniz makalemizi dikkatle okumanızda fayda var.

Motivasyonunuzu Belirleyin

Evden çalışırken sabahları yatakta birazcık daha kalmaktan da ne çıkar demeyin! İhtiyacınız olan biraz daha uyku değil, motivasyonu tam bir güne hazırlanmak. Bu nedenle ılık bir duş alın, hatta öncesinde kısa bir sabah yürüyüşü de kendinizi zinde hissetmek için akılcı bir seçim olacaktır. Eğer kendi kendinizi motive etmekte başarılı değilseniz, sizi kalkmanız gereken yerden kaldırıp yapmanız gereken işin başına oturtacak birini bulmanızı öneririz. Bu kişi, işinizi evden yürütme amacınızı size sık sık hatırlatacak ve kendinizi bırakmanıza müsade etmeyecek biri olsun... Eğer halen bunların motivasyon noktasında size iyi gelmeyeceğini düşünüyorsanız son çare olarak: ödemeleri düşünmenizi öneririm size... O yataktan rutin ve zamanından kalkmayı alışkanlık haline getirmezseniz ödenemeyecek faturalar sonrasında bir de ödeyemediğiniz kiranız nedeniyle tüm ailenizin kapının önüne konduğu bir sahneyi gözünüzde canlandırın. Bu sahneyi hafızanıza hapsedin, bir daha ki sefere yataktan kalkmakta zorlandığınızda sadece bunu düşünün... Kendinizi hızlıca masa başında bulacağınızdan eminim.

Bir Rutin Oluşturun

Hepimiz alışkanlıklarına bağımlı yaşayan canlılarız. Bu nedenle bir rutin oluşturmak işimize odaklanmamıza yardımcı olacaktır. Kendinize bir başlangıç, bir kahve molası, öğle yemeği gibi zaman dilimleri belirleyin. Tanımlanmış bir rutine sahip olmak, sizi “bakalım bugün neler olacak” yaklaşımından daha hızlı yeni konumunuza adapte edecektir. Kendinize, gün bitiminizi de kapsayan bir çalışma planı hazırlamazsanız; verimsiz bir gün yaşayacağınız gibi, sosyal yaşamınızı bitiren uzun gece mesailerine de sahip olursunuz.

Tümüyle Yalnızsınız

Çalışmalarınızı ev ofis mantığı ile yapacaksanız yalnızlığınızı da kabullenmeniz gerek. Doğamız gereği iletişim ihtiyacına sahip canlılarız. Ofis ortamında günlük iletişim şansına sahibiz. Çalışma arkadaşımızın bir gece evvel izlediği tiyatro oyununa ait anektodları kahve makinasının önünde sıradayken konuşabilir ya da başarılı bir satış rakamına ulaşan arkadaşımızı kutlayabiliriz. Bütün bu paylaşımlar bize tamamlanmış bir hayat sunarken, ev-ofis çalışanların en büyük kayıp parçasını bu ve benzeri iletişim eksikliği oluşturur.

Özellikle ilk aylarınızda daha yoğun hissedeceğiniz bu izole edilmişlik hissinden kurtulmanın en kolay yolu, sizinle aynı şartlar altında çalışmayı tercih etmiş, ev-ofis bazlı arkadaşlarınızın bir listesini yapın ve onlarla bir iletişim ağı yaratın. Haftada iki kere mutlaka telefonla iletişim kuracağınız konusunda hem fikir olun ve iki haftada bir de kahve ya da öğle yemeği için bir araya gelin. İşiniz ile ilgili bir problemi konuşmak için aileniz doğru adres olmayabilir, bu nedenle başarı ya da problemlerinizi paylaşacak başka bir yakın bulmanızı da öneririm.

Evin Dışına Çıkın

Pazartesiden Cuma gününe gün ışığından uzakta sürekli evin içinde kapalı kalmak sağlığınız veya ruh haliniz açısından hiç de iyi olmayacaktır. İşinize fazlasıyla yoğunlaşmış, kendinizi dışarı taşıyacak zamanı yaratamıyor olabilirsiniz. Fakat bu son derece yanlış bir ekonomi olacaktır. Dışarı çıkmak için zamanı planlamalı ve farklı ortamları deneyimlemelisiniz. Bir sağlık klubüne yazılın, haftada bir veya iki kere yüzmeye gidin, sinemaya gidin, iş kolunuzla ilgili seminerleri takip edin, ev ofis çalışan arkadaşlarınızla düzenli olarak bir araya gelin, her ne olursa olsun “evden çıkın!” Evinizde yemek, uyumak ve çalışmak üçgeni içinde sıkışıp kalmayın.

Seyyar Olun

Çalışma masanıza bağımlı bir hayat sürmeyin. Gelişen teknoloji ile ofisinizi canınız nereye istiyorsa oraya taşıyabilirsiniz. Bunun için çalışmalarınızı destekleyecek yazılımda bir laptop, PDA veya iyi donanımda bir cep telefonuna sahip olmanız yeterli. Şimdi ister bahçede ister kütüphane de isterseniz milli bir parkta çalışmalarınızı aralık vermeden takip edebilisiniz. Neresi olacağının hiç önemi yok, evin dışında, koşuşturmanın ortasına kendinizi taşıyın yeter.

Bir Ofis Yaratın

Eğer tüm çalışma hayatınız boyunca formal bir ofis ortamında çalıştıysanız, mutfak masası, konuk odası gibi geçici alanlar sizi mutlu etmeyecektir. Alıştığınız disiplini size sağlayacak olan evin içinde kendinize özel hazırlayacağınız ofisiniz olacaktır. Boş bir odaya sahipseniz bu en güzeli olacaktır. Öncelikli olarak bir masa ve ofis koltuğu alın, dosya dolabı ve diğer ofis malzemelerini de alışveriş listenize eklemeyi unutmayın. Aileyi ve evi çağrıştıran her türlü malzemeyi bu odanın dışında tutun böylece iç sesiniz size evde değil de ofisde olduğunuzu fısıldamaya başlayacak.

Organize Olun

Çalışma ortamınızdan, çalışma planınıza kadar son derece organize hareket etmekte fayda var. Standart ofis ortamınız, çalışma arkadaşları ya da müşteriler tarafından ziyaret edileceğiniz için nasıl bir düzen içinde kurgulanmış ise bunu ev ofisinizde de uygulamaya özen gösterin. Bir düzeniniz olsun. Organize olmak ve verim almaya yönelik hareket etmek aynı zamanda ailenize karşı da alan kuralları koymayı beraberinde getirecektir. Ailenize, sizi ellerinin altında kabul edip, her istedikleri ya da ihtiyaç duydukları konu ile ilgili çağırma ya da rahatsız etme hakkına sahip olmadıklarını, sizin iş saatleri içinde iş yapmakta olduğunuzu anlatmanız gerekiyor. Çok acil bir konu olmadığı sürece onlara karşı özellikle bu konuda katı davranın. Hiç bir konunun sizi işinizden alıkoymasına müsade etmeyin.

Ev ofis çalışmak özgürleştirici bir deneyim olabileceği gibi doğru organize edilmediğinde tehlikeli de olabilir. Bu nedenle kararınızı uygulamaya geçirmeden önce tehditlerinizi bilmek ve bu tehditlere karşı plan hazırlığı içinde hareket etmek, planlama yapmak için zaman ayırmak ayrı bir önem taşıyor. İyi organize edilmiş ev ofis çalışma sistemi standart bir ofis hayatına çok iyi bir alternatif haline gelebilir.

Kaynak :makalemarketi.com

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
16319 kere okundu

Etiketler: home office

Bahar Aybar

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Sinema Televizyon ve Fotoğraf bölümünden mezun oldu. Televizyon kanallarında çeşitli programlarda yönetmen, yönetmen yardımcısı, editör ve kameraman olarak çalıştı. Televizyon kariyerinin ardından Türkiye'nin önde gelen dergilerinin yazı işleri kadrosunda; editör, yazı işleri müdürü ve genel yayın yönetmenliği yaptı. Şimdilerde hayata dair pek çok konuda araştırmalarını sürdüren deneyimli yazar, aynı zamanda marka kültürü oluşturmaya yönelik kurumsal kimlik çalışmaları da yapıyor ve yazılarını günümüz gelişen trendi makale sitelerinde okuyucuları ile paylaşıyor. 
Kanal D haber merkezi ve Show Tv Program Bölümünde hayata geçirilen bir dizi projede yer aldı. House Beautiful, Mutfak Rehberi, Casa Blanca, Çay Kahve İçecek, Voyager, Varan Yol Boyunca, Home Showroom, Home Art dergileri başta olmak üzere, yazıları pek çok önemli Türk dergisinde yayınlandı. Özel ilgi alanları arasında fotoğrafçılık, kayak, müzik, sinema ve dekorasyon yer alıyor.

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

İşkolik Olmak, İşkolizm ve İşkolizmden Kurtulmanın Yolları
Ofiste Ergonomi
Etkili İletişim Teknikleri: İletişim Becerileri ve Yapılan Hatalar_2
Etkili Dinleme Teknikleri
Ofisiniz için bilgisayar sistemlerinin seçimi
Ev Ofis - Evden Çalışmak İle İlgili Sık Sorulan Sorular
Hedef Belirleme ve Hedeflerinizi Hayata Geçirmenin 8 Adımı
Başarılı Olmak, Başarmak İçin İzlenmesi Gereken 7 Adım
Ofis Aydınlatması
Beden Dilinin Etkin Kullanımı
İnsan Değiştikçe Gelişmeli, Geliştikçe Değişmeli
Sanal Ofis Nedir, Ne İşe Yarar?
Ofis ortamında bilgisayar ağı kurulumu
Dijital baskı kalıcı olacak
Ergonomi nedir?

DIŞ TİCARET

İhracat, Firmalar için Önemli ve Stratejik Bir Karardır

İhracat, Firmalar için Önemli ve Stratejik Bir Karardır

2016 yılı Ocak ayı itibarı ile Türkiye’de yaklaşık 63 bin firma ihracat yapmaktadır. İhracat yapmak, bir ülkenin ve firmalarının büyümesi ve rekabet gücünü artırması bakımından önemlidir.

OFİS VE İNSAN

Paylaşımlı Ofis Nedir, Ne Yarar Sağlar?

Paylaşımlı Ofis Nedir, Ne Yarar Sağlar?

Başta mâliyet unsurları olmak üzere muhtelif menfi sebeplerden ötürü salt bir firmaya ya da kuruluşa ait ofisler düzenlenemiyorsa, çare paylaşımlı ofislerde aranmalıdır.

Zor İnsanlarla Nasıl Başa Çıkılır?

Zor İnsanlarla Nasıl Başa Çıkılır?

İnsan sosyal bir varlıktır. Toplumdaki varlığını sürdürebilmek için de kullandığı en etkili kanal "iletişim"dir.

İŞ DÜNYASI

Bu yıl Alman turist gelecek mi?

Bu yıl Alman turist gelecek mi?

Gelmek ne kelime, sel olup çağlayacak. Geçen yılların birkaç katına çıkacak. 2017 yılının sonunda rekorlarla karşılaşacağız. Kusura bakmayın, böyle bir soruya ancak böyle bir cevap olabilir.

HUKUK / MUHASEBE

Yeni Borçlar Kanunundaki bazı değişiklikler

Yeni Borçlar Kanunundaki bazı değişiklikler

Yeni Türk Ticaret Kanununun getirdiği değişikliklere hızlı bakış

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • KOBİ’ler için 10 adımda marka yaratma

    Türkiye’nin ilk marka danışmanı ve marka yönetiminin duayeni Güven Borça yıllar önce “Marka İnşaasının 9 Basamağı” başlıklı bir yazı yazmıştı. İlk okuduğumda çok heyecanlandığımı hatırlıyorum. Kısa ve öz bir yazıydı. Ancak hala yüzlerce şirket bu perspektiften yoksun bir şekilde iş yapıyorlar. Güven Borça’nın bu yazısının ana başlıklarını (bir başlıkta –segmentasyon- ben ekledim) son on yılda oluşan gözlem ve deneyimlerimin ışığında yorumlayarak aktarıyorum.