Drucker: Kültür, Stratejiyi Kahvaltıda Yer

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook

ya da

Kobitek Takip Servisi

Çok severim Drucker’ın bu lafını, aslında açıklamakta zorlandığımız birçok şeyin de sırrıdır.  Daha önce kısa bir yazı yazmıştım konu ile ilgili, geçenlerde hatırlattı sevgili dostum Tamer Erer, bugünlerdeki bazı deneyim ve gözlemlerim de Drucker’ın ne kadar haklı olduğunu pekiştirdi kafamda, yeniden hatırlatmak istedim.

Ayrıca bugün Alexander Ostarwalder’ın yeni bir yazısında da kültürü öne çıkarıyordu ama daha ziyade şirket kültürü düzeyinde ele almış konuyu.

Şirket çalışanlarının yaklaşık %70 inin çalışan katılımından uzak ve mutsuz olduğunu tüm araştırmalar vurguluyor, bunun en önemli nedenlerinden biri şirket kültürü ile çalışanın mutlu olacağı kültür yapısının farkı. Bu konu genel olarak ele alındığında da çalışanın katılımına bağlanıyor.

Ancak ben bu sıralarda çok daha ilginç bir deneyim gözlemliyorum. Yurt dışında kurulmuş ancak henüz faaliyetlerini tam oturtmamış bir şirketin interm yöneticiliğini yapıyorum.

Şirket geldiği ülkede büyük hedefler belirlemiş ve bu doğrultuda strateji oluşturmaya çalışıyor.

Şirket Türkiye’de 20 yıldır çok başarılı bir operasyon yürütüyor ve şirket kültürü patronun beğendiği, sevdiği bir kültür. Zaten benim inancım da şirket kültürü kurucuları ile doğru orantılı bağlılık gösterdiği.

Yurt dışındaki şirketin tüm çalışanları Türkiye’de ki operasyondan geliyor.

Gelirken hem Türkiye’deki şirketin kültürünü getiriyorlar hem de ülkenin kültürünü.

Her ikisi de stratejiyi bırak kısa vadeli program yapmayı bile engelliyor.

Elimde birçok vaka analizi birikmeye başladı:

ÖRNEK VAKA

Marryliza, sekreterimiz, 23 yaşında, 6 yıl askerlik yapmış, birçok konuda eğitim almış.

AÇ ve ED ustalarımız, her ikisi de yıllarca vinç ve forklift kullanmışlar ayrıca vinç ve forklift operatörlük belgeleri var.

Geçen gün ufak bir forklift aldık, arkadaşlar burada yokken getirdiler forklifti.

Ben meraklı aldım anahtarı üstüne çıkacağım.

Marryliza “dur” dedi.

Şöyle bir tur attı etrafında, önce hidrolik yağını kontrol etti, sonar motor yağını. Boşa aldı, çalıştırdı benzin göstergesine ve elektrik göstergelerine baktı.

Yağlar tamam, benzin az, kafana baret taktıktan sonar çıkabilirsin üstüne dedi.

Daha sonar bizim arkadaşlar geldi.

Oooo etrafında döndüler.

Birisi eline bir çubuk aldı, benzin deposunun içine soktu ve ooo benzin var dedi.

Atladı üstüne, çalıştırdı, hiçbir şeyi kontrol etmedi. Benzin göstergesini gösterdim, benzin az kullanmadan önce benzin alın dedim.

“Abi ben baktım (çubukla bakmıştı ya) bize çok gider o benzin “dedi. “Eee peki gösterge ne diyor???”

Ben çıktıktan sonar bir de lastik yakmış.

İki gün sonra yük geldi (bu arada forklift çok az kullanıldı) forklift çalıştı, öksürdü ve benzin bitti. Kamyonu beklettik, özür diledik, benzin aldırdık vs.

Bu tamamen ülke kültürünün ürünü, eğitim sisteminin sonucu ancak bu davranış biçimi sadece mavi yakalıda değil, beyaz yakalıda da var, hem lisan bilmiyor, hem de tam ülke kültürünün örneği.

İkinci sıkıntı yaratan konu ise Türkiye’deki şirket yapısı ile yurt dışındaki şirket yapısının farklılıkları. Ülke dışındaki şirket bir start-up yani kuruluş ve başlama aşamasında.

Türkiye’deki şirket ise 20 yıldır operasyonda olan oturmuş bir şirket.

Oturmuş şirketten gelen ekip beraberinde o şirketin kültürünü de getiriyor, buna karşılık başlangıç aşamasında olan bir şirkette olması gereken kültür oluşturulamıyor.

Ekip Türkiye’den getirdiği, harika sanılan kültür ve ruhla diğer ülkedeki şirketin gelişmesinin önüne sürekli sekte vuruyor.

Aynı şey, şirketlerin yeni bir şirket kurarken var olan ekipleri kullanmasında da görülür ve genelde şirketi başarısızlığa götürür.

Öncelikli yapılması gereken “kültürün” oluşturulmasıdır, aksi halde hiçbir strateji başarıya ulaşamaz.

3513 kere okundu

Tufan Karaca

1954 doğumlu olan Karaca eğitimini Kadıköy Maarif Kolejini tamamladıktan sonar Virginia Polytechnic Institute and State University’de tamamlamıştır. 32 yıllık profesyonel yaşamının yaklaşık 15 yılını çeşitli ülkelerde, yabancı firmalarda üst düzey yöneticilik yaparak geçirmiştir.

Türkiye ve Azerbeycan'ın ilk yapı marketlerinin, Romanya ve Montenegro'nun ilk AVM'lerinin kuruluşunda yöneticilik yapan Karaca aynı zamanda Türkiye'deki ilk kitap ve müzik mağazalarının kuruluşunda da yer almıştır. 

Önceki yıllarda Yeditepe Üniversitesi, İşletme Fakültesi’nde 2 dönem MBA dersi de vermiş olan Karaca halen Özyeğin Üniversitesinde Girişimcilik dersi vermekte, yönetim danışmanlığı yapmakta ve yönetim eğitimleri vermektedir.

http://blog.tkaraca.com

yazarın diğer yazıları için tıklayın

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun

DIŞ TİCARET

KOBI Teşvik Belgesi

KOBI Teşvik Belgesi

KOBİ kalkınma planları ve yıllık programlarda öngörülen hedefler ile Avrupa Birliği normlarına ve uluslararası anlaşmalara uygun olarak desteklenmelerini, uluslararası düzeyde rekabet edebilmelerini teminen üretim, kalite ve standartlarını artırmalarını, istihdam yaratmalarını sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.

OFİS VE İNSAN

İş Hayatında Pozitif Düşünce

İş Hayatında Pozitif Düşünce

Şimdiye kadar "pozitif düşünce" ve "polyannacılık" (her şeyin iyi tarafını görmek) üzerine bir çok söz söylendi, birçok makale ve kitap yazıldı. Peki pozitif düşünce nedir ve iş hayatında çalışanlara ne gibi yararlar sağlar?

Ofis Aydınlatması

Ofis Aydınlatması

Ofis aydınlatması ya da işyeri ışıklandırma düzeni, hem sağlık hem de çalışma verimliği açılarından üzerinde durulması gereken konular. İşyerinin her şeyden önce personelin huzurlu çalışmasına olanak verecek bir atmosfere sahip olması hepimizin kabul ettiği bir gerçektir.

İŞ DÜNYASI

Fuar Standı Nasıl Olmalı?

Fuar Standı Nasıl Olmalı?

Günümüzde teknolojinin gelişmesi, kendini en fazla dünyanın küreselleşmesi noktasında belli etti. Artık mesafelerin, sınırların, saat farklarının adı anılmaksızın dünyanın her yerine ulaşmak mümkün oldu.

HUKUK / MUHASEBE

Freelance Yaptırılan İşlerin Muhasebeleştirilmesi

Freelance Yaptırılan İşlerin Muhasebeleştirilmesi

Son dönemlerde pek çok farklı işletme, bünyesinde yapılması gereken çeşitli işleri freelance çalışan kişilere yaptırmaya başladı.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi
tümü

PATRONA TAVSİYELER

İhale Kaybetmenin 10 Garantili Yöntemi

İhale Kaybetmenin 10 Garantili Yöntemi

Kamu kurumlarına ürün, hizmet, mamul, yarı mamül mü satıyorsunuz? Sürekli ihalelere mi giriyorsunuz? Piyasadaki varlığınızı, zamanınızı, ağırlığınızı, paranızı, emeğinizi heba etmek mi istiyorsunuz? İşte ilginizi çekecek bazı öneriler..