Canon´un iş yerinde verimlilik araştırması

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Canon´un iş yerinde verimlilik araştırması

Görüntüleme çözümlerinde dünya lideri Canon tarafından Avrupa’nın 18 ülkesinde yürütülen son araştırma, ofis ça

Görüntüleme çözümlerinde dünya lideri Canon tarafından Avrupa’nın 18 ülkesinde yürütülen son araştırma, ofis çalışanlarının, iş gününün sadece %75´inde tam kapasite ile çalıştıklarını, işyerinde geçirdikleri zamanın dörtte birinin ise verimsiz olduğunu ortaya koydu.

Katılımcıların %46’sı, gelişmiş yazıcıların iş yerindeki verimliliği arttıracağına inandığını belirtirken, Canon yetkilileri, “Şirketler, Canon’un yeni teknolojiye sahip çok fonksiyonlu fotokopi makine ve yazılım çözümleri sayesinde ofisteki verimliliği teşvik edip, kar hanesini olumlu yönde etkileyebilirler” diyor.

ICM adlı araştırma şirketi tarafından yürütülen araştırma, 18 Avrupa ülkesinde yaklaşık 5.500 ofis çalışanının davranış ve tecrübelerini mercek altına alarak, çalışanların verimliliğini etkileyen faktörleri belirledi.

Parasal ödüller ve ikramiyeler gibi teşviklerin, çalışanların %80’inin daha verimli olmasını etkilediği görülürken, Avrupa çapındaki çalışanların %85’inin, verimliliklerini artıran şeyin ‘takdir edilmek’ olduğunu söylemesi dikkat çekici bulundu.

Canon Avrupa Ofis Çözümleri Pazarlama Müdürü Adam Gillbe araştırmaya ilişkin şunları söyledi: “Şirketlerin rekabet etmeye devam edebilmeleri ve iş gücünden mümkün olduğunca çok faydalanmaları için her şeyi yapmaları gereken mevcut ekonomik atmosferde, verimlilik eksikliği en önemli sorundur. Çalışanların değerinin anlaşılması ve takdir edilmelerinin, para ve finansal teşviklerden daha önemli olduğu gerçeği son derece çarpıcıdır. Çalışma verimliliğini teşvik etmek için çalışanınızın önüne para koymanız en iyi yol değildir. Bunun yerine, biraz takdir ve övgü, üretkenlik kayıplarınıza ilaç gibi gelecektir."

Gillbe, “Ofis çalışanları, çalışma günü içinde daha esnek olabilirlerse çok daha verimli olacaklarını söylüyor. Bu geleneksel beş günlük çalışma şekline uymasa da, çalışanlara çalışmak istedikleri yer ve zaman konusunda özgürlük vermek üretkenlik potansiyelini artırabilir” dedi.

Haftanın en verimsiz günü, Cuma!

Çalışma haftasını analiz eden araştırmaya göre, katılımcıların üçte biri günler arasında bir fark olmadığını belirtirken, Avrupalı çalışanların %24´ü Salı gününün en verimli gün olduğunu ve İngilizler de (%22) Pazartesi gününün en verimli gün olduğunu belirttiler. Pazartesi gününün en verimsiz gün olduğunu iddia eden İtalya, Portekiz ve Almanya dışında, birçok Avrupa ülkesi, Cuma gününün haftanın en verimsiz günü olduğunu söyledi.

Araştırma sonucuna göre, günün ilk saatlerinde daha verimli olan çalışanlar, öğle yemeğinden hemen sonra ve akşama doğru gevşiyor. Çalışanların hemen hemen üçte biri öğle yemeğinden hemen sonra (Fransa’da bu oran %51’e kadar çıkıyor) ve akşama doğru (Hollanda´da bu oran %46´ya kadar çıkıyor), yorgunluk ve halsizlik nedeniyle en düşük verimle çalışıyor. Sabah saatlerinde en düşük verimle çalışanların %19’unun ana nedeni, ayılmakta güçlük çekmeleri.

Temmuz-Ağustos en verimsiz aylar

Benzer biçimde, ağustos ayını en verimsiz ay seçen İtalya, İspanya ve Portekiz; Temmuz ayını en verimsiz ay seçen İsveç, Finlandiya ve Norveç´le, Avrupalı çalışanların %25’i Temmuz ve Ağustos aylarını yılın en verimsiz iki ayı seçtiler. Buna karşın, İngiltere’deki ofis çalışanlarının %24’ü Aralık ayında en düşük verimle çalıştıklarını belirttiler.

Çalışma saatleri sırasında yapılan kısa süreli sohbetlerin, egzersizlerin, çay ve kahve molalarının, üretkenliği artırmada en etkili “mükemmel molalar” olduğu ortaya çıktı. İş arkadaşlarıyla yapılan sohbetlerin çalışma verimini arttırmaya yardımcı olduğuna en çok inananlar (%28) Danimarkalı ofis çalışanları olurken, Polonyalıların %27’si bir fincan kahve ya da çayı tercih ediyor.

Daha fazla IT bilgisi üretkenliği artırabilir

Teknolojiye duyulan güven günden güne artsa da, çalışanlar ofis IT sistemlerinden faydalanmak için yeterli bilgiye sahip olmadıklarını belirttiler.

Canon Eurasia Ofis Ürünleri Pazarlama Müdürü Şenol İder, ofis yazıcısına karşı tutumların, bu bilgi ve anlayış eksikliğine çarpıcı bir örnek olduğunu belirtiyor: “Çalışanların dörtte biri, ofis yazıcılarını kullanmak için yeterince eğitimli olduklarını hissetmediklerini belirtiyor. Yapılan araştırmalar ayrıca gösteriyor ki, çalışanların üçte biri, ofis yazıcısı hakkında daha fazla bilgi sahibi olmalarının üretkenliklerini artırmalarına yardımcı olacağına inanıyor.”

Avrupa genelinde yürütülen araştırma sonucunda katılımcıların %46’sı, gelişmiş yazıcıların iş yerindeki verimliliği arttıracağına inandığını gösteriyor. Bu oran, Portekiz, İspanya ve Macaristan’da daha da yüksek.

Canon yetkilileri, Canon’un yeni teknolojiye sahip çok fonksiyonlu fotokopi makine ve yazılım çözümleri sayesinde, şirketlerin işletmelerini en iyi şekilde geliştirmelerine yardımcı olduğunu vurgulayarak, “Şirketler, Canon çözümlerini kullanarak ofisteki verimliliği teşvik edip, kar hanesini olumlu yönde etkileyebilirler” diyor.

Notlar:

• Avrupa’daki ofis çalışanları, günün üçte birinde tam kapasite ile çalışıyorlar.
Alman çalışanlar, günün %80’inden fazlasını tam kapasite ile çalışarak geçirdiklerini belirttiler.

• Katılımcıların %85’i beğenilme hissinin daha verimli olmalarına katkı sağladığını belirtirken, bunu çalışma verimini ateşlemek için tek ve en önemli faktör olarak adlandırdı.
Oyun odaları veya ofis barı gibi daha modern ve eğlenceli ofis trendlerinin, çalışanların üçte birini daha az verimli kıldığı ortaya çıktı.

• Çalışanların yaklaşık altıda biri, iş arkadaşları ile sohbet etmenin, iş yerindeki kişisel verimi arttırmak için en etkili mola olduğunu belirtti.
Bu özellikle Danimarka (%28) ve Hollanda (%27) için geçerli.
İnternet ve popüler sosyal ağ sitelerinde zaman geçirmek ilginç biçimde çok gözde bir mola değil; katılımcıların sadece %5’i bunun kişisel verimliliği arttırmak için mükemmel bir mola olduğunu belirtti.

• Çalışanların yarısından fazlası (%54), hiçbir ayın diğerinden daha verimli veya verimsiz geçmediğini düşünüyor.
Çalışanların üçte biri, Temmuz ve Ağustos aylarını en az verimli olan ay olarak seçtiler.
İngilizlerin üçte biri en çok Aralık ayında verimsiz oluyor.

• Avrupalı çalışanlar, yazıcılarının toplam işlevlerinin ancak %62’sini kullanabildiklerini belirttiler.

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
24383 kere okundu

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Şikayet Yönetimi
Bütçe Nedir?
Stratejik Planlama Nedir?
Sermaye, Sadece Nakit Para Değildir!
İnternet ve Telefon Bankacılığı Müşterileri Bankalardan Uzaklaştırıyor
Uygun Başlıklarla Yazıların Etkisini Artırma
Forfaiting
KOBI'ler için Etkili Reklamın A'sı Z'si
Yöneticilere Acil Kriz Rehberi
Klasik yöneticiden e-yöneticiye
Joint Venture (Ortak Girişim)
Şirketinizin Yansıması ve Çalışanlarınız İçin İç ve Dış Destekler
Pazarlama Temel Kavramları -2
İş Hayatındaki Başarının Formülü Bulundu “İşine Tutkuyla Bağlanmak”
Ödünç İş İlişkisi

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

Demir Yumruk; Çin

Demir Yumruk; Çin

1,339,724,852 insan ve insan … Bu insanlar ne yer, içer,neyi talep eder,hangi markalara hayranlar, Batı Dünyasına nasıl bakıyorlar, iş yapışları bizlere göre son derece karmaşıkken, kulaklarını arkadan tutarken, nasıl böyle dev bir demir yumruk ile ihracat şampiyonu oluyorlar.

OFİS VE İNSAN

Dijital baskı kalıcı olacak

Dijital baskı kalıcı olacak

Dijital baskı, 1990’lı yıllarda büyük ilgi ve heyecan uyandırdı; ama esas atılım sonrasında gerçekleşti. Günümüzde dijital baskı, pek çok baskı işi için uygun bir alternatif haline geldi.

Beden Dilinin Etkin Kullanımı

Beden Dilinin Etkin Kullanımı

Beden dili, sözlü iletişimi daha etkili hale getirmek amacıyla iletişime bedenimizi de katarak kullandığımız sözsüz iletişim biçimine verilen isimdir.

HUKUK / MUHASEBE

Vergi İdaresindeki Değişimler (1.Bölüm)

Vergi İdaresindeki Değişimler (1.Bölüm)

Vergi İdaresindeki Değişimin Farkında mısınız?

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • İleri Marka Yönetimi

    Bu yazımın başlığını İleri Marka Yönetimi koydum. Bildiğim kadarı ile ülkemiz literatüründe bu başlıkta bir yazı yok. Ülkemizde marka yönetimi konusundaki çalışmalar konumlandırma teorisi ve çevresinde şekillenir. Konumlandırma, bir markanın inşaası sürecinin belki en önemli aşamasıdır ama tek aşaması da değildir.