Bilinçsiz Vitamin Kullanımı Kalbi Yoruyor

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Bilinçsiz Vitamin Kullanımı Kalbi Yoruyor

Soğuk havalarda hastalanmamak için pek çok insan vitaminlere başvuruyor. Vitaminleri doğal yoldan ya da doktor yönlendirmesiyle kullanmak yerine, eş dost tavsiyesi ile almak kalp sağlığına önemli zararlar verebiliyor.

Memorial Şişli Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Özlem Batukan Esen, vitaminlerin gelişigüzel kullanımın kalbe etkileri ve kalp sağlığını korumak için alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.

Antioksidan, mineral ve vitamin takviyeleri, uzun yıllar kalp hastalıklarında tedavi amaçlı kullanıldı. Ancak son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalarla bu yaklaşımın doğru olmadığı netlik kazandı. Özellikle bazı vitaminler, kişilerin sağlıksız yaşam alışkanlıklarıyla birleşince tam tersi etki yaratabiliyor. Bu nedenle vitamin alırken doktora danışmak ve mümkünse vitaminleri meyve ve sebzelerden almak gerekiyor.

Betakaroten, C ve E vitamin takviyeleri kalp hastalıklarına karşı korumuyor

Antioksidan, mineral ve vitamin takviyelerinin kalp krizi ve kalbe bağlı ölüm riskini azalttığı bilimsel olarak ispat edilemedi. ABD’de 14 bin doktor ile yaklaşık 10 yıl süreyle yapılan büyük ölçekli bir çalışmada betakaroten, C ve E vitaminlerinin kalp sağlığı üzerine koruyucu etkisi olmadığı ortaya konuldu. Ayrıca sigara içen kişilerin yüksek miktarda betakaroten alması durumunda akciğer kanseri riskinin artırdığı da saptandı. Bu nedenle Avrupa ve Amerika’daki kardiyoloji derneklerinin yayınladıkları kılavuzlarda kalp hastalıklarından korunmak için C ve E vitamini takviyesi yapılması kesinlikle önerilmemektedir.

Sarımsak, kalp-damar hastalığı olan kişilere tavsiye edilmiyor

Kalp hastalarında kanda yüksek miktarda homosistein bulunabilmektedir. İnsanı vücudunun doğal olarak ürettiği bir aminoasit olan homosistein seviyesi, bazı kalp hastalarında daha fazladır. Bu nedenle geçmişte homosistein seviyesi yüksek hastalara verilen folat, B12 ve B6 vitamin komplekslerinin de herhangi bir fayda sağlamadığı gözlenmiştir. Ayrıca kalp damar hastalığı olan kişilere; koenzim Q10, selenyum, krom ya da sarımsak gibi mineral ve gıda takviyeleri de önerilmemektedir.

Açık havada 15 dakikalık yürüyüş kalbe iyi geliyor

D vitamini, kalp sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır. D vitamini seviyesi düşük olan kişilerde kalbe bağlı ölüm, inme, hipertansiyon ve şeker hastalığı daha fazla görülmektedir. D vitamininin düşük olmasının en önemli nedenleri arasında ise yaşanılan coğrafya, açık havada fiziksel aktivite azlığı ve aşırı kilo gibi faktörler yer almaktadır. Bu nedenle özellikle güneşli günlerde günlük 10-15 dakika yürüyüş yapmak, D vitamini depoları açısından gereklidir. Çünkü vücudumuz için gerekli D vitamininin %95’i güneşte bulunan ultraviyole ışın ile ciltte oluşmaktadır. D vitamini eksikliği bazı kalp damar hastalıkları açısından risk faktörü olarak kabul edilse de D vitamini takviyesinin kalp damar hastalıklarına karşı koruyucu olduğuna dair kesin bir bilgi bulunmamaktadır.

Fazla D vitamini böbrek sağlığına zarar verebilir

D vitamini önemlidir ancak fazlası sağlığı bozabilir ve zehirlenmeye yol açabilir. Fazla D vitamini vücutta fazla kalsiyum emilmesine, dolayısıyla yüksek tansiyon atakları, böbrek taşı problemlerine neden olur. Bunun için hangi durumlarda takviye yapılması gerektiği konusunda doktor görüşü alınmalı ve bu doğrultuda hareket edilmelidir.

Akdeniz diyeti uygulayanların kalbi daha sağlıklı

Akdeniz tipi beslenme tarzı, sadece kalp krizi geçirmiş ya da kalp hastası olan kişilere değil, kalp ve damar hastalıklarından korunmak isteyen herkese önerilmektedir. Akdeniz tipi beslenme sayesinde kalp krizi geçiren kişilerin daha az kalp problemi yaşadığı saptanmıştır. Bu diyette kişilerin, günlük taze sebze ve meyve tüketimlerini artırmaları yeterli olmaktadır. Tüm dünyada kalp sağlığına bu ‘olumlu etki’ yansıtılacak olursa, %30 daha az kalp hastalığı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla bilimsel verilere göre de kalp sağlığı açısından yapay antioksidan ve vitamin kompleksleri yerine doğal antioksidandan zengin taze sebze, meyve ve balık tüketiminin temelini oluşturduğu Akdeniz tipi beslenme tarzını benimsemek önemlidir. Akdeniz tipi beslenme, kalp damar hastalıklarının önlenmesi açısından tavsiyeler arasında en üst sırada yerini korumaktadır.

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
1066 kere okundu

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Sanal Dünya Takip Kaygısı Fomo Herkesi Esir Aldı
Ofiste Göz Sağlığını Korumanın 8 Yolu
Bilinçsiz Vitamin Kullanımı Kalbi Yoruyor
Domuz Gribi Kronik Hasta ve Çocukları Tehdit Ediyor
Çalışan ergonomisi için ipuçları

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

Ülke ve birliklere göre ihracat prosedürleri

Ülke ve birliklere göre ihracat prosedürleri

ihracat yapılırken düzenlenmesi gereken belgeler ülke ve bölgelerine göre farklılıklar içermektedir.

OFİS VE İNSAN

Teknolojik değişim ve yeni ofis düzeni

Teknolojik değişim ve yeni ofis düzeni

Teknolojik değişim ve gelişimin, iş yaşamının mekansal (ve yaşamsal) alanı olan ofis düzeni ve ortamını yenilediğinden bahsetmiştik. Bu yenilenme, iş ortamının daha işlevsel kullanımını ve insana uyumunu (ergonomi) ön plana çıkarmıştır.

Ofis Aydınlatması

Ofis Aydınlatması

Ofis aydınlatması ya da işyeri ışıklandırma düzeni, hem sağlık hem de çalışma verimliği açılarından üzerinde durulması gereken konular. İşyerinin her şeyden önce personelin huzurlu çalışmasına olanak verecek bir atmosfere sahip olması hepimizin kabul ettiği bir gerçektir.

İŞ DÜNYASI

Büyük Veri Analizleri ve Sektörel Farkındalık (Big Data)

Büyük Veri Analizleri ve Sektörel Farkındalık (Big Data)

İş dünyamızda, artık çok güncel bir hale gelen; büyük veri ve büyük veri analizi, sistemlerin İnterneti, nesnelerin İnterneti, akıllı sensörler, birbirleriyle bağlantılı robotlar, veri tabanı, üç boyutlu yazıcılar gibi kavramlara zannedersem hiçbirimiz yabancı değiliz.

HUKUK / MUHASEBE

Vergi İdaresindeki Değişimler (2.Bölüm)

Vergi İdaresindeki Değişimler (2.Bölüm)

Vergi İdaresindeki Değişimin Farkında mısınız?

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • Logitech ve İnovasyonu Markalamak

    Her şey bir twit ile başladı. Linkini verdiğim bu twit ile birden Logitech Mouse ilgi alanıma girdi. ( https://twitter.com/kerimolmez/status/558724078463647745) Çünkü, bilgisayarı ve dolayısı ile Mouse'u yoğun kullanan biri olarak Mouse pilinin çabuk bitmesinden, olmadık bir zamanda pil bulmaya çalışmaktan yorulmuştum. Twitte ve ilgili yazıda bahsedilen Mouse'un pil ömrünün uzun olması bu derdime bir çare olacak gibi görünüyordu. Mouse pilinin bitmesi ve ikide bir pil arama derdim o kadar büyüktü ki hemen o gün iki üç mağaza gezerek o Mouse'u aldım. Mouse'u aldığım tarih 24 ocak. Bugün 1 Mart. Yani bir ayı aşkın zamandır aynı pili kullanmaya devam ediyorum.