Bedava İçerik Tarih mi Oluyor? -1-

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Bedava İçerik Tarih mi Oluyor? -1-

Çoğumuzun kabul ettiği gibi Internet bilginin en kolay ulaşılabilir ve yoğun olduğu mecraların başında geliyor.

Çoğumuzun kabul ettiği gibi Internet bilginin en kolay ulaşılabilir ve yoğun olduğu mecraların başında geliyor. Öyle ki, her hangi bir bilgiye ihtiyaç duyduğumuzda arama motorlarına gidip biraz araştırma yaparak çok değerli bilgilere sahip olabiliyoruz. İşin en iyi tarafı da bunun çoğunlukla bedava olması. Gazeteler, dergiler ya da televizyon programlarının videoları bile Internet'de bulunabiliyor.

Neden Bedava ?

Web sitelerini geliştirenler Internet Pazarlama Gurularının en çok dile getirdiği görüşü benimsediler: Yüksek trafik. Buna göre bir web sitesi ziyaretçi sayısı ne kadar yüksek ise, o kadar başarılı olarak algılanmaya başlandı. Yüksek trafik sağlamanın yolu ise, tanınmışlığın yüksek olması, talep gören bir şeyin sunulması ve bunun ziyaretçiye her hangi bir zorluk veya yükümlülük getirmemesi, yani bedava olmasıdır. Örneğin arama motorları, her gün milyonlarca ziyaretçi almakta, ya da günlük gazeteler pek çok kişi tarafından Internet üzerinden okunmaktadır.

Yanlışlık Nerede ?

Bir arama motorunun, ya da bir günlük gazetenin web sitesinin gerçek dünyadaki karşılıklarını düşünün. Yaşı müsait olanlar hatırlar, eskiden telefon sahibi olduğunuzda Türk Telekom, o zamanki adı ile PTT, telefon rehberi verirdi. Bunlar hayli kalın ve kapsamlı rehberlerdi, ve herkesin evinde vardı. Ya da bir dönem benzin alana gazete verilirdi. Dolayısı ile pek çok insan, normalde para verip almayacağı bu ürünlere sahip olurdu. Bugün de aynı şey geçerli, sokağa çıkıp, bedava gazete dediğinizde en çok satan 300-400 bin tirajlı gazeteleri rahatlıkla sollayabilirsiniz. Ama acı gerçek şu ki, bu para kaybetmek demektir. Nitekim Telekom, rehber çıkarmaktan vazgeçip, bunu özel sektöre devrettiğinde, çok başarılı çalışmalar yapmasına rağmen Altın Rehber kısa sürede pes etti. Bu iş zarar ediyor dedi ve vazgeçti. Sonunda bugün ticari bir farklılık için doğduğunu düşündüğümüz Sabah Gazetesinin sarı sayfaları doğdu. Çünkü Altın Rehber, Telekom'un bedava rehber dağıtım sayılarına göre öyle bir sarı kağıt alımı yapmıştı ki, bu işten çıkmaya karar verdiğinde çok ucuza elden çıkardığı ve Sabah'ın aldığı kağıtlar uzun süre devam eden, seri ilanların sarı kağıda basılması gibi bir gelenek oluşturdu. Evet, Altın Rehber bu işi yürütemedi, hem de rehbere girmek paralı idi.

Kısaca 'bedava sirke baldan tatlıdır' dürtüsünü hedeflerseniz her şeyi çok sayıda dağıtabilirsiniz. Ama bu dağıtım, size oldukça yüksek bir maliyet de getirir. Tahmin edersiniz ki, arama motorlarının serverlara ve telefon hatlarına ödedikleri para, normal web sitelerini göz önüne aldığınızda koca bir servettir. Ama ya geri dönüşü? Bu hali ile sıfıra yakındır.

Aslında burada çok basit ticari kurallar işler. Yani bu tür bir bedava içerik ile mutlaka bir marka yaratmayı başarmanız ve bu markanın her hangi bir şekilde bedava içerik için harcadığınızdan fazlasını kazanmanızı sağlaması gerekir.

Bunun için üç alternatifiniz var;

  1. istenen geri dönüşü sağlayacak bir reklam veya sponsörlük geliri elde etmek
  2. oluşan marka imajı sayesinde diğer ürünlerinizden elde ettiğiniz gelir artışının yatırımınızdan büyük olması
  3. her ikisi de

Eğer sunduğunuz bedava içerik bu yöntemlerden her hangi biri ile yeterli geri dönüşü sağlamıyorsa, para kaybediyorsunuz demektir.

Örneğin gazeteyi Internet'de bedava sunuyosanız, her geçen gün biraz daha fazla müşteriniz, bu yolu tercih edecek ve satışlarınız olumsuz etkilenecektir. Internet'de telefon numaralarını bedava sunan bir servis sunuyorsanız, rehber satışlarınız düşecektir.

Mevcut Durum

Türkiye'deki duruma baktığımızda halen bedava içerik popülerdir. Tabii ki, bunun ardında dünya ile aynı zaman geçmişine sahip olsa da, milli gelirin azlığından dolayı çok daha düşük olan Internet kullanıcı sayıları yatıyor. Üstelik Türk Internet kullanıcısının halen sohbet ve e-mail ağırlıklı Internet kullanımı da bunu destekliyor. Gazete örneğini ele alırsak, halen Internet'de gazete okuyanlar satışları ciddi ölçüde olumsuz etkileyecek sayıda değil, buna bağlı olarak bedava içerik için yapılan harcama da çok büyük değil. Yani, halen sürdürülebilir bir durum söz konusu.

Ayrıca Türkiye'de en çok eleştirdiğimiz, özgün çözümler yerine dünyanın, özellikle de Amerika'nın dümen suyunda gitme eğilimi de muhtemelen bu tür kurumların her hangi bir arayış içinde bile olmamalarını sağlıyor. Ya da çok bilinçli bir marka oluşturma stratejisini sürdürüyorlar ve henüz hedefe ulaşamadılar.

Bir de dünyadaki duruma göz atalım isterseniz; İlk örnek Financial Times. Önceleri bedava olan ft.com artık üyelik ücreti alıyor. The Wall Street Journal keza öyle. Yahoo.com önceleri bedava olan oyunlara artık ücret alıyor. Temel özelliklere sahip olanlar bedava olsa da, gelişmiş versiyonlar için ücret ödemeniz gerekiyor. Google.com halen bedeva arama motoru olma özelliğini sürdürse de, detaylı arama için ücret ödemek gerekiyor. Video içerik sunan pek çok site ücretli üyelik sistemine geçiyor. The New York Times, sitesini ücretsiz olarak devam ettirse de, ünlü kişilerle yapılan sohbetlerin videoları için ya parça başı ya da arşiv üyeliği sunuyor. Özel içerik (Örneğin at yarışları vb.) sunan görece daha küçük pek çok şirket bu videoları ücretli sunuyor. Müzik, oyun vb. eğlence ürünlerini dağıtan pek çok site ya reklam, ya ücret prensibini benimsiyor. Eğer reklam görmek istemiyorsanız, ücretli servisi seçiyorsunuz. Hotmail gibi ve hatta daha önce web mail işine girmiş olan usa.net bir süre önce ücretli sisteme döndü. Bu örnekler çoğaltılabilir.

Özetle, modern Internet dünyasının hakim modeli değişiyor. Yeni model; değerli bir şeyi bedava sun, ziyaretçi tabanı oluştur ve ücretli sisteme dön şeklinde açıklanabilir.

Jupiter Comunications araştırmasına göre yetişkin Internet kullanıcılarının %42'si bu durumu kabul ediyor ve ücret ödeyebileceğini belirtiyor. Peki ya kalan %58 ? Bu kitleden vazgeçmek doğru mu?

Bu soruların cevabını ikinci yazının ikinci bölümünde inceleyeceğiz.

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
6197 kere okundu

Etiketler: internet

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

B2B´ nin sağladığı avantajlar
Web sitesi ziyaretçi sayısı
Türkler sosyal evcimen oldu
Bedava İçerik Tarih mi Oluyor? -1-
Veritabanları
TÜBİDER Bilişim Vizyon 2010
İşletim Sistemleri
Sosyal medya başarınızı ölçün
Portallar
Sizi Yeni Bir Kavramla Tanıştırayım: Growth Hacking
BT Uygulamarında İç İletişim Yetersiz
AB: “Türkiye serbestleşme konusundaki eksiklerini gidermeli!”
Toplu Mail Nedir?
HP Genişleyen Çevik Altyapı portföyüyle müşterilerin başarı elde etmesine yardımcı oluyor
Bulut bilişime geçiş için zihniyet değişikliği şart

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

Sektörel Dış Ticaret Şirketleri (SDŞ´ler)

Sektörel Dış Ticaret Şirketleri (SDŞ´ler)

KOBİ´lerin dış ticaret faaliyetleri açısından önemli bir konusunu oluşturan "sektörel dış ticaret şirketleri"ni, KOBİ´lerin yurtdışına açılmasını sağlayan ihracat konsorsiyumları olarak tanımlayabiliriz.

OFİS VE İNSAN

Beden Dilinin Etkin Kullanımı

Beden Dilinin Etkin Kullanımı

Beden dili, sözlü iletişimi daha etkili hale getirmek amacıyla iletişime bedenimizi de katarak kullandığımız sözsüz iletişim biçimine verilen isimdir.

İnsan Değiştikçe Gelişmeli, Geliştikçe Değişmeli

İnsan Değiştikçe Gelişmeli, Geliştikçe Değişmeli

İnsan Değiştikçe Gelişmeli, Geliştikçe Değişmeli

İŞ DÜNYASI

Bana Kişilik Tipini Söyle Sana Mesleğini Söyleyeyim…

Bana Kişilik Tipini Söyle Sana Mesleğini Söyleyeyim…

Secretcv.com tarafından yapılan “Meslekler” anketine göre değişik kişilik yapısındaki kişilerin hangi mesleklere uygun olduğu araştırıldı. 10 Şubat-5 Mart 2012 tarihleri arasında yapılan araştırmaya 4.557 kişi katıldı. Araştırmaya katılanların verdikleri yanıtlara göre; içe dönük kişiler yazılım uzmanı, dışa dönük kişiler pazarlama, kuralcı kişiler bankacı, fedakar kişiler öğretmen, yaratıcı kişiler reklamcı, otoriter kişiler yönetici, uyumlu kişiler sekreter, yetenekli kişiler ise aşçı olmaya uygun…

HUKUK / MUHASEBE

TTK'ya göre Ortaklar şirketten para çekemez

TTK'ya göre Ortaklar şirketten para çekemez

Yeni TTK’da, “Pay sahiplerinin şirkete borçlanma yasağı” başlıklı 358’inci maddesinde getirilen düzenlemenin anlamını Nevzat Erdağ açıklıyor.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi