Artık Büyük Balık Küçük Balığı değil, Hızlı Balık Yavaş Balığı yutuyor

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Artık Büyük Balık Küçük Balığı değil, Hızlı Balık Yavaş Balığı yutuyor

şirketler artık küçük ve hızlı balık olmanın avantajlarını anladılar ve kendilerini çaresiz görmüyorlar

Günümüzde iş yaşantısı ile ilgili pek çok temel felsefe ve iş yaklaşımı, özellikle son 10 yılda kökünden değişti ve bunlardan belki de en bilineni ise “Büyük Balık & Küçük Balık” felsefesinin yerini “Hızlı Balık & Yavaş Balık” felsefesinin almış olması; şirketler artık küçük ve hızlı balık olmanın avantajlarını anladılar ve kendilerini eskisi kadar –büyük balıklar karşısında- çaresiz görmüyorlar !!!

Dış Ticaret Sektörü Balıklarına, bir göz attığımızda ise gördüğümüz bir gerçek var, bir kere bu balıklar yani kastedilen “Türk Balıkları” hangi boy olursa olsunlar, sadece ve sadece maksimum 25 – 30 yıldır uluslararası piyasadaydılar ve hepsi “çok genç ve tecrübesiz” di, haddizatında bunun başka bir alternatifi olması da mümkün değildi !!!

Bilindiği üzere Avrupa’ nın Tüccar Ulusları (İngiltere, Fransa, Hollanda,Almanya, Belçika, İsviçre başta olmak üzere), 17 yüzyıl da gerçekleşen Sanayi Devrimi sonrasında ortaya çıkan üretim avantajlarını ve fazlalarını diğer ülkelere satmaları gerektiğini, iç piyasaya satış ile uzun süre ayakta kalamayacaklarını çok kısa sürede anladılar ve keza çok çok kısa zaman dilimlerinde, mamul ürün ihracı ve ham madde temini açısından, kendilerine elverişli uluslararası ticaret alt yapısını (Gümrük, Dış Ticaret, Ulaştırma, Incoterms, Akreditif, Dış Ticaret Politikası Kuralları) ve ayrıca fiziki alt yapıyı oluşturdular.

Daha ilerleyen yıllarda ise bu alt yapıyı bizzat tüccar ve sanayiciden gelen baskılar ve lobi çalışmaları sonucunda inanılmaz düzeyde geliştirdiler ve tabiatıyla her gelişmiş sistem de olduğu üzere “Uluslararası Gümrük & Dış Ticaret & Nakliye & Kambiyo Kuralları” inanılmaz bir şekilde karmaşık bir yapıya dönüştü. Bu yapıyı gerçek anlamda disipline etmenin, yanlış anlamaların önünü kesmenin tek bir yolu vardı, “yazmak”, yani her şeyi yazılı ve kesin kurallara bağlamak ve bu da 10.000 lerce sayfadan oluşan gelişmiş ve kompleks bir hukuki alt yapı demekti.

Bu kaçınılmaz süreç AB Tüccar Ulusları ve diğer kıtalardan Tüccar Uluslar tarafından, ihtiyaca binaen, alttan / şirketlerden gelen baskılarla ve taleplerle, zaman zaman 200 - 300 yılı aşkın olabilen kurumsal şirket dinamiklerinden süzülerek geldiği için; kıymeti, değeri çok çok daha iyi algılandı ve anlaşılabildi.

Tüccar Uluslara mensup tüccar ve sanayiciler “one cent is, one cent” kuralını ilk günden beri çok iyi biliyorlardı ve bunun için kendi Gümrük ve Dış Ticaret İdarelerini bu karmaşık alt yapı için zorladılar ve hatta Uluslar arası Organizasyonlar (GATT, Dünya Ticaret Örgütü, Dünya Gümrük Örgütü ; International Road Union, vb) vasıtasıyla bu kuralları standartize ettiler ve doğal olarak, kendilerine avantajlı Gümrük, Dış Ticaret, Nakliye kurallarını daha az gelişmiş ülkelere empoze ettiler.

Artık kaliteli, nitelikli, yetkin Gümrük ve Dış Ticaret Bilgisi, yapılan ticaretin dışında ve ayrıca “birkaç sentlik ” değil –bazen- yüzlerce/binlerce paundluk, marklık, dolarlık kazançtı, avantajları kendinde, dezavantajları ve riskleri karşı tarafta tutmaktı !!!!!

Az gelişmiş, Gelişme Yolundaki Ülkeler, başka bir deyişle uluslar arası ticarete gecikmeli olarak soyunan ülkeler ise, uluslararası anlaşmalarla kendilerine neredeyse zorla empoze edilen, dikte ettirilen karmaşık ve riskli “Uluslarası Dış Ticaret ve Gümrük Kurallarını” üstten geldiği için –özellikle başlangıç döneminde- hiç bir zaman üst seviyede algılayamadılar ve tabiatıyla avantajlarını, dezavantajlarını öğrenemediler ve en basit modelleriyle yetinmek zorunda kaldılar.

Aynen az gelişmiş ülkelere, batı dan transfer edilen “Demokrasi Rejimi Uygulamaları” gibi, yavaş yavaş pişirilmeden, hazır halde gelen, tamamıyla hazır olarak ithal edilen, ithal olan kompleks ve gelişmiş bir “Dış Ticaret Kurumsal Çerçevesi”, “Demokratik Özgürlükler ve Haklar”ın algılanmasında olduğu gibi, algılanma profili olarak çok düşük kaldı ve efektif biçimde kullanılamadı.

Ülkemizde ise Dış Ticaret ve Gümrük Sistematiği Eğitimi veren eğitim kurumlarının –son yıllara kadar- mevcut olmaması, verilen eğitimlerin teorik ağırlıklı olması ve mevcutların da çok azının niteliğinin ve yetkinliğinin üst seviyede olması, yani gerçek anlamda uluslarrası ticareti öğretme profillerinin olmaması; ayrıca Dış Ticaret, Gümrük ve DT Lojistik Sektöründe cari olarak çalışan personelin –tüm sektörlerde olduğu üzere- kütüphane kullanma, okuma, okuyarak araştırarak iş yapma alışkanlığının fazla olmaması gibi ekstra sorunlarla birlikte, önceki paragrafta tanımlanmaya çalışılan sorun, Türkiye’ de de Gümrük & DT & DT Lojistik Yönetiminde önemli handikaplar yarattı, yaratmaya devam ediyor !!!!

Peki Türk Dış Ticaret sektörü bu sorunu nasıl aşıyor, aşmakta, Uluslararası Ticaret Kurallarına nasıl reaksiyon veriyor ?? Avantajları, dezavantajları, riskleri, operasyonel maliyetleri düşürecek Gümrük, Dış Ticaret, Kambiyo, Incoterms, DT Politikası Önlemlerini, Uluslararası anlaşmaları, Uluslar arası Teşvikleri nasıl takip ediyor ve bütün buları takip ederek maliyetlerini düşürebiliyor mu ??? Daha doğrusu bunu/bunları düşünebiliyor mu !!!?? Yoksa binlerce dolarlık karlar, kazançlar kaçıp gidiyor, uzaklaştırılamayan riskler, pahalı maliyet unsurları olarak karşımıza çıkıyor mu ???!!

Cevabı bizce belli, ama yine de söylemeye içimiz elvermiyor ve söylememeyi tercih ediyoruz !!!!

Peki çözüm ne ??? Çözüm gelişmiş operasyona ve bizatihi ticaretin kendisine endeksli, ticari açılımları, gümrük rejimlerine ait açılımları, mali açılımları –tüccar&sanayici gözüyle bilen- danışmanlık / klavuzluk modeli ve Dış Ticaret Şirketlerinin bağımsız denetim modeliyle kurumsal standartlarının ve yeteneklerinin yükseltilmesi !!!!

Bunun içinde, ön şart Dış Ticaret Şirketlerinin, “Gümrük ve Dış Ticaret” Olayını, sadece bir lojistik olay veya gümrüklü sahadan eşya çekilmesi olayı olarak görmekten vazgeçmeleri ve buna uygun, başta insan kaynakları olmak üzere gerekli yetkin alt yapıyı kurmaları ve bilahare gerçek anlamda dış ticarete soyunmaları ve “Hızlı & Bilgili Balık” olmalarıdır; tabiatıyla bu konuda hızlı, basit, ucuz, vizyonel ve ticarete endeksli “on-line Dış Ticaret & Gümrük & DT Lojistik Danışmanlığı / Desteği ” en uygun ve kaçınılmaz alternatif olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu konudaki detaylar, görüş ve öneriler ise bir başka yazımıza konu edilecektir.

yazının devamı için tıklayın

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
22295 kere okundu

Etiketler: dış ticaret

Hakan Toker

Danışman, Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri , Öğretim Görevlisi, Bağımsız Denetçi 

hakan.toker@gumrukeksper.com
www.gumrukeksper.com

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Kurum İçi İletişim ve Motivasyon Çalıştayları
Yüksek lisans sınavına neden giriyoruz?
Sektörel Derneklerde Proje Yönetimi & “TURKEY Discover the Potential”
Mercer Haftalık Çalışma Saatleri Analizi
'Brief' Vermek - 5N - 1K / İşimizin Özü
Ofislerdeki ilk iş günü acemilikleri
Kurumsal Denetim ve Denetim Taktikleri
Yöneticilere Acil Kriz Rehberi
İşsizlik, İstihdam Sorunu ve Çözüm Yolları
2023'e 5 Kala..Turquality
İnovasyon ve Girişimcilik Nedir? Nasıl Girişimci ve İnovatif Olunur?
PARETO Prensibi ve Referans Mallar
İşletmelerde Doğru Çalışanlar
Melek Yatırımcı Kimdir? O Gerçekten bir Melek mi?
Aşk Yönetimi

DIŞ TİCARET

İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (No: 2012/1) yayınlandı.

İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (No: 2012/1) yayınlandı.

10 Ocak 2012 tarihli ve 28169 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Tebliğ ile ;

OFİS VE İNSAN

Ev Ofis Çalışmanın Avantaj ve Dezavantajları

Ev Ofis Çalışmanın Avantaj ve Dezavantajları

Günlük koşuşturma, stress, iletişim zorlukları, trafik, türlü mobing uygulamaları, kaprisler, toplantılar, çıkar savaşları gibi bir dizi yıldırıcı portresi var iş dünyasının...

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit nakittir derler. Oysaki vakit nakitten daha fazla bir değere ve öneme sahiptir. Nakit denilen şey, elde tutulabilen, saklanabilen, depolanabilen ve elden ele dolaşabilen bir nesne.

İŞ DÜNYASI

Krizde en büyük silahınız: Entelektüel sermayeniz

Krizde en büyük silahınız: Entelektüel sermayeniz

Finansal açıdan güçlü olabilirsiniz. İşletmenizin teknik altyapısı çok güçlü olabilir. Operasyonlarınız çok verimli olabilir. Ürünleriniz rakiplerinizin bir adım önünde olabilir. Hiç önemli değil. Bu üstünlüklerin ömrü birkaç hafta ile birkaç ay arasındadır.

HUKUK / MUHASEBE

E-Fatura Nedir?

E-Fatura Nedir?

Belli ciroların üzerindeki, ya da belirlenen sektörlerdeki firmalar faturalarını elektronik ortamda düzenlemek ve kabul etmek zorundadır

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi