“Akışkan Zaman”ı mobil cihazlarla daha verimli kullanıyoruz

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
“Akışkan Zaman”ı mobil cihazlarla daha verimli kullanıyoruz

Günümüz sadece tamamladığımız yüksek profilli işlerle değil, aynı zamanda bu faaliyetler arasında ortaya çıkan planlanmamış küçük zaman adacıklarında yaptıklarımız ile de zenginleşiyor

Intel’in Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 14 ülkede gerçekleştirdiği yeni araştırma, modern dünyada günümüzün sadece tamamladığımız yüksek profilli işlerle değil, aynı zamanda bu faaliyetler arasında ortaya çıkan planlanmamış küçük zaman adacıklarında yaptıklarımız ile de zenginleştiğini ortaya koyuyor. Araştırma, “Akışkan Zaman” olarak tanımlanan bu anlarda mobil cihazlar sayesinde günümüzü daha etkin kullanmamızı sağlayan birçok işi yaptığımızı ortaya koyuyor.

Günümüzün hızlı ve yoğun temposunda çoğu zaman kendimizi iş, eğlence, aile ve arkadaşlarla ilgili sorumluluklarımızı kapsayan birçok şeyi nasıl bir güne sığdıracağımızı düşünürken buluyoruz. Intel’in Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde yaptırdığı yeni araştırmaya göre bölgede yaşayan insanların yüzde 89’u kendilerini “yoğun”, yaklaşık yarısı (yüzde 49) da “çok yoğun” veya “delicesine bir yoğunluk içinde” olarak tanımlıyor. Günümüz yoğun yaşam tarzının sonucu olarak insanlar etkinlikler arasında geçişler yapmak ya da onlara ayak uydurmak durumunda kalıyor. Intel etnografya araştırmacıları, günlük hayatımızı dengelemenin yolunu buldu: “Akışkan Zaman”.

Intel Sosyal Yaklaşımlar Araştırma Grubu tarafından Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 14 ülkede gerçekleştirilen araştırma, gün içinde sahip olduğumuz küçük zaman adacıkları ile mobil cihazlar arasındaki yakın ilişkiyi gözler önüne seriyor. “Akışkan Zaman” olarak tanımlayabileceğimiz bu boşluklar, bize faydalı işlerimizi tamamlama, önceden planlamadığımız ama değerli etkinlikleri gerçekleştirme şansı tanıyor. Intel’in araştırmasına göre dizüstü bilgisayarlar ve mobil cihazlar Akışkan Zaman’ı daha etkin kullanmamızı, böylece hayatımızı zenginleştirmemizi, dünya ile bağlantıda kalmamızı sağlıyor.

Intel’in araştırması, insanların dizüstü bilgisayar ve akıllı telefonlar gibi mobil cihazlarını kullanma biçimlerinin evrim geçirdiğini, günümüzde bu cihazların iş için kullanılmanın yanı sıra ilişki geliştirme ve kendini ifade etme araçları olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan dizüstü bilgisayar sahiplerinin yüzde 91’i cihazlarını bir iletişim aracı olarak görürken, yüzde 87’si bu cihazların yaratıcı fikirler geliştirmelerine yardımcı olduğunu belirtiyor.

“Akışkan Zaman”ı nasıl kullanıyoruz?

Mobilitenin her geçen gün daha da önem kazandığı modern dünyada günlük koşturma arasında farklı faaliyetleri gerçekleştirmek ve günümüzü etkin kullanmak için dizüstü bilgisayarlara ve mobil cihazlara büyük görev düşüyor. Intel’in araştırmasına katılan kullanıcıların yüzde 81’i mobil cihazlar sayesinde günün yoğun temposu içinde her gün birçok yararlı küçük işi gerçekleştirdiklerini belirtiyor. Akışkan Zaman’dan en fazla yararlanan ve küçük boşluk anlarında mobil cihazları ile en fazla faydalı işler yapanlar Mısır (yüzde 97), Suudi Arabistan (yüzde 96) ve Romanya’da (yüzde 90). Türk kullanıcıların da yüzde 64’ü bu boş zamanlarda mobil cihazlarını kullandıklarını belirtiyor. 14 ülkede araştırmaya katılan tüm kullanıcılar mobil cihazları olmadan acı çekeceklerini belirtiyorlar. Bundan en fazla olumsuz etkileneceklerini söyleyenler ise yüzde 95 ile Mısırlılar ve Güney Afrikalılar.

14 ülkede araştırmaya katılanların yüzde 93’ü, bilgisayarlarında sadece 5 dakika içinde kendileri için önemli ve faydalı birşeyler yapabildiklerini belirtiyor. Kişisel bilgisayarlarında 5 dakika içinde faydalı işler yapabildiklerini belirten en fazla kullanıcı yüzde 98 oranla Çek Cumhuriyeti ve Polonya’da. Türkiye’de ise bu oran yüzde 84.

Araştırmaya katılanlara mobil cihazların en fazla ne için faydalı olduğu da soruldu. Kullanıcılar arasında en fazla Romenler mobil cihazları hem iş (yüzde 98) hem de iletişim aracı (yüzde 98) olarak görüyor. Mobil cihazları en çok internete erişim aracı olarak görenler yüzde 93 ile Polonyalılar. Diğer kullanım amaçlarına bakıldığında Polonyalılar en fazla e-posta (yüzde 93) ve internet (yüzde 89) kullananlar, Romenler ise en fazla sosyal ağlara bağlananlar (yüzde 71) olarak dikkat çekiyor. Türkler mobil cihazlarını en fazla sosyal ağlara bağlanmak (yüzde 54) ve e-posta için (yüzde 53) kullanıyor. En fazla Ruslar (yüzde 69) mobil cihazları olmadığında kendilerini yalnız ve soyutlanmış hissedeceklerini söylüyor.

“Bağlı” Toplum

Günümüzde artık insanlar sürekli “bağlı” olmak istiyor. Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’ndeki insanlar ailelerine ve arkadaşları ile bağ kurmak ve onlara bağlı kalmak için Akışkan Zaman dilimlerinde mobil cihazlarını kullandıklarını belirtiyorlar. Ruslar yüzde 88, Güney Afrikalılar yüzde 87, Mısırlılar ise yüzde 85 ile bu konuda ilk üç sırada yer alıyor.

14 ülkede kullanıcıların yüzde 88’i mobil cihazlarını sosyal ağlara erişim aracı olarak, arkadaşları ya da aileleri ile ilişki kurmak ve bu ilişkileri sürdürmek için kullanıyor. Mobil cihazlarını insanlarla bağlantıda olmak, ilişki kurmak için en çok kullananlar ise yüzde 96 oranla Ruslar.

14 ülkede ankete katılanların yüzde 91’i mobil cihazlarını bir iletişim aracı olarak gördüklerini belirtiyor. Bunun için en yaygın yol yüzde 77 oranla e-posta. E-postayı yüzde 67 ile internette bilgi arayışı izliyor. Sosyal ağlara bağlanma ya da anında mesajlaşma yüzde 54 ile üçüncü sırada onları takip ediyor.

Araştırmaya katılan hemen hemen her beş kişiden dördü (yüzde 79), çevrimiçi topluluk ve ilgi gruplarına günlük olarak bağlanmanın önemli olduğunu, her beş kişiden yaklaşık üçü de (yüzde 57) bunun günlük yaşamlarının çok önemli bir kısmı olduğunu belirtiyor. Katılımcıların yarısından fazlası (yüzde 52), herhangi bir mobil cihaza sahip olmamaları halinde kendilerini yalnız kalmış, soyutlanmış hissediyorlar. Kendilerini en fazla soyutlanmış hissedeceklerini belirtenler ise yüzde 69 oranla yine Ruslar.

Araştırmaya katılanların yüzde 87’si mobil cihazları olmadığı takdirde hayatlarında önemli bir fark hissedeceklerini, yüzde 88’i de ilişki kurmakta ve geliştirmekte mobil cihazlardan yararlandıklarını belirtiyor.

  • Bağlı olmak ve bağlı kalmak 14 ülkede kullanıcıların öncelikleri arasında ön sıralarda. Ruslar yüzde 88, Güney Afrikalılar yüzde 87, Mısırlılar ise yüzde 85 ile bu konuda ilk üç sırada yer alıyor.
  • Türkler yüzde 70 oranla bölgedeki komşularına oranla bağlı olmakla daha az ilgili.
    Mobil cihazları ellerinden alınsa en fazla etkileneceğini söyleyenler yüzde 95 ile Mısırlılar ve Güney Afrikalılar. Ruslar, yüzde 69 oranla mobil cihazları ellerinden alınsa en soyutlanmış kalacağını hisseden kullanıcılar.
  • Ruslar, mobil cihazlarını en çok insanlarla bağlantıda olmak, ilişki kurmak için kullanıyor (yüzde 96).
  • Romenler yüzde 71 oranla en sadık sosyal ağcılar olarak dikkat çekiyor.
    Suudi Arabistan’daki kullanıcıların yüzde 79’u sosyal ağ sitelerini ilişkiler kurmaya yardımcı olması için kullanıyor. Mısır’da ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde yaşayan mobil cihaz kullanıcıları yüzde 77 ve yüzde 75 ile onları yakından takip ediyor.
  • Ruslar için arkadaşlarına, ailelerine ve ilgilendikleri topluluklara günlük olarak bağlı olmak en büyük öncelik (yüzde 88). Bu konuda Ruslar’ı Güney Afrikalılar (yüzde 87) ve Mısırlılar (yüzde 85) izliyor
  • Çekler ve Polonyalılar yüzde 98 oranla en fazla bilgisayar başında 5 dakikada işe yarar şeyler yapabildiklerini söyleyen kullanıcılar.
  • Mısırlılar (yüzde 97), Suudi Araplar (yüzde 96) ve Romenler (yüzde 90) gün içinde önemli görevleri en fazla mobil cihazlardan gerçekleştiren kullanıcılar olarak dikkat çekiyor.
  • Bilgisayarın yaratıcılık ve ilham kaynağı olduğunu, yeni fikirler geliştirmelerine yardımcı olduğunu en fazla belirten kullanıcılar Romanya’da (yüzde 93)
ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
5530 kere okundu

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Elektronik Haberleşme Kanunu
Düğmeye bas, anında açılsın, insan gibi öğrenip konuştuğunuzu anlasın!
Blade Kullanıcılar Klübü Hızla Büyüyor
PayPal ile Alışveriş Yapmak
3D Secure POS Sistemleri
MasterCard Yeni Nesil Dolandırıcılık Takip Çözümlerini Hizmete Sunuyor
B2B Nedir ?
Bedava İçerik Tarih mi Oluyor? -1-
HP performans testi çözümleriyle gereksiz donanım harcamalarına ve uygulama kesintilerine son
Web Mağazaları İş Modelleri
Spam Nedir?
Web sitesi ziyaretçi sayısı
Kuantum Bilgisayarlarına Hazır mıyız?
Türkiye E-ticaret Sektörü’nün Geleceği ve Öngörüler
Kurumsal Ortamlarda Bilgisayar Güvenliği

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

İhracatta Götürü Gider Uygulaması

İhracatta Götürü Gider Uygulaması

ihracat yapan mükellefler, bu faaliyetleri ile ilgili giderlerinden belgelendirebildiklerini yasal kayıtlarına intikal ettirecekler, buna ek olarak belgelendiremedikleri giderlerine karşılık olarak da götürü gider uygulamasından yararlanabileceklerdir

OFİS VE İNSAN

Başarılı Olmak, Başarmak İçin İzlenmesi Gereken 7 Adım

Başarılı Olmak, Başarmak İçin İzlenmesi Gereken 7 Adım

Başarılı olmak, bir şeyleri başarmak hemen herkesin ortak hedefi… Ancak kimileri için başarı kendiliğinden geliyormuşçasına kolayken kimileri için de bir türlü varılamayan yol gibidir.

Önyargı Nedir? Önyargılı Olmanın Zararları Nelerdir?

Önyargı Nedir? Önyargılı Olmanın Zararları Nelerdir?

Önyargı Nedir? Önyargılı Olmanın Zararları Nelerdir?

İŞ DÜNYASI

E-lojistik Nedir? E-lojistikçi Kime Denir?

E-lojistik Nedir? E-lojistikçi Kime Denir?

E-ticaret, ticaret hayatının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Ancak e-ticaret ürünleri internet üzerinden satmaktan daha fazlasını yönetebilmeyi gerektiriyor.

HUKUK / MUHASEBE

Yeni Borçlar Kanunundaki bazı değişiklikler

Yeni Borçlar Kanunundaki bazı değişiklikler

Yeni Türk Ticaret Kanununun getirdiği değişikliklere hızlı bakış

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • Etkili bir Pazarlama Planı nasıl yapılır?

    Zamanın birinde başbakanlarımızdan biri DPT’nin kalkınma planlarını “plan mı pilav mı?” diyerek küçümsemişti. Piyasa ekonomisi mantığı içinde devletin ekonomiyi planlamaması gerektiği gibi mantıkla sanırım bu yorumu yapmıştı.