Agresif büyüme stratejileri

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Agresif büyüme stratejileri

Strateji kavramını işletme açısından değerlendirirsek; işletmelerin koydukları hedeflere ulaşabilme amacıyla yaptıkları planlar ve izledikleri yol olarak tanımlayabiliriz. Günümüzde işletmeler çeşitli amaçlar doğrultusunda farklı stratejiler izlemektedir.

Bu amaçlar arasında;

  • karlılığı arttırmak,
  • rakipler karşısında güçlü olabilmek,
  • sektör ve pazarda ayakta kalabilmek,
  • pazar payını arttırmak yer alıyor.

Rekabetin çok yoğun olduğu durumlarda işletmeler genellikle agresif büyüme stratejilerini tercih ediyor. Özellikle

  • bankacılık,
  • gıda,
  • ilaç ve perakende

sektöründe sıklıkla agresif büyüme stratejilerinden faydalanılıyor. Genellikle fırsat ve rekabetin fazla olduğu durumlarda bu strateji kullanılıyor.

Pazar payını genişletmek isteyen işletmelerin tercihi olan agresif büyüme stratejileri, şirketlerin pazar payını genişletme hedefleri doğrultusunda son yıllarda yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Kısaca, agresif büyüme stratejisini çok hızlı bir şekilde büyüme olarak tanımlayabiliriz.

Bu stratejiyi benimseyen, aynı zamanda da sektörlerinde lider olmak isteyen şirketler rakiplerine saldırma yolu ile amaçlarına ulaşıyor. Böylelikle rakiplerin hareket alanları azaltılıyor. Saldırı olarak adlandırdığımız hareketler değişik şekillerde gerçekleştirilebilir. Örnek vermek istersek; agresif büyüme stratejisini benimseyen bir şirket rakibinin zayıf kaldığı bir noktadan ona saldırabilir. Rakibin zayıf olduğu bir bölge tespit edilip harekete geçilebilir.

Ülkemizde perakendecilik sektörü için bu örneği kolaylıkla kullanabiliriz. Örneğin, pazara sonradan giren bazı perakende şirketleri (marketler) rakiplerinin şubelerinin az olduğu, daha küçük ve sosyo-ekonomik olarak alt bölgelere yönelerek bu stratejiden faydalanıyor ve ihmal edilen bu bölgelerde ilk tercih olarak yayılıyor ve pazar paylarını arttırmaya çalışıyorlar. Türkiye'de agresif büyüme stratejisine en çok perakende sektöründe rastlıyoruz.

Kümese giren Tilki

Agresif büyüme stratejilerini benimsemek isteyen şirketler için ana hedef çok hızlı büyümedir. Çok hızlı büyümek için, yüksek kazançla (ve düşük giderlerle) çok miktarda satış yapmak gerekir. Bunun için kolay hedefler belirlemek çok akıllıca olur. Örneğin kurtların da peşinden koştuğu, kendisine göre çok daha büyük cüssesi olan yaban domuzunu kovalamak yerine kümese dalmak, bir tilki için agresif büyüme sağlar. Karşısında, kaçacak yeri olmayan ve kolaylıkla avlayabileceği pek çok tavuk vardır. Kümesin sahibi gelene yani pazar kısıtlanana kadar, olabildiğince çok miktarda beslenme şansı vardır.

Şirketler agresif büyüme stratejisini benimserken aynı zamanda bu stratejiyi benimsemiş başka şirketlere karşı da temkinli olmalıdır. Kendi zayıf ve eksik kalmış yönleri konusunda bilgi sahibi olmalıdır. Bunun için analiz yapılarak bilgi edinilebilir ve tedbir alınabilir. Çünkü rakiplerin saldırgan tutumu karşısında korunmasız kalınması şirketi olumsuz bir şekilde etkileyecektir. Karşı taraftan gelen saldırıda güçlü olunmalı, kolay kolay pes edilmemelidir.

Aynı analiz rakipler için de yapılarak, yapılacak saldırı konusunda karar verilebilir. Özellikle, rakibi tanımak, amaçlara ulaşma konusunda yarar sağlayacaktır. Rakibin güçlü yönlerine saldırılmamalıdır. Bu, saldırgan şirket için hiç bir yarar sağlamadığı gibi, zarara da sebebiyet verebilir. Zayıf yönler bilinmeli ve bunlar üzerinden hareket edilmelidir.

Rakibin Zayıf Yönlerinin Tespiti

Rakibin en çok hangi konularda eleştirildiği saptanmalıdır. Bazen de zayıflıklar üzerine tahminler yapılıp, bunlar küçük denemelerle araştırılır. Örneğin, rakibin müşterilerinin ürün kalitesinden memnun, ama teslim süresinden memnun olmadığını tespit ederseniz, hızlı teslim üzerine kurulumu bir strateji belirleyebilirsiniz.

Ya da rakibiniz işini çok iyi yapan, ama çok büyük bir organizasyon olabilir. Marketlerle ilgili örnekte olduğu gibi, onun için küçük ve kazancı düşük alana girip orada büyüyebilirsiniz.

Ne Zaman Agresif Büyüme?

Agresif büyüme stratejileri çeşitli durumlarda kullanılmak istenebilir. Özellikle bir sektörde rekabet yoğunsa, yani oyuncu sayısı çoksa, agresif büyüme stratejisi daha yaygın kullanılıyor. Karlılığın fazla olmasının büyüklük ile orantılı olduğunu düşünürsek bu stratejinin tercih edilmesi bazen kaçınılmaz oluyor. Yani vahşi doğanın "yaşamak için öldürmelisin" kuralı çalışıyor. Eğer bir sektörün ya da segmentin ilk 3 firması arasında değilseniz, yaşama şansınız yoktur. Dolayısı ile sektöründe lider olmak isteyen şirketler için günümüz rekabet koşullarında saldırgan olmak adeta zorunlu oluyor diyebiliriz. Ayrıca yeni bir strateji belirlemek isteyen şirketler de agresif büyüme stratejisinden yararlanabilir.

Agresif büyüme stratejilerini seçmek için bir diğer ortam da pazarın süreli yapısıdır. Örneğin Dünya Kupası tişörtleri satacaksınız, bunu Kupanın başalamasından kısa bir süre öncesinden başlayan ve bitiminden hemen sonra biten çok sınırlı bir zaman diliminde başarmalısınız. Dolayısı ile kaynaklarınızı buna göre yoğun şekilde kullanmalı ve hedefi vurmalısınız.

Satın Almalar ve Birleşmeler de Agresif Büyüme Getirir

Bulunduğunuz pazardaki başka firmaları satın almak, onlarla işbirliği yapmak ve stratejik ortaklıklar kurmak, etkili agresif büyüme stratejileri olabilir. Şirketler bu yolla bir anda sektörde hızlıca sıra atlayarak, bu büyümeyi destekleyecek, reklam, yenilenme, halkla ilişkiler faaliyetleri gibi bazı adımlarla bir anda rüzgarı arkalarına alabilirler. KOBİ'ler için satın almadan ziyade, iş birliği daha yaygın bir yöntemdir.

Daima Agresif Büyüme Olmaz!

Rekabetin yoğun olduğu sektörlerde kaçınılmaz olan agresif büyüme stratejileri kullanımı, teknolojinin gelişmesi ve günümüz ekonomik şartlarında artık neredeyse çoğu şirket tarafından kullanılıyor. Önde gelen şirketlerin çoğu bu strateji yardımıyla amaçlarına ulaşıyor ve liderliğe sahip oluyor. Hızlı davranmak, teknolojiden yararlanmak ve yenilik, şirketleri başarıya götüren diğer etkenler arasında yer alıyor.

Agresif büyüme, çok kaynak tüketen, şirketin yıprandığı ve bir süre sonra pazardan bir tepki veya takip ile karşılaşılacak bir durumdur. Dolayısı ile sürekli olmaz. Bir stratejiye karşılık verenler için bunun maliyeti daha yüksek olacaktır. Ve elde ettikleriniz de azalacaktır. İşte o nokta, agresif büyümeden normale dönülmesi gereken noktadır.

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
7900 kere okundu

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

İşe İyi “İÇ” Müşterileri Alın
Mükemmel bir sistemin 3 Temel Unsuru
Strateji ve Belirsizlik
İnsan Kaynakları Süreklilik İster
Yurtdışında İngilizce Öğrenmek Türkiye’de İngilizce Öğrenmekten Daha Ekonomik
Çalışanların sabah ilk işi e-posta kontrolü
Outsourcing (Dış kaynak kullanımı)
Yükselen Sermaye Bulma Modeli; Private Equity, Yani Girişim Sermayesi (Özel Sermaye)
İş Hayatındaki Başarının Formülü Bulundu “İşine Tutkuyla Bağlanmak”
Şirketlerde Kriz Yönetimi Üzerine Yeni Açılımlar
Mercer Türkiye Araştırdı: Krizin İnsan Kaynaklarına Etkisi
İşletmelerde Total Risk Yönetimi (ERM)
Pazarlama Sektörüne Genç Bakış
Yönetim Danışmanları ve Şirketlerde Değişimi Yönetmek
Sorularla İş Planı

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

Türkiye'de uygulanmakta olan ihracata yönelik Vergi Teşvikleri

Türkiye'de uygulanmakta olan ihracata yönelik Vergi Teşvikleri

İhracatta devlet teşvikleri çok detaylı bilinmeyen bir konu. Bu konunun ilk makalesi Türkiye’de güncel olarak uygulanmakta olan ihracata yönelik vergi teşvikleri

OFİS VE İNSAN

Çalışanlarda Performans Düşüklüğü

Çalışanlarda Performans Düşüklüğü

İş hayatında her çalışanın başarı derecesi aynı değildir. Kimisi yapması gereken işi tam zamanında ve eksiksiz tamamlarken kimisi gereken özeni göstermeyebilir.

Kendini Tanımak ve Kendini Geliştirmenin Önemi

Kendini Tanımak ve Kendini Geliştirmenin Önemi

Kendini Tanımak ve Kendini Geliştirmenin Önemi

İŞ DÜNYASI

Ofislerdeki ilk iş günü acemilikleri

Ofislerdeki ilk iş günü acemilikleri

İlk iş günü, çalışanları okula yeni başlayan bir çocuğun heyecanı sarar. Deneyimli çalışanlar bile ilk günün verdiği heyecanla acemilik çekebilir. Yenibiris.com çalışanların başından geçen ilginç iş günü olaylarını bir araya topladı.

HUKUK / MUHASEBE

Şirketlerin Verdiği Eğitim Bursları Gider Yazılır mı?

Şirketlerin Verdiği Eğitim Bursları Gider Yazılır mı?

Gelir Vergisi Kanunumuzda bu konuda yer alan düzenlemelere göre, verilen bursların gider olarak değerlendirilmesi için öncelikle bursun işle ilgili olması yani burs alan öğrencinin bursun bitiminde ilgili işletmede görev alması gerektiği yönündedir.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • Promosyon Kampanyası Nasıl Yapılır?

    Promosyon kampanyaları sadece FMCG değil hemen her sektörde uygulanabilir. Promosyona stratejisinin mantığı bilinirse bunu ürüne, sektöre uyarlamak için biraz beyin teri akıtmak yeterli olacaktır. Bu yazımızda KOBİ’ler için promosyon stratejisinin genel ilkelerini paylaşacağız.

tümü

PATRONA TAVSİYELER

İhaleye Girmek Yalnızca Dosya Hazırlamak Değildir

İhaleye Girmek Yalnızca Dosya Hazırlamak Değildir

Firmalar ihaleye girmek istedikleri kurumun/idarenin gerçekte ne istediğini tam olarak anlayamaz ve ihalede yer alayım fiyatım da düşükse alır giderim diye düşünürler. Peki durum gerçekte böyle midir? Tabi ki hayır.